• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
10:27
Altın Fiyatları 21 Temmuz 2026
10:26
Dolar - Euro - TL Kuru 21 Temmuz 2026
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Prof. Dr. Haydar Baş
  3. Sevr benzeri kuşatma
Yayınlanma: 10 Mart 2025 - 02:01

Sevr benzeri kuşatma

10 Mart 2025 - 02:01
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş

Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 26-08-2012 tarihli yazısıdır

Ülkemizin siyasi, hukuki, kültürel, sınai ve siyasete bağlı olarak daha da içinden çıkılması zor bir krize dönüşen ekonomik sorunları hepimizce bilinmektedir.

Bu meselelerimizin hemen hepsi, çok defa misalleriyle izah ettiğimiz gibi dış kaynaklıdır. Zira, yeni bir dünya keşfedercesine yeni bir dünya düzeninden söz edildiği günümüzde Türkiye, bu düzenin ve denge arayışları çerçevesinde uluslararası emperyalist güçlerin menfaat ve nüfus çatışmalarında odaktır.

Ülkemiz ekonomik çıkar çatışmalarının, ideolojik çatışmaların ve Hilal-Haç savaşından doğan dinler mücadelesinin belirleyicisi olmuştur.

SSCB'nin yıkılmasından sonra Doğu Akdeniz'den Hazar Denizi'ne kadar uzanan ABD, Avrupa ve Rusya'nın üzerinde büyük hesapları olan Türkî Cumhuriyetlere karşı bulunduğumuz noktada bir tamponuz.

Tarih boyunca onlara aynı milletten, aynı dinden bir baş olan bizleri, bugünkü dağınık hallerinden toparlayacak tek güç olarak gören Türkî halkları, Batı, uyguladığı misyonerlikle bağlantılı etnik, kültürel ve ekonomik taktiklerle Türkiye'den uzaklaştırmanın gayretindedir.

Onlara bu yolla yaklaşırken, bize de "Sizi AB'ye alacağız" yalanını söyleyerek hem Avrupa kimliğinin içinde kontrol ve asimile etmeyi, hem de Türkî Cumhuriyetlere baş olabilme yeteneğine ve kudretine sahip ülkemizin bölgesel bir güç olmasını engellemeyi planlamaktadır.

Üzerimizde oynanan projelerin bir yönü budur.

Dine dayalı bir çok ideolojinin kesiştiği nokta da yine ülkemizdir.

Büyük Ermenistan hayalinde Kuzeydoğumuzda Ermenistan; Türk dünyasına lider olduktan sonra sıcak denizlere inme hayalleri kuran Rusya; ucu Kıbrıs'a kadar uzanan Megalo İdea'sından asla vazgeçmeyen Yunanistan'ın Enosis ideali; Arz-ı Mevud'u gerçekleştirmek için her yolu deneyen İsrail; basit su meseleleri yüzünden teröre bile destek vermekten çekinmeyen Suriye ve Irak; komşumuz görünen, esasen en büyük düşmanımız olan ülkelerdir.

Bunlara, gerçekleştiremedikleri Sevr'i tekrar uygulatmaya uğraşan Batı'yı da eklersek, bize bizden başka dostun olmadığı iyece anlaşılacaktır.

Türkiye'nin içinde ve komşu sınırında Kürt meselesini, Güneydoğumuzda yaşayan Kürt vatandaşlarımızın müstakil devlet diye bir sorunu olmamasına rağmen, devamlı gündemde tutan ABD ve İngiltere'nin tavrı bu gayeleri uğrunadır.

AB'ne adaylık çerçevesinde Kıbrıs'ın Ege'nin, Güneydoğu'nun üyelik şartımız için halledilmesi gereken öncelikli meseleler olarak önümüze konması da bu sebeptendir.

Her yandan kuşatılmış Türkiye'nin bugün geldiği nokta, asırlardır yürütülen kültürel, sosyal, etnik faaliyetlerin bir neticesidir.

Aynı taktiklerin Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılışında ve Kurtuluş Savaşımız esnasında da farklı adlar altında, farklı kişilerce ama aynı çevrelerce hayata geçirilmeye çalışıldığı bilinen gerçeklerdir.

