• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
10:24
Dolar - Euro - TL Kuru 20 Temmuz 2026
10:23
Altın Fiyatları 20 Temmuz 2026
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Prof. Dr. Haydar Baş
  3. Allah'a kulluk ne güzel esarettir
Yayınlanma: 26 Aralık 2025 - 10:26

Allah'a kulluk ne güzel esarettir

26 Aralık 2025 - 10:26
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş

Prof. Dr. Haydar Baş'ın, İcmal Dergisi Aralık 2016 sayısında yayınlanan yazısıdır

Cenab-ı Vacibu'l-Vücud Hazretleri her şeyi yaratandır. Bu kâinatı da, insanı da yaratan O'dur. Bütün bunları yaratmasında bir maksat vardır. 

Özellikle insan bir maksat için yaratılmıştır. O halde, bir maksat için bu âlemde bulunan insan deneniyor/imtihan ediliyor demektir. "Sadece dünyanın geçici olan nimetleri ile hayatını sür" maksadı yoktur. Zaten Ce¬nab-ı Vacibu'l-Vücud Hazretlerinin buyurduğuna göre dünya bir oyundur, oyuncaktır.

Geçmişinize şöyle bir bakın. O geçmiş zamanda çok hatıralarınız vardır. Tatlısı vardır, acısı vardır. Sizi çok sevindireni, üzeni vardır. Ama bütün bunları toplasanız belki de şu andaki hayatınızda bir saniyenizi bile işgal etmez. 

Hepsi geçmiştir. Bu kadar büyük bir yaşantınız oluyor; acılarınız, kederleriniz oluyor, sevinciniz oluyor ama dönüp bakıyor, hepsini toparlıyorsunuz, bir çırpıda seyredebiliyorsunuz ve "Allah, Allah, bu neymiş" diyorsunuz. 

İşte bu insanın denenmek için gönderildiğini gösteriyor. Allah, kullarını deniyor. Zaten insan, geçirdiği ıstırapları, dertleri, hatırında tutabilse, yani unutmasa, buna dayanılmaz.

Unutmak büyük bir nimettir

Aslında unutmak da büyük bir nimettir. Böyle olmasa, insan geçmişe dönük yaşar; çıldırır, kafayı oynatır. O kadar çile gözünün önüne gelir, bunların hayalini kurar ve bunlarla beraber insan bir hayat sürer ve unutmadığı zaman o çileler insanı bitirir. 

Onun için Cenab-ı Hakk'ın ikram ettiği gaflette bile büyük bir nimet vardır. Bu gaflet hali olmasa insanoğlu çıldırır. Ama bunun da ifratı, tefriti olmaması lazımdır. Ortası olması lazımdır.

Kısaca, Cenab-ı Vacibu'l-Vücud Hazretleri bizi denemek için yaratmıştır. Bu denemekteki kasıt da ayette şöyle baçıklanıyor: "Hanginiz daha güzel işler yaparsınız? Bu ortaya çıksın diye yüce Allah ölümü ve hayatı yarattı." 

Ölümle hayatın yaratılışının esprisi neymiş? Kimin daha güzel iş yaptığının ortaya çıkması imiş. Ölüm ve hayat, daha güzel kimin ibadet yaptığının ortaya çıkması içinmiş. Yani kimin daha güzel kul olduğunun, kimin olmadığının ortaya çıkması içinmiş.

Kul demek esir demektir

Enterasan bir nüktedir. İnsan, bütün halleriyle beraber bir şeyin esiridir. Kul demek esir demektir. Siz ya kendi iç tabiatınızda mevcut olan nefsanî duyguların esirisinizdir; onun esareti ile hayatınızı yönlendirirsiniz. Gece hayatı, gündüz sarhoşluk, serkeşlik vs. ile dehlizlerde ömrünüzü çürütürsünüz. Sürekli efendi değiştiren köle gibi...

Aslında alabildiğine kendini hür zanneden insan korkunç bir esaret altındadır. Behimî duygularına esareti altındadır. Aynı insan meşru gibi görünen ve fakat Allah ile alaka kurmayan şeylerin esiri de olur. 

"Aman o olayım. Aman şu olayım. Aman bu olayım" der durur. Kulluk gayesinin dışına çıktığınız zaman, "zengin olayım, mevki-rütbe sahibi olayım" derseniz o zaman da siz o isteklerin esirisiniz, nefsanî arzu ve isteklerin esirisiniz demektir. 

Her ne kadar görünüşte rütben, servetin varsa da sen duyguların esirisin demektir. O duygular seni avucunun içine almış ve oynatmaktadır.

Allah'ın iradesine teslim olmak

Bir de insanın yaratılış maksadı ile Rabbına, O'nun emirlerine esareti vardır. Allah'ın iradesine iradesini teslim etmesi vardır. İnsanın iradesini Allah'ın iradesine teslim etmesi ne demektir? 

"Kulum ben senden şunu istiyorum" dediğinde onu yapması; "Kulum şunu yapmamanı istiyorum" dediğinde, onu yapmaması; kulun iradesini Allah'ın iradesine teslim etmesi demektir. 

Bu, irade-i cüziyyenin irade-i külliyeye teslimiyetidir. Her işinizde bu soruyu sorup cevabını alabiliyorsanız, hayatınızın tamamı Allah'a kulluk kulvarında geçmiş oluyor demektir. 

