• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
10:24
Dolar - Euro - TL Kuru 20 Temmuz 2026
10:23
Altın Fiyatları 20 Temmuz 2026
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Prof. Dr. Haydar Baş
  3. Afrika'nın değişmeyen kaderi
Yayınlanma: 19 Kasım 2025 - 06:56

Afrika'nın değişmeyen kaderi

19 Kasım 2025 - 06:56
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş

Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 15-08-2001 tarihli yazısıdır

15. yüzyıldan itibaren sömürgeleştirilmeye başlanan Afrika kıtası aradan şu kadar zaman geçmiş olmasına rağmen hâlâ huzur ve istikrara kavuşabilmiş değildir. 

Afrika ülkeleri bağımsızlıklarını "resmen" kazanmışlardır ancak sömürgeci devletler batı yanlısı diktatörleri ve baskıcı rejimleri iktidara getirmek ve desteklemek suretiyle, kıtayı "bağımlı" bir konumda tutmanın hesabı içindedirler.

1965 yılında İngiliz sömürgesi olmaktan çıkarak bağımsızlığını kazanan Rodezya'da beyaz azınlığın yönettiği ırkçı bir rejim kurulmuştu. Ve siyahlar büyük bir zulüm altındaydılar. 1980 yılında iktidarı siyah çoğunluk ele geçirmişti. Ancak dünya perde gerisinden de olsa "beyaz"ların ırkçı idaresini desteklemekteydi.

Aynı şekilde Etyopya'nın kuzeyinde yer alan Eritre bölgesi Osmanlı'dan sonra İtalyanların hakimiyetine girdi. 1952'de de BM tarafından federal bir statü ile Etiyopya'yla birleştirildi.

Etiyopyalı diktatör Selassie 1962'de Eritre'yi ülkesine kattığını ilan etti.

Ve bu tarihten sonra Eritreli Müslümanlara karşı büyük bir sindirme ve işkence hareketi baş gösterdi.

1974'te Selassie'nin marksist bir darbeyle devrilmesinden sonra da Eritreli Müslümanlara karşı yürütülen politika değişmedi. Bu politikanın devamında İsrailli uzmanlar Etiyopya ordusuna destek sağlamaktaydılar. 

İsrailli bir stratejistin ifadesine göre, "İsrail ve Etiyopya Eritre Kurtuluş Cephesi'ne karşı girişilen ortak savaşın iki partneri idi."

Afrika'nın güneyindeki ırkçı "Güney Afrika Cumhuriyeti" de kıtanın ayrı bir zulüm bölgesidir. Bir avuç beyaz azınlığın idaresindeki ülkede siyah halk açıkça köle muamelesi görmektedir.

1889 yılında İtalyanlar tarafından işgal edilen Somali ise 1960 yılında bağımsızlığını kazanmış ancak huzura kavuşamamıştır. 

ABD, İtalyan ve Fransız ajanların ülkede etnik ve ideolojik ayrımları körüklemesi sonucu iç savaş çıkmış, çok partili sisteme geçilmesiyle beraber Müslümanlar iktidara aday bir güç olarak ortaya çıkmasıyla Somali'ye "müdahale" için gereken zemin oluşmuştur. 

Somali'nin petrol ve doğalgaz zenginliği ABD için önemliydi. Bu sebeple mevcut iktidarın ABD yanlısı bir politika izlemesi şarttı. Zira 5 ABD şirketi Somali topraklarının hemen hemen tamamında petrol ve doğalgaz arama imtiyazına sahipti. Yapılan aramalarda çok zengin yataklara rastlanmıştı.

Netice itibariyle dünya kamuoyu önünde açlık ve iç savaşı sebep göstererek Somali'ye giren ABD 25 bin askerini bu ülkeye çıkarmıştır. 

Esasen yalnız Somali'de değil, Afrika kıtasının bir çok yerinde açlık yeni bir hadise değildir. Kıtada açlık sebebiyle kitleler halinde ölümler yaşanmaktadır. Afrika halkının yaşadığı bir çok felaketin ve açlığın da asıl sorumlusu yüzyıllardır kıtayı sömüren batılılardır. 

15. yüzyıldan beri halkı köle olarak ABD ve Avrupa'da kullanılan, yeraltı ve yerüstü kaynakları, tabiat zenginlikleri devamlı surette sömürülen Afrika'da, yine batılı devletlerin kışkırtmasıyla iç savaşlar ve kabile anlaşmazlıkları bitmek bilmemiştir.