Osmanlı'da Tanzimat sonrası başlayan Batı hayranlığı ve özentisi yüzyıllarca devleti tutan Türk-İslam medeniyetini kısa bir sürede ayaklar altına almıştır. 

İlerlemeyi ve medeniliği Batıda arayan bir nesil oluşturulmuş, Batı hayranı aydın geçinen kesimin de pompalamasıyla bir çeşit asimilasyon politikası uygulanmıştır. Bu, bir devletin kültürel çöküşüdür.

Maliyenin borca ihtiyacı yokken, adeta kandırılarak verilen ve sonra Düyun-u Umumiye adıyla borç veren ülkelerin Osmanlı maliyesini ele geçirmelerini sağlayan kurumun, devlet yönetiminde hayata geçirilmesi de iktisadi çöküşün göstergesiydi.

Siyasi sahada, dinî sahada vs. topyekün her alanda dejenere edilmiş değerler, Batıyı örnek alma hastalığı Osmanlının aslında savaşsız ele geçirilişiydi.

Eğer Kurtuluş Savaşımızı başaramasaydık bugün Sevr'de paylaşılan topraklarımız üzerinde sömürgeci devletlerin hakimiyeti olacaktı.

İstiklal Savaşımızın başlangıcında da ülkeyi tıpkı daha önce yaptıkları gibi, içten çökertme planlarına devam eden Batı, halkı etkilemek maksadıyla çeşitli dernekler, cemiyetler, fırkalar kurmuştu. 

Amerikan mandacılığına, İngiliz himayesine razı etmek isteyen kendi içimizden yandaşları olan cemiyetlerdi bunlar. Anlattıklarımız 1919 ve öncesinde Türk milletinin içinde bulunduğu emperyalist şartlardır.

Farklı isimlerle açılan çeşitli sivil toplum örgütleri bugün de aynı gaye için faaliyettedirler. Sivil-asker,

Türk-Kürt gibi ayrımlarla ülke bölünmek istenmektedir.

M. Kemal Atatürk'ün Gençliğe Hitabesinde "gaflet, dalalet, hatta hıyanet içinde" diye anlattığı bir kesim de vatandaşlarımız arasında mevcuttur.

Dış odaklar bunlar aracılığıyla siyasi ve kültürel baskı uygulayarak ülke gidişatına müdahale edilebilmektedir. Basını da kullanarak suni gündemlerle, halka istediklerini telkin etmekte, ülke yönetimine yön verebilmektedirler.

Şartlarımız, tarihteki acı tecrübelerimizle o kadar benzemektedir ki, o zaman Düyun-u Umumiye'sini aratmayacak bir IMF heyetimiz de bulunmaktadır. 

Belli aralıklarla gelip borç verdikleri krediler karşılığı istedikleri tavizlerin yerine getirilmesini kontrol eden, ekonomi yönetimimizi dolaylı yollardan zaten ellerinde tutan bu heyetle, geri planında ABD siyasi taleplere de başlamıştır. Bir adım ilerisi ödeyemediğimiz borç kredilerin karşılığı topak talebidir.

Batı hayranlığı ve ilerlemenin kaynağını Batı ile bütünleşmede gören Tanzimat sonrası zihniyet te, bugün daha da artan bir hevesle AB'ne girme gayretindedir. 

Bu birliğin bizi alır gibi görünme sebeplerini yukarıda izah etmiştik. Üyelik hevesimiz uğruna daha adaylık aşamasında vazgeçmemiz gerekenler ise çok fazladır.

Ege'yi, Kıbrıs'ı, Güneydoğu'yu gözden çıkarmamız şart olduğu gibi, itirazsız bir teslimiyetle hukuki, siyasi her sahada bağımsızlığımızdan, toprak bütünlüğümüzden tavizler istenmekte egemenliğimizin devrinden söz edilmektedir.

Görüldüğü gibi 1919'un sinsi bir işgal altında başlayan Kurtuluş Savaşımızın şartlarıyla bugünün Türkiye Cumhuriyeti'nin içinde bulunduğu kıskaç aynıdır.

Sevr'i kabul ettiremeyen Batı, o anlaşmadaki paylaşım planlarını unutmamıştır.

Günümüz, her zamankinden daha ayık olma zamanıdır. Her sahada, ikinci bir Kurtuluş Savaşı yapma ortamına düşürülmek istenen ülkemizde izah ettiğimiz tehlikelere karşı birlik ve beraberlik içinde olmamız bir zarurettir.

