• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
10:24
Dolar - Euro - TL Kuru 20 Temmuz 2026
10:23
Altın Fiyatları 20 Temmuz 2026
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Prof. Dr. Haydar Baş
  3. Sosyal patlamaları önlemenin yolu
Yayınlanma: 25 Kasım 2025 - 06:47

Sosyal patlamaları önlemenin yolu

25 Kasım 2025 - 06:47
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş

Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 03-06-2011 tarihli yazısıdır

Toplumsal hadiseler, birbirine bağlı olarak ve karşılıklı etkileşim içinde doğar ve gelişirler. 

Ekonomik siyasi, hukuki, sosyal vb. sahalardan herhangi birinde cereyan eden çalkantı veya dengesizlikler, diğer alanlara da kendiliğinden yansır ve toplum bünyesini sarar.

Sınıf farklılıkları ve iktisadi dengesizliklerin uzun bir tarihi süreç içerisinde halkı patlama noktasına getirmesiyle beraber ortaya çıkan Fransız İhtilali, siyasi, hukuki, felsefi birçok sahada etkisini göstermiş, milliyetçilik ve hürriyet gibi siyasi içerikli pek çok kavramın hızla yayılmasına ve taraftar bulmasına sebep olmuştur. 

Yani büyük ölçüde ekonomik eşitsizlikler sebebiyle ortaya çıkan bir sosyal patlama, felsefi, hukuki, siyasi, kültürel sahalara yayılmıştır.

Aynı durumu tarihi seyir içinde cereyan eden sosyal hareketlerin hemen hemen tamamında müşahade etmek mümkündür.

Çoğunlukla ekonomik sahada yapılan yanlış uygulamalar, gelir dağılımındaki dengesizlikler, toplumda zengin-fakir uçurumunun giderek artmasına sebep olmuştur. 

Bu duruma insanların ilahi ölçülerden ve vahyin hakikatlerinden mahrum oluşunu da eklersek yere, zamana, şartlara ve cemiyet yapısına bağlı olarak toplumlarda önüne geçilmesi mümkün olmayan patlamalar meydana gelmesi kaçınılmazdır. 

Nitekim iktisadi dengesizlikler, tarih boyunca pek çok sosyal çalkantıya zemin hazırlamıştır.

Rusya'yı 1917 İhtilali'ne sürükleyen olayları tahlil ettiğimizde iktisadi durumun ve toprak meselesinin halk hareketlerini ateşleyen fitil olduğunu görüyoruz. 

Büyük toprak sahiplerinin arazilerinde karın tokluğuna çalışan Rus köylüsünün ekonomik durumu son derece kötüydü. Toprak, üretim aracı olarak belli ellerde bir üstünlük vesilesiydi. 

Büyük şehirlerde, fabrikalarda çalışan işçilerin durumu da bundan farklı değildi. İnsanların ilahi hakikatlere olan yabancılığı da tabloya eklenince, sömürünün farklı bir şekli olan komünizm, Rusya'da kendine vatan buldu. Ve böylece halk kitleleri bir çukurdan çıkıp diğerine düşmüş oldular.

Bugün dünya genel anlamda, daha farklı bir görüntüye bürünmüştür. Sömürü, artık ülkeler hatta kıtalararası bir şekil almıştır. Küreselleşme bu sömürünün 21. yüzyıldaki adıdır.

Dünya farklı bir görünüm almıştır. Ancak ekonomik buhranların, toplum hayatında tehlikeli gelişmelere sebep olduğu ve olacağı gerçeği değişmemiştir. Ve bu hakikatten hareketle, başta yetkililerimiz olmak üzere millet olarak, bugün içinde bulunduğumuz durumu iyi değerlendirmemiz şarttır. 

İnsanımız belli bir zamandan beri kabul etsek de, etmesek de manevi eğitimden büyük ölçüde mahrum kalmıştır. 

Öte yandan IMF'ye endeksli politikalar sebebiyle girilen ekonomik kriz, insanlarımızı tam manasıyla canından bezdirmiştir. 

Krizi aşmak için başvurulan reçeteler ise ekonominin can damarı ve milletin can simidi olan emtiayı ve onun karşılığı olan parayı belli ellerde stoklaştırmaktan başka bir işe yaramamaktadır. 

