• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
10:24
Dolar - Euro - TL Kuru 20 Temmuz 2026
10:23
Altın Fiyatları 20 Temmuz 2026
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Prof. Dr. Haydar Baş
  3. IMF reçetelerinde çözüm yok
Yayınlanma: 10 Aralık 2025 - 07:17

IMF reçetelerinde çözüm yok

10 Aralık 2025 - 07:17
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş

Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 16-08-2001 tarihli yazısıdır

Tarihteki sömürgecilik anlayışının günümüze yansıması olan küresellik kavramı, her türlü imkanı Batının ve Batılının emrine âmâde kılmak maksadıyla geliştirilmiştir.

Dünyayı onların belirlediği ölçülerde tek tip insan modeline uydurmak, küreselleşmenin hedefidir.

Ekonomik, siyasi, kültürel vs. topyekün her sahayı kapsayan bu kavramı günümüzde G-8 ülkeleri olarak bilinen devletler savunmaktadır.

Rusya hariç, bu devletlerin 1979 yılında Fas'ın Marakeş kentinde yaptıkları toplantıda aldıkları kararlar, küreselleşmenin ekonomik boyutunu gerçekleştirmeye yönelik uygun ortamın nasıl hazırlanacağını düzenlemekteydi.

Bunlar;

1) Devlet işletmeleri hızla küçültülecek,

2) Tarım, eğitim, sağlık, savunma ve kolluk destekleri azaltılacak,

3) Ülkede özelleştirmeye hazır bir ortam oluşturulacak,

4) Ülkelerin toplu tepki göstermelerinin önüne geçilecektir.

Bunu sağlamak için de:

a) Devletin ekonomiden anlamadığı,

b) Kamu sisteminin tıkandığı

c) Devletin güçsüz olması gerektiği vurgulanacak,

d) Zenginlerden alınan vergi azaltılacak,

e) Medyanın katkısıyla devletin çökertilmesi ve kamuoyunun ikna edilmesi sağlanacaktı.

Süratle hayata geçirilen bu projeler aradan 20 yıl bile geçmeden etkilerini göstermiş, Endonezya, Güney Kore, Tayland ve Malezya ekonomilerini bir anda alt-üst eden Asya krizi patlak vermişti.

Brezilya'da, Arjantin'de görülen ve ülkemizde halen aşamadığımız ekonomik kriz de bu politikaların neticeleridir.

1997'de ilk önce Tayland'da başlayan krizin sebebi, sermaye ve döviz piyasalarından yüksek miktarda yabancı kaynağın bir anda dışarıya hareketiydi. Yabancı spekülatörlerin borsaya müdahalesi ile milli paranın devalüe edilmesi sağlanmış, dolar fırlamıştı.

Ekonomileri adeta iç içe olan Endonezya, Güney Kore ve Malezya'da da aynı anda piyasalar dibe vurdu.

Spekülatörlerin bilinçli olarak çıkardıkları bu ortamda krizi düzeltme reçeteleriyle devreye giren IMF; Endonezya, Güney Kore ve Tayland ile Stand-by anlaşmaları yaptı. 118. 6 milyar dolarlık kredi paketini -ki bu IMF'nin şimdiye kadar bir seferde tahsis ettiği en yüksek meblağdır- serbest bıraktı.

Aldığı borca rağmen hâlâ kendini toparlayamayan devletlerin piyasaları bugün Batılı şirketlere geçmektedir. Mesela, Endonezya'da kriz sonrası batan bankaları devralan Batılı bankalar ülkedeki piyasaya hakim olmuştur.

Asya krizinden kurtulan tek ülke ise IMF ile antlaşma yapmayan Malezya'dır. Kendi uzmanlarının hazırladığı "Ekonomik Krizden Kurtuluş Paketi" ile piyasalardan çekilen yabancı sermayenin boşluğunu kendi kaynaklarıyla doldurmuştur.

Malezya Başbakanı Mahathir Muhammed bir Japon gazetesinde yayınlanan yazısında krizi nasıl aştıklarını şöyle anlatmıştır:

"Krizden önce dış borcu az olan bir ülke idik... Merkezi Singapur'da bulunan CLOB adlı ülkemizde yasal olmayan aracı kurumun borsadaki spekülatörleri ile paraya yön vermeye başlaması sonun başlangıcı oldu. Hisse senetlerine kısa vadeli işlemler yapılarak, paranın değerini düşürdüler. Senet fiyatları geriledi ve bankaların bir kısmı iflas etti.

Singapur bankalarının yüksek faizleriyle, yurtdışına öyle çok para akışı oldu ki, adeta nakitimiz kalmadı.

Bu ortamı aşmak maksadıyla ilk önce, çıkardığımız bir kararnameyle Singapur'a nakledilen paranın 1 ay içinde ülkeye dönmesini aksi halde geçersiz sayılacağını ilan ettik. Böylece nakit ticaretinin önüne geçildi.

Ayrıca CLOB şirketinin borsadaki faaliyetlerini durdurmak için aracı kurumların müşterileri adına ellerinde hisse senedi bulundurma haklarını kaldırdık. Kısaca, sermaye piyasası ve döviz ticaretini kontrol altına aldık.