Badireleri aşarak yeniden büyük, güçlü ve lider bir ülke olmak elimizdedir.

Bunun halli önce insan meselesine eğilmektir. Vatanı ve milletiyle bölünmez bir Türkiye için kendi yararına, ülke adına kazanılacak bireyler yetiştirmeliyiz.

Dışarıdaki düşmanlarımız ve onların yerli destekçilerine kanıp, planlarına alet olmayacak, "vatan bir bütündür, bölünmez" diyerek, uğruna kanının son damlasına kadar savaşarak sahip çıkacak bir nesil hedefimiz olmalıdır.

Devlet kademelerinde gündelik siyasi, ekonomik çıkarlar peşinde koşmayacak, kulluk şuuruyla hareket eden kadrolar oluşturulmalıdır.

Keyfiliğin, despotluğun, şahsi ihtirasın esiri değil, "Türk milleti ilelebed payidar kalacaktır" şuurunda devlet adamları yetiştirmeliyiz.

Milli bütünlüğün dini bütünlükten geçtiğini hiç bir zaman unutmayarak, Türk-İslam medeniyetini yaşatacak projeler hayata geçirmeliyiz.

3 kıtaya asırlarca hükmeden bir ecdada sahip milletimiz, her devirde üzerine oynanan oyunları bozmasını başarmıştır.

Eğer tarihi tecrübelerini bugünün şartlarına uygulamayı bilirse, bu badireleri de aşacaktır.

Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.

Bu yazı 539 defa okunmuştur.
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Kaybolan prestijimiz ve Kıbrıs - 21 Temmuz 2026
  • Kıbrıs bizimdir bizim kalacak - 20 Temmuz 2026
  • KKTC tam bağımsız olmalıdır - 19 Temmuz 2026
  • 'Çekilirsen aradan geri kalır Yaradan' - 18 Temmuz 2026
  • Diyalog ve Diyanet - 17 Temmuz 2026
  • İslâm'a kimler itiraz ediyor - 16 Temmuz 2026
  • Türkiye'nin geleceği - 15 Temmuz 2026
  • İdarecide olması gereken vasıflar - 14 Temmuz 2026
  • Türk tarımı diye bir şey kalmadı - 13 Temmuz 2026
  • Türk çiftçisine bir hatırlatma - 12 Temmuz 2026
  • Madenler millete aittir - 11 Temmuz 2026
  • Milli Ekonomi Modeli'nde devletin gelir kalemleri - 10 Temmuz 2026
  • Nereye kadar iyi niyet? - 08 Temmuz 2026
  • Terör nasıl son bulur? - 07 Temmuz 2026
  • Ortadoğu'da değişmeyen senaryolar - 05 Temmuz 2026
  • Ne AB, ne ABD; tek çare Bağımsız Türkiye - 04 Temmuz 2026
  • Büyük Ortadoğu Projesi'ne karşı duruş - 04 Temmuz 2026
  • Maksat aynı metotlar değişik - 02 Temmuz 2026
  • Kapitalizm çökmüştür, kurtuluş Milli Ekonomi Modeli'ndedir - 01 Temmuz 2026
  • Sosyal devlet olmak zorundayız - 30 Haziran 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 117
Köşe Yazarları
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Güner Özbalcı
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Mehmet Beşe
Mehmet Beşe
DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE GIDA SEKTÖRÜ
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
KOŞMAK NEYE YARAR?
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Misafir Kalem
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Ankara'da NATO, Gündemde Trump
Mustafa Çobanoğlu
Mustafa Çobanoğlu
Mukaddes Vatanın "Mavi Otları"
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş
Kaybolan prestijimiz ve Kıbrıs
Vatanı bölmek isteyenlere fırsat vermeyin
Uğur Kepekçi
Vatanı bölmek isteyenlere fırsat vermeyin
Alaaddin Özkar
Alaaddin Özkar
90 Dakika Futbol, Yıllarca Hatırlanacak Bir Duruş
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Kupayı Sistem Kazandı
Çok Okunan Haberler
KEPEKÇİ:
KEPEKÇİ: "İŞÇİ GİBİ ÇALIŞIP ESNAF GİBİ YÜK TAŞIYORLAR"
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.