Bu durum toplumlardaki uçurumların giderek büyümesine, zenginin daha da zenginleşmesine, fakirin belinin daha da bükülmesine sebep olmaktadır. 

Bu manzaraya insanımızın manevi gelişimden ve din eğitiminden uzak kalışını da ekleyelim ve ortaya çıkan tabloya bir bakalım... 

Maalesef bu tablo ciddi sosyal patlamalara gebedir. İşçi, esnaf, memur sokağa dökülmüştür. Hiç bir kesim, halinden ve durumundan memnun değildir.

O halde çözüm nedir?

1) Her zaman, her vesilesiyle ifade ettiğimiz üzere üretim mukabili emisyon hacmini genişleterek halkı topyekün çalışmaya ve üretmeye teşvik edecek bir milli ekonomi anlayışı acilen hayata geçirilmelidir. 

Bu vesileyle para, belli ellerde tekelleşen bir unsur olmaktan çıkarak topluma yayılacaktır.

2) İnsanımızın manevi eğitime giden yolda önünü açacak, bilhassa gençlerimizi bu doğrultuda yetiştirecek bir milli eğitim anlayışı uygulamaya konmalıdır. 

Bu eğitim her yönüyle "milli" olmalıdır ki, gençlerimiz başka kültürlere kompleksle yaklaşmasın, problemlerinin çözümünü dışarıda aramasın; kendi değerlerine, kendi kaynaklarına yönelsin, kendine ve milletine güvensin.

Bu anlayışı hayata geçirebilirsek ekonomi başta olmak üzere her sahada aşılmayacak kriz ve problem kalmayacaktır.

Bu yazı 500 defa okunmuştur.
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Kıbrıs bizimdir bizim kalacak - 20 Temmuz 2026
  • KKTC tam bağımsız olmalıdır - 19 Temmuz 2026
  • 'Çekilirsen aradan geri kalır Yaradan' - 18 Temmuz 2026
  • Diyalog ve Diyanet - 17 Temmuz 2026
  • İslâm'a kimler itiraz ediyor - 16 Temmuz 2026
  • Türkiye'nin geleceği - 15 Temmuz 2026
  • İdarecide olması gereken vasıflar - 14 Temmuz 2026
  • Türk tarımı diye bir şey kalmadı - 13 Temmuz 2026
  • Türk çiftçisine bir hatırlatma - 12 Temmuz 2026
  • Madenler millete aittir - 11 Temmuz 2026
  • Milli Ekonomi Modeli'nde devletin gelir kalemleri - 10 Temmuz 2026
  • Nereye kadar iyi niyet? - 08 Temmuz 2026
  • Terör nasıl son bulur? - 07 Temmuz 2026
  • Ortadoğu'da değişmeyen senaryolar - 05 Temmuz 2026
  • Ne AB, ne ABD; tek çare Bağımsız Türkiye - 04 Temmuz 2026
  • Büyük Ortadoğu Projesi'ne karşı duruş - 04 Temmuz 2026
  • Maksat aynı metotlar değişik - 02 Temmuz 2026
  • Kapitalizm çökmüştür, kurtuluş Milli Ekonomi Modeli'ndedir - 01 Temmuz 2026
  • Sosyal devlet olmak zorundayız - 30 Haziran 2026
  • Nereye kadar özelleştirme? - 29 Haziran 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 117
Köşe Yazarları
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Güner Özbalcı
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Mehmet Beşe
Mehmet Beşe
DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE GIDA SEKTÖRÜ
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
KOŞMAK NEYE YARAR?
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Misafir Kalem
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Alaaddin Özkar
Alaaddin Özkar
Kurtuluş Savaşı Tartışması ve Tarihsel Gerçek
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Ankara'da NATO, Gündemde Trump
Mustafa Çobanoğlu
Mustafa Çobanoğlu
Mukaddes Vatanın "Mavi Otları"
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş
Kıbrıs bizimdir bizim kalacak
Güç dengesinin değiştiği dünya
Uğur Kepekçi
Güç dengesinin değiştiği dünya
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
IMF Türkiye Raporunun Ötesindeki Gerçek
Çok Okunan Haberler
KEPEKÇİ:
KEPEKÇİ: "İŞÇİ GİBİ ÇALIŞIP ESNAF GİBİ YÜK TAŞIYORLAR"
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.