• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
11:23
Altın Fiyatları 4 Haziran 2026
11:23
Dolar - Euro - TL Kuru 4 Haziran 2026
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Prof. Dr. Haydar Baş
  3. Sosyal patlamaları önlemenin yolu
Yayınlanma: 19 Ekim 2023 - 10:00

Sosyal patlamaları önlemenin yolu

19 Ekim 2023 - 10:00
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş

Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 03-06-2011 tarihli yazısıdır

Toplumsal hadiseler, birbirine bağlı olarak ve karşılıklı etkileşim içinde doğar ve gelişirler. 

Ekonomik siyasi, hukuki, sosyal vb. sahalardan herhangi birinde cereyan eden çalkantı veya dengesizlikler, diğer alanlara da kendiliğinden yansır ve toplum bünyesini sarar.

Sınıf farklılıkları ve iktisadi dengesizliklerin uzun bir tarihi süreç içerisinde halkı patlama noktasına getirmesiyle beraber ortaya çıkan Fransız İhtilali, siyasi, hukuki, felsefi birçok sahada etkisini göstermiş, milliyetçilik ve hürriyet gibi siyasi içerikli pek çok kavramın hızla yayılmasına ve taraftar bulmasına sebep olmuştur. 

Yani büyük ölçüde ekonomik eşitsizlikler sebebiyle ortaya çıkan bir sosyal patlama, felsefi, hukuki, siyasi, kültürel sahalara yayılmıştır.

Aynı durumu tarihi seyir içinde cereyan eden sosyal hareketlerin hemen hemen tamamında müşahade etmek mümkündür.

Çoğunlukla ekonomik sahada yapılan yanlış uygulamalar, gelir dağılımındaki dengesizlikler, toplumda zengin-fakir uçurumunun giderek artmasına sebep olmuştur. 

Bu duruma insanların ilahi ölçülerden ve vahyin hakikatlerinden mahrum oluşunu da eklersek yere, zamana, şartlara ve cemiyet yapısına bağlı olarak toplumlarda önüne geçilmesi mümkün olmayan patlamalar meydana gelmesi kaçınılmazdır. 

Nitekim iktisadi dengesizlikler, tarih boyunca pek çok sosyal çalkantıya zemin hazırlamıştır.

Rusya'yı 1917 İhtilali'ne sürükleyen olayları tahlil ettiğimizde iktisadi durumun ve toprak meselesinin halk hareketlerini ateşleyen fitil olduğunu görüyoruz. 

Büyük toprak sahiplerinin arazilerinde karın tokluğuna çalışan Rus köylüsünün ekonomik durumu son derece kötüydü. Toprak, üretim aracı olarak belli ellerde bir üstünlük vesilesiydi. 

Büyük şehirlerde, fabrikalarda çalışan işçilerin durumu da bundan farklı değildi. İnsanların ilahi hakikatlere olan yabancılığı da tabloya eklenince, sömürünün farklı bir şekli olan komünizm, Rusya'da kendine vatan buldu. Ve böylece halk kitleleri bir çukurdan çıkıp diğerine düşmüş oldular.

Bugün dünya genel anlamda, daha farklı bir görüntüye bürünmüştür. Sömürü, artık ülkeler hatta kıtalararası bir şekil almıştır. Küreselleşme bu sömürünün 21. yüzyıldaki adıdır.

Dünya farklı bir görünüm almıştır. Ancak ekonomik buhranların, toplum hayatında tehlikeli gelişmelere sebep olduğu ve olacağı gerçeği değişmemiştir. Ve bu hakikatten hareketle, başta yetkililerimiz olmak üzere millet olarak, bugün içinde bulunduğumuz durumu iyi değerlendirmemiz şarttır. 

İnsanımız belli bir zamandan beri kabul etsek de, etmesek de manevi eğitimden büyük ölçüde mahrum kalmıştır. 

Öte yandan IMF'ye endeksli politikalar sebebiyle girilen ekonomik kriz, insanlarımızı tam manasıyla canından bezdirmiştir. 

Krizi aşmak için başvurulan reçeteler ise ekonominin can damarı ve milletin can simidi olan emtiayı ve onun karşılığı olan parayı belli ellerde stoklaştırmaktan başka bir işe yaramamaktadır. 

Bu durum toplumlardaki uçurumların giderek büyümesine, zenginin daha da zenginleşmesine, fakirin belinin daha da bükülmesine sebep olmaktadır. 

