• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
10:24
Dolar - Euro - TL Kuru 20 Temmuz 2026
10:23
Altın Fiyatları 20 Temmuz 2026
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Prof. Dr. Haydar Baş
  3. Yarı başkanlık sistemi ve parlamenter sistem
Yayınlanma: 13 Ocak 2026 - 00:11

Yarı başkanlık sistemi ve parlamenter sistem

13 Ocak 2026 - 00:11
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş

Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 16-17.07.2012 tarihli yayımlanan yazısıdır

Bir kaç yıldır rejim değişikliği ve başkanlık rejimini tartışan Türkiye, Yeni Anayasa ile yeni bir sistemi konuşmaya başlamıştır. Yarı başkanlık sistemi…

"Yarı başkanlık" ifadesi ilk kez 1978 yılında siyaset bilimci Duverger tarafından Fransa'daki sistemi tanımlamak için ortaya atılmıştır.

Yarı başkanlık sistemi bugün esas itibariyle Fransa ve Finlandiya'da uygulanmaktadır.

Bu sistemde, parlamenter düzenden farklı olarak cumhurbaşkanı, devlet işlerinin idaresinde başbakandan da aktif bir rol oynamaktadır.

Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilir ve bakanlar kurulunu da Cumhurbaşkanı atar.

Yarı başkanlık sisteminde de parlamento söz konusudur. Parlamenter düzende başbakana karşı sorumlu olan bakanlar, burada parlamentoya karşı sorumludur.

Başkanlık sisteminde bakanları başkan görevden alırken, yarı başkanlık sisteminde 'parlamento' bakