Değerli dostlar!
Kerbela hakkında bilinmesi gerekenleri ve Ehl-i Beyt gerçeğini, İmam Ali Aleyhisselamın vasiliğini, nasp edilen halifenin o olduğunu tekrar tekrar gündem edişimize kimse itiraz edip 'geçmişte yaşananları tekrar gündem etmenin ne anlamı var gibi basit sebeplerin arkasına saklanmasın.'
Çağın Bilgesi, Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) kurucusu ve eski genel başkanı merhum Prof. Dr. Haydar Baş Hocamız, siyasi ve sosyal söylemlerinde daima adaleti, haklının yanında yer almayı ve haktan yana olmayı ilke edinmiştir.
Hak, kavram olarak haklılık gerekçesini ortaya koyar. Hakkın sahibine verilmesi için neyin hak, neyin haksızlık olduğunun da gerçek ölçülere dayandırılması gerekmektedir. Eğer kanunları haksızlık üzerine bina eder de hakkı o çerçevede anlamaya çalışırsanız hakka karşı en büyük haksızlığı yapmış olursunuz.
Hak ölçüsü şahıslara göre değil, hakka göre olmalıdır. Analizimize Sayın Baş'ın Gençler Hitabesinde yaptığı çağrıyla başlayalım; "Hakk'a koşun, Hakk'la olun, haklı ile olun, haklı olun, hepiniz Hakk'a emanet olun"
Onun bu düşüncesi bize sarsılmaz bir ölçüyü miras olarak bırakmıştır. Biz de Allah nasip ederse ölünceye kadar bu davanın yılmaz savunucuları olmaya niyetliyiz. Bu sebeple her şartta hakkı haykıracağız.
Kerbela, Peygamberimiz Muhammed Mustafa (s.a.a.)'nın ilk ve tek hac görevini yerine getirdiği Veda haccı diye adlandırılan Hac dönüşünde zilhiccenin 18. Günü Medine'ye yaklaşık 150 kilometre kalan Gadr-i Hum bölgesinde başlayan İmam Ali'nin (a.s) Allah tarafından seçilmişliğinin ilanı ile başlayan bir süreçtir.
Kerbela hakkında her önüne gelen bir fikir yürüttüğünü, asırlardır bu konuya değinmekten bile çekinen Emevi siyasetinin her devirdeki kalıntıları tarafından örtbas edilen bu olayı yıllarca yarım yamalak yazılan eserlerden okuduk.
Rahmetli Asım Köksal Hocanın bile İslam Tarihi eserine eklediği Kerbela cildinde gerçekleri kısmen açıklayıp sonunda da "Tarihte yaşanmış bu kara günleri taraf mantığıyla ele almak yerine bunun hesabını ahirete bırakmakta fayda var" fikrini savunmuştur.
Sayın Köksal'ın, bu anlayışını ortaya koyan tespitiyle Ehl-i Beyt davasına katkı sağlamak yerine gerçeklerin saklanmasında rol aldığını görüyoruz. Niyeti ne olursa olsun bu yaklaşım yanlıştır.
Sünni eserlerde genelde meselenin aydınlanmasından çok müdahale edilmemesini, olayın örtülmesini sağlamışlardır.
Kerbela hakkında Ehl-i Beyt taraftarları senelerdir bildikleri kadarıyla İmamların haklı davasına sahip çıkmaya çalışmış ama ülkemizde alevi vatandaşların bu tutumu hüsnü kabul görülmemiş toplumda hep suçlanır pozisyonuna düşmüşlerdir.
Bu haksızlığı gören Prof. Dr. Haydar Baş yaptığı akademik ilmi ve dini çalışmalarla Türk milleti başta olmak üzere bütün Müslümanların önüne Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt'tir gerçeğini koymuştur.
Başta peygamberimizin hayatı olmak üzere Hz. Fatıma ve 12 Masum imamların hayatlarını kitaplaştırmış, Ehl-i Beyt'in davasını dava edinerek her şart ve zamanda onların hakkını son nefesine kadar savunmuştur.
Prof. Dr. Haydar Baş'ın eşsiz Ehl-i Beyt Külliyatından istifade ederek Kerbela hakkında bilinmesi gerekenler başlığı altında bir Kerbela analizi hazırladık. Doğru bilgiye ulaşmak isleyenlerin yaklaşık 20 gün sürecek olan bu analizimizi dikkatle takip etmelerini tavsiye ederiz. Gayret bizden hidayet Allah'tandır.
Gadir-i Hum günü yaşananlar
İmam Ali (a.s.)'ın velayetinin ilanı kabul edilen Zilhicce ayının 18'inci günü Gadir-i Hum Bayramıdır.
Peygamberimiz Hicri 10'uncu yılının Zilhicce ayının 9. Günü Arafat'ta Veda Hutbesini irad etmiştir. Hac dönüşünde Mekke Medine arasında bulunan Gadir-i Hum denen yere vardığında(zilhicce/18) Cebrail; Ey Muhammed, Allah şöyle buyuruyor:
"Ey şanlı Resul! Rabbinden sana indirileni tebliğ et! (İnsanlara ulaştır) Eğer bunu yapmazsan O'nun peygamberlik görevini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan korur. Doğrusu Allah, kâfirler toplumunu doğru yola iletmez." (Maide/67)
Resulullah Cuhfe'ye yaklaşan Müslümanların önde gidenlerinin geriye çağrılmalarını, geride kalanların da orada toplanmalarını emretti. Ardından namaza toplanma emri verdi. Ağaçların altının temizlenmesini, minber şeklinde taşların üst üste konmasını emretti. İnsanların iyi görmesi için onların üstüne çıktı. Allah'a hamd ederek söze başladı. (İmam Ali (a.s.) / Prof. Dr. Haydar Baş)
(Devam edecek…)