Hükümet harcamalarına kısıtlamaların getirilmesi, ABD dolarına bağımlılıktan kurtulma politikası belirlendi.

1998 yılından itibaren borsaya giriş ve çıkışlarda vergi uygulamasına geçilerek borsa işlemleri kontrol altına alındı. Yapılan çalışmalar netice verdi ve borsa %200 değer kazandı."

Küresel ekonominin kıskacındaki Türkiye'ye de bugün aynı oyun oynanmaktadır. Sermaye piyasası, döviz ve bankalar piyasasında toplanan yabancı sermaye bir anda çekilerek ülke büyük bir krize sokulmuştur. 130 milyar $ dış borcu olan ülkemiz, bu durumuna aldırmadan IMF ile 1950'li yıllardan beri 18 tane kredi anlaşması yapmıştır.

Borç olarak alınan kredilerin karşılığı istenen tavizler küçük işletmeleri iflasa sürüklemiştir. Her gün yüzlerce iş yeri kepenk indirmektedir. Devlet işletmeleri özelleştirilerek, ülke yabancı sermayeye açık hale getirilmiştir.

Daha önce yapılan anlaşmalarda IMF sadece genel çerçeveyi belirlerken; bugün "tarımınızdan, üretimden, ithalat vergilerinden vazgeçin" dayatmalarını yapacak gücü kendisinde bulmaktadır.

Halkımız büyük bir sosyal patlamanın eşiğindedir. Halinden şikayetçi olmayan tek kesim ülkenin %1'ini oluşturmasına rağmen, milli gelirin %45'ine eşit gelir sağlayan zenginlerdir. 

Zira bu elit tabakanın IMF programlarından uğradıkları bir zarar yoktur. Başta da ifade ettiğimiz gibi küresel ekonomilerde bunlar, vergi indirimi sağlanacak kadar korunmaktadır. Bu sebeple halkın tepkilerine rağmen, sürekli IMF'yi ve uyguladığı politikaları desteklemektedirler.

Yıllardan beri uyguladığımız IMF reçeteleri ile geldiğimiz nokta ortadadır. Kaldı ki, dünyada IMF reçeteleriyle kurtulan tek ülke olmamıştır.

Krizden, kendi projeleriyle çıkabilmiş örnekler ise mevcuttur. Bizim de IMF reçetelerine bu kadar teslim olmak yerine, milli programlarımızı hazırlamamız kurtuluşumuzun tek şartıdır.

Bu yazı 522 defa okunmuştur.
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Kıbrıs bizimdir bizim kalacak - 20 Temmuz 2026
  • KKTC tam bağımsız olmalıdır - 19 Temmuz 2026
  • 'Çekilirsen aradan geri kalır Yaradan' - 18 Temmuz 2026
  • Diyalog ve Diyanet - 17 Temmuz 2026
  • İslâm'a kimler itiraz ediyor - 16 Temmuz 2026
  • Türkiye'nin geleceği - 15 Temmuz 2026
  • İdarecide olması gereken vasıflar - 14 Temmuz 2026
  • Türk tarımı diye bir şey kalmadı - 13 Temmuz 2026
  • Türk çiftçisine bir hatırlatma - 12 Temmuz 2026
  • Madenler millete aittir - 11 Temmuz 2026
  • Milli Ekonomi Modeli'nde devletin gelir kalemleri - 10 Temmuz 2026
  • Nereye kadar iyi niyet? - 08 Temmuz 2026
  • Terör nasıl son bulur? - 07 Temmuz 2026
  • Ortadoğu'da değişmeyen senaryolar - 05 Temmuz 2026
  • Ne AB, ne ABD; tek çare Bağımsız Türkiye - 04 Temmuz 2026
  • Büyük Ortadoğu Projesi'ne karşı duruş - 04 Temmuz 2026
  • Maksat aynı metotlar değişik - 02 Temmuz 2026
  • Kapitalizm çökmüştür, kurtuluş Milli Ekonomi Modeli'ndedir - 01 Temmuz 2026
  • Sosyal devlet olmak zorundayız - 30 Haziran 2026
  • Nereye kadar özelleştirme? - 29 Haziran 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 117
Köşe Yazarları
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Güner Özbalcı
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Mehmet Beşe
Mehmet Beşe
DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE GIDA SEKTÖRÜ
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
KOŞMAK NEYE YARAR?
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Misafir Kalem
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Alaaddin Özkar
Alaaddin Özkar
Kurtuluş Savaşı Tartışması ve Tarihsel Gerçek
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Ankara'da NATO, Gündemde Trump
Mustafa Çobanoğlu
Mustafa Çobanoğlu
Mukaddes Vatanın "Mavi Otları"
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş
Kıbrıs bizimdir bizim kalacak
Güç dengesinin değiştiği dünya
Uğur Kepekçi
Güç dengesinin değiştiği dünya
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
IMF Türkiye Raporunun Ötesindeki Gerçek
Çok Okunan Haberler
KEPEKÇİ:
KEPEKÇİ: "İŞÇİ GİBİ ÇALIŞIP ESNAF GİBİ YÜK TAŞIYORLAR"
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.