• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
11:23
Altın Fiyatları 4 Haziran 2026
11:23
Dolar - Euro - TL Kuru 4 Haziran 2026
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Prof. Dr. Haydar Baş
  3. Türkiye yol ayrımında
Yayınlanma: 08 Eylül 2023 - 09:14

Türkiye yol ayrımında

08 Eylül 2023 - 09:14
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş

Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 07-09-2012 tarihli yazısıdır

Avrupa Parlamentosu, aday ülkelerin oylandığı toplantı sonrası, Güney Kıbrıs Rum Kesimi'ne adaylık yolunu açtı.

Lüksemburglu parlamenterin hazırladığı Kıbrıs raporunu değerlendirerek verilen kararda, Rum kesiminin ekonomik ve diğer şartları dikkate alındığında adaylık yeterliliğine sahip olduğu belirtildi.

KKTC ve Türkiye'ye yönelik sert eleştirilerin de yer aldığı aynı açıklamada, 2 kesimin birleşmesi yönündeki çabaları zorlaştıran (?) Türk tarafı adeta "işgalci" olarak nitelendirildi.

Birleşme sağlanamazsa bile bu durumun Güney Kıbrıs'ın adaylık sürecini engellemeyeceği vurgulanan karar, Türkiye'ye karşı AB'nin bir nevi restidir. Zira, garantör konumundaki Türkiye'nin ada'yı ilhakı durumunda, bunun kendi adaylığını etkileyeceği, bir anlamda tehlikeye sokacağı açıkça dile getirilmiştir.

1960 yılında, Yunanistan ve İngiltere ile beraber Kıbrıs'ın garantörü olduğunu ilan eden Türkiye o tarihten beri, adadaki Türk nüfusun tanınması ve varlığını sürdürmesinde yegane destek olmuştur.

Yunanistan ve topyekün Batının gözünde adanın tek sahibi olarak gösterilmeye çalışılan Rum kesimine karşı bu sıfatını kullanarak milleti, dili, dini, tarihi bir olan kardeşlerine sahip çıkmıştır.

Bu sebeple Kıbrıs her zaman bizim bir parçamız olarak görülmüş, adanın Türklerden temizlenmesiyle ülkemizin parçalanmasının hızlanacağı düşünülmüştür.

Kuzey Kıbrıs'ın ülkemiz açısından bu derece önemli konumunu bilen Batı, adadaki Türk hakimiyetinin sona erdirilmesini AB'ne adaylık sürecinde bir şart olarak ileri sürmektedir.

Helsinki Zirvesi sonrası, Kıbrıs meselesi orta vadede halledilmesi gereken bir sorun olarak tespit edilmişken, Yunanistan'ın müdahalesiyle kısa vadeye çekilmiş; yine Helsinki şartlarına göre 2002 yılına kadar halledilmezse çözüm BM veya Lahey Adalet Divanı'na bırakılmıştır.

Meselenin çözüme kavuşturulması için tespit edilen süre dahi beklenilmeden Güney Kıbrıs'a adaylık yolunun açılması, Rumların adadaki Türkleri toptan imhasını içeren Akritas Planı ve Enosis hedefleri istikametinde Yunanistan'ın Türkiye'ye karşı bir zaferidir.

Bu olay, AB'ne girebilmek için uğruna en temel değerlerinden tavizlerle Anayasasını daha üye olmadan değiştirmeye uğraşan Türkiye'ye bir derstir. Hevesi için nelere hazır olması gerektiğini gösteren bir başlangıçtır. Eğer AB Kıbrıs'ı alırsa, bir adım ilerisi Ege, Güneydoğu Anadolu'nun istedikleri doğrultuda paylaşımıdır.

Adaylığımızın açıklandığı tarihten beri dile getirdiğimiz gibi AB, Hıristiyan dini etrafında birleşmiş Batılı devletler topluluğudur.

1997 yılında, AB siyasi ülkelerin devlet bakanları ve bakanlarının da üyesi olduğu Hıristiyan Demokratların yıllık toplantısında Belçikalı Başkan Wifried Martens, yaptığı konuşmayla bu durumu şöyle izah etmiştir:

"Bize göre Türkiye, AB'ne aday olamaz. Bizler Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesinden yanayız ancak Avrupa projesi bir medeniyet projesidir. Bu çerçevede Türkiye'nin tam üyelik için adaylığı kabul edilemez."

Temeli Hıristiyan dini olan bu medeniyetler topluluğuna temeli tevhid akidesi olan Türk medeniyetinin dahil olamayacağı açıktır.