Bu manzaraya insanımızın manevi gelişimden ve din eğitiminden uzak kalışını da ekleyelim ve ortaya çıkan tabloya bir bakalım... 

Maalesef bu tablo ciddi sosyal patlamalara gebedir. İşçi, esnaf, memur sokağa dökülmüştür. Hiç bir kesim, halinden ve durumundan memnun değildir.

O halde çözüm nedir?

1) Her zaman, her vesilesiyle ifade ettiğimiz üzere üretim mukabili emisyon hacmini genişleterek halkı topyekün çalışmaya ve üretmeye teşvik edecek bir milli ekonomi anlayışı acilen hayata geçirilmelidir. 

Bu vesileyle para, belli ellerde tekelleşen bir unsur olmaktan çıkarak topluma yayılacaktır.

2) İnsanımızın manevi eğitime giden yolda önünü açacak, bilhassa gençlerimizi bu doğrultuda yetiştirecek bir milli eğitim anlayışı uygulamaya konmalıdır. 

Bu eğitim her yönüyle "milli" olmalıdır ki, gençlerimiz başka kültürlere kompleksle yaklaşmasın, problemlerinin çözümünü dışarıda aramasın; kendi değerlerine, kendi kaynaklarına yönelsin, kendine ve milletine güvensin.

Bu anlayışı hayata geçirebilirsek ekonomi başta olmak üzere her sahada aşılmayacak kriz ve problem kalmayacaktır.

Bu yazı 551 defa okunmuştur.
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Gadir-i Hum Bayramınız mübarek olsun - 04 Haziran 2026
  • 'Çekilirsen aradan geri kalır Yaradan' - 03 Haziran 2026
  • Ehl-i Beyt paydasında buluşmak - 02 Haziran 2026
  • Tevhidin merkezi Ehl-i Beyt - 01 Haziran 2026
  • İmam Ali kimdir? - 31 Mayıs 2026
  • İnkar edilen Hadis Külliyatı - 30 Mayıs 2026
  • Sabır ve şükür - 29 Mayıs 2026
  • Her şey Allah'ı arıyor - 28 Mayıs 2026
  • Kurban Bayramımız mübarek olsun - 28 Mayıs 2026
  • Kaynaklarımız ve Türkiye - 26 Mayıs 2026
  • Çözüm var - 25 Mayıs 2026
  • Zamlara ve yüksek vergilere dur demek Milletimizin elinde - 24 Mayıs 2026
  • Unutulan kadın - 23 Mayıs 2026
  • Genç nüfus ve geleceğimiz - 22 Mayıs 2026
  • Biz ne zaman akıllanırız? - 21 Mayıs 2026
  • Atatürk vatandır - 20 Mayıs 2026
  • Tam bağımsızlığın ilk adımı - 19 Mayıs 2026
  • Atatürk'ün soyağacı - 18 Mayıs 2026
  • Sevr benzeri kuşatma - 17 Mayıs 2026
  • MEM ve Sosyal Devlet anlayışı - 16 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 115
Köşe Yazarları
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Güner Özbalcı
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Mehmet Beşe
Mehmet Beşe
DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE GIDA SEKTÖRÜ
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
KOŞMAK NEYE YARAR?
SEYREYLE GÜZEL KUDRETİ MEVLAM;
Misafir Kalem
SEYREYLE GÜZEL KUDRETİ MEVLAM;
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Faiz Enflasyonu Düşürür mü? Maliyet Artışı ve Enflasyon İlişkisine Bakış
Mustafa Çobanoğlu
Mustafa Çobanoğlu
Nefsin Terbiyesi ve Ruhun Kemali: İmam Ali'den Zamanı Aşan Nasihatler
Alaaddin Özkar
Alaaddin Özkar
Kurbanın Ruhu ve Unutulan Bayramlar
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
FETÖ Dosyası Kapanmadı: Türkiye Hangi Dersleri Alamadı?
Gadir-i Hum Bayramımız kutlu olsun
Uğur Kepekçi
Gadir-i Hum Bayramımız kutlu olsun
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş
Gadir-i Hum Bayramınız mübarek olsun
Çok Okunan Haberler
''Sistematik fakirleştirme politikasının sonucudur''
''Sistematik fakirleştirme politikasının sonucudur''
BTP'den Mehmet Şimşek'e yabancı sermaye cevabı
BTP'den Mehmet Şimşek'e yabancı sermaye cevabı
“Devletin tek gelir kalemi vergi kaldı”
“Devletin tek gelir kalemi vergi kaldı”
Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.