En son basına yansıyan bir haberde bu kez Angola'daki iç savaşın neticelerine şahit olmak mümkün. 1975'de Portekiz'den bağımsızlığını ilan eden Angola'da hükümetle gerillalar arasındaki savaştan kaçan insanları taşıyan trene ateş açılmış ve 91 kişi hayatını kaybetmiştir.

Beş yüz yılı aşkın bir zamandır sömürülen Afrika'nın kaderi maalesef 21. yüzyılda da değişmemiştir. Doğal zenginlikleri ve coğrafi önemi sebebiyle bu kıta her dönemde sömürgeci devletlerin iştahını kabartmıştır.

Afrika misalinden yola çıkarak ve kendi ülkemizin coğrafi, stratejik, jeopolitik önemini, yeraltı ve yerüstü zenginliklerini, doğal kaynaklarını önümüze alarak bir düşünelim. 

Afrika'yı yıllardır zulüm altında inleten devletlerin bizim üzerimizde hesaplarının olmayacağını, bize karşı gerçekten "iyi niyetler" beslediklerini düşünmek ancak saflık olabilir. İsrailli bir büyükelçinin "Türkiye'de su da bol, toprak da. Ancak bizde her ikisi de yok" şeklindeki sözleri "niyetleri" açığa vurması bakımından dikkat çekicidir. 

O halde deriz ki: Birbirimize kenetlenmek, birliğimizi muhafaza etmek, ülke olarak milli çıkarlarımız doğrultusunda "dostlar" belirlemek temel kuralımız olmalıdır.

Bu yazı 534 defa okunmuştur.
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Kıbrıs bizimdir bizim kalacak - 20 Temmuz 2026
  • KKTC tam bağımsız olmalıdır - 19 Temmuz 2026
  • 'Çekilirsen aradan geri kalır Yaradan' - 18 Temmuz 2026
  • Diyalog ve Diyanet - 17 Temmuz 2026
  • İslâm'a kimler itiraz ediyor - 16 Temmuz 2026
  • Türkiye'nin geleceği - 15 Temmuz 2026
  • İdarecide olması gereken vasıflar - 14 Temmuz 2026
  • Türk tarımı diye bir şey kalmadı - 13 Temmuz 2026
  • Türk çiftçisine bir hatırlatma - 12 Temmuz 2026
  • Madenler millete aittir - 11 Temmuz 2026
  • Milli Ekonomi Modeli'nde devletin gelir kalemleri - 10 Temmuz 2026
  • Nereye kadar iyi niyet? - 08 Temmuz 2026
  • Terör nasıl son bulur? - 07 Temmuz 2026
  • Ortadoğu'da değişmeyen senaryolar - 05 Temmuz 2026
  • Ne AB, ne ABD; tek çare Bağımsız Türkiye - 04 Temmuz 2026
  • Büyük Ortadoğu Projesi'ne karşı duruş - 04 Temmuz 2026
  • Maksat aynı metotlar değişik - 02 Temmuz 2026
  • Kapitalizm çökmüştür, kurtuluş Milli Ekonomi Modeli'ndedir - 01 Temmuz 2026
  • Sosyal devlet olmak zorundayız - 30 Haziran 2026
  • Nereye kadar özelleştirme? - 29 Haziran 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 117
Köşe Yazarları
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Güner Özbalcı
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Mehmet Beşe
Mehmet Beşe
DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE GIDA SEKTÖRÜ
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
KOŞMAK NEYE YARAR?
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Misafir Kalem
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Alaaddin Özkar
Alaaddin Özkar
Kurtuluş Savaşı Tartışması ve Tarihsel Gerçek
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Ankara'da NATO, Gündemde Trump
Mustafa Çobanoğlu
Mustafa Çobanoğlu
Mukaddes Vatanın "Mavi Otları"
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş
Kıbrıs bizimdir bizim kalacak
Güç dengesinin değiştiği dünya
Uğur Kepekçi
Güç dengesinin değiştiği dünya
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
IMF Türkiye Raporunun Ötesindeki Gerçek
Çok Okunan Haberler
KEPEKÇİ:
KEPEKÇİ: "İŞÇİ GİBİ ÇALIŞIP ESNAF GİBİ YÜK TAŞIYORLAR"
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.