Ve bu kulluk sizi öyle bir zenginliğe taşır ki hayret edersiniz. Her iki halde de aslında kazanıyorsunuz. 

Fakat burada maksat elinde tuttuğun malzemeyi kullandığın iradenin merkezine göre değişiyor. Birinde sırf kendini yükseltmek için o malzemeyi değerlendiriyorsun. 

Diğerinde, seni yaratanı memnun etmek için o malzemeyi değerlendiriyorsun. Senin hayat felsefen ne ise elindeki malzeme de ona göre şekil buluyor. 

Ama Allah'ın sana tayin ettiği mantık ve mantalite etrafında yoluna devam edersen, her şeyin güzel olur. Niye? Çünkü O'nun emrettiklerinde hiçbir kötü şey yoktur. Yasakladıklarının ise hepsi çok yerinde yasaklardır. Kısaca, bir insanın ömrü kulluk kulvarında geçerse; Rabbının yakınlığını kazandığı için O'nun tecellilerine mazhar olur.

İnsanı mest eden tecelliler

Bu hâle erince; tecelliler insanı mest eder, kendinden geçirir. İlahilerde, "mest-i hayranım, zar-ı giryanım" var ya, onun gibidir. Öyle bir hâl olur ki içinizde bir bast hali, bir genişlik meydana gelir. Baştan yola çıkarken kendini çok küçük gören insan bir anda kâinattan daha büyük olur. 

Çünkü Allah, ona tecelli ediyor. Bu tecellilerin muhatabı oluyor. Bu zenginliği elde ediyor.

Nasıl?

İşte o güzel esaretle bu hâle eriyorsun. İşte kulluk, hürriyet budur. O zevki yaşamaktır. Yoksa insanın behimî arzularının esiri olarak hayatta har vurup harman savurmasının adına hürriyet denmez, esaret denir.

Bizim hayat telakkimizde böyle bir nefsanî hayatın dışında fevkalade bir çizgi, bir kulvar vardır. Biz bunu yaşarız ve bu bizi mutlu eder. 

Dağda çoban dahi olsan mutlusundur. Evde evhanımı olsan mutlusundur. Memleketi idare eden cumhurbaşkanı da olsan mutlusundur. Vekil de olsan mutlusundur. Çiftçi de olsan, çöpçü de olsan mutlusundur. 

Çünkü sen artık yaptığın bütün işleri niyetinle birleştirip seni yaratan Rabbını mutlu etme kulvarında yürüyüp o zenginlikleri yaşayan bir insansın da ondandır. 

Bu yazı 483 defa okunmuştur.
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Kıbrıs bizimdir bizim kalacak - 20 Temmuz 2026
  • KKTC tam bağımsız olmalıdır - 19 Temmuz 2026
  • 'Çekilirsen aradan geri kalır Yaradan' - 18 Temmuz 2026
  • Diyalog ve Diyanet - 17 Temmuz 2026
  • İslâm'a kimler itiraz ediyor - 16 Temmuz 2026
  • Türkiye'nin geleceği - 15 Temmuz 2026
  • İdarecide olması gereken vasıflar - 14 Temmuz 2026
  • Türk tarımı diye bir şey kalmadı - 13 Temmuz 2026
  • Türk çiftçisine bir hatırlatma - 12 Temmuz 2026
  • Madenler millete aittir - 11 Temmuz 2026
  • Milli Ekonomi Modeli'nde devletin gelir kalemleri - 10 Temmuz 2026
  • Nereye kadar iyi niyet? - 08 Temmuz 2026
  • Terör nasıl son bulur? - 07 Temmuz 2026
  • Ortadoğu'da değişmeyen senaryolar - 05 Temmuz 2026
  • Ne AB, ne ABD; tek çare Bağımsız Türkiye - 04 Temmuz 2026
  • Büyük Ortadoğu Projesi'ne karşı duruş - 04 Temmuz 2026
  • Maksat aynı metotlar değişik - 02 Temmuz 2026
  • Kapitalizm çökmüştür, kurtuluş Milli Ekonomi Modeli'ndedir - 01 Temmuz 2026
  • Sosyal devlet olmak zorundayız - 30 Haziran 2026
  • Nereye kadar özelleştirme? - 29 Haziran 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 117
Köşe Yazarları
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Güner Özbalcı
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Mehmet Beşe
Mehmet Beşe
DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE GIDA SEKTÖRÜ
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
KOŞMAK NEYE YARAR?
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Misafir Kalem
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Alaaddin Özkar
Alaaddin Özkar
Kurtuluş Savaşı Tartışması ve Tarihsel Gerçek
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Ankara'da NATO, Gündemde Trump
Mustafa Çobanoğlu
Mustafa Çobanoğlu
Mukaddes Vatanın "Mavi Otları"
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş
Kıbrıs bizimdir bizim kalacak
Güç dengesinin değiştiği dünya
Uğur Kepekçi
Güç dengesinin değiştiği dünya
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
IMF Türkiye Raporunun Ötesindeki Gerçek
Çok Okunan Haberler
KEPEKÇİ:
KEPEKÇİ: "İŞÇİ GİBİ ÇALIŞIP ESNAF GİBİ YÜK TAŞIYORLAR"
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.