Gelinen noktada, AB'nin kararı ile ülkemiz bir yol ayrımındadır. Ya AB'nden vazgeçeceğiz ya da üyelik uğruna şu an için Kıbrıs'ı, daha sonrasında ise sırasıyla diğer topraklarımızı feda edeceğiz.

Kaldı ki, kimliğimizle dahil olamayacağımız kendilerince de açıklanan bu topluluğa, benliğimizi kaybedip, onların istediği şekle girmedikçe, Hıristiyan olmadıkça ne yaparsak yapalım yine üye olamayız.

Dini ve devletiyle, Türkü Türk yapan değerleriyle bir bütün olan milletimiz, Hıristiyan kimliğinde asimile olmayı kabul etmeyeceğine göre, AB hevesinden vazgeçmemiz kaçınılmazdır.

Konu hakkında ise, hükümet ortağı liderlerimizden henüz bir açıklama gelmemiştir.

Ancak Müslüman azınlık statüsünde yer alabileceğimiz bir topluluk yerine; Türkî Cumhuriyetler ve İslam Dünyası ile kuracağımız ve başı çekeceğimiz AB benzeri "Türk-İslam Ortak Pazarı" projesini bir an evvel hayata geçirmek yeni ve gerçek hedefimiz olmalıdır.

Bu yazı 739 defa okunmuştur.
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Gadir-i Hum Bayramınız mübarek olsun - 04 Haziran 2026
  • 'Çekilirsen aradan geri kalır Yaradan' - 03 Haziran 2026
  • Ehl-i Beyt paydasında buluşmak - 02 Haziran 2026
  • Tevhidin merkezi Ehl-i Beyt - 01 Haziran 2026
  • İmam Ali kimdir? - 31 Mayıs 2026
  • İnkar edilen Hadis Külliyatı - 30 Mayıs 2026
  • Sabır ve şükür - 29 Mayıs 2026
  • Her şey Allah'ı arıyor - 28 Mayıs 2026
  • Kurban Bayramımız mübarek olsun - 28 Mayıs 2026
  • Kaynaklarımız ve Türkiye - 26 Mayıs 2026
  • Çözüm var - 25 Mayıs 2026
  • Zamlara ve yüksek vergilere dur demek Milletimizin elinde - 24 Mayıs 2026
  • Unutulan kadın - 23 Mayıs 2026
  • Genç nüfus ve geleceğimiz - 22 Mayıs 2026
  • Biz ne zaman akıllanırız? - 21 Mayıs 2026
  • Atatürk vatandır - 20 Mayıs 2026
  • Tam bağımsızlığın ilk adımı - 19 Mayıs 2026
  • Atatürk'ün soyağacı - 18 Mayıs 2026
  • Sevr benzeri kuşatma - 17 Mayıs 2026
  • MEM ve Sosyal Devlet anlayışı - 16 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 115
Köşe Yazarları
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Güner Özbalcı
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Mehmet Beşe
Mehmet Beşe
DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE GIDA SEKTÖRÜ
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
KOŞMAK NEYE YARAR?
SEYREYLE GÜZEL KUDRETİ MEVLAM;
Misafir Kalem
SEYREYLE GÜZEL KUDRETİ MEVLAM;
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Faiz Enflasyonu Düşürür mü? Maliyet Artışı ve Enflasyon İlişkisine Bakış
Mustafa Çobanoğlu
Mustafa Çobanoğlu
Nefsin Terbiyesi ve Ruhun Kemali: İmam Ali'den Zamanı Aşan Nasihatler
Alaaddin Özkar
Alaaddin Özkar
Kurbanın Ruhu ve Unutulan Bayramlar
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
FETÖ Dosyası Kapanmadı: Türkiye Hangi Dersleri Alamadı?
Gadir-i Hum Bayramımız kutlu olsun
Uğur Kepekçi
Gadir-i Hum Bayramımız kutlu olsun
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş
Gadir-i Hum Bayramınız mübarek olsun
Çok Okunan Haberler
''Sistematik fakirleştirme politikasının sonucudur''
''Sistematik fakirleştirme politikasının sonucudur''
BTP'den Mehmet Şimşek'e yabancı sermaye cevabı
BTP'den Mehmet Şimşek'e yabancı sermaye cevabı
“Devletin tek gelir kalemi vergi kaldı”
“Devletin tek gelir kalemi vergi kaldı”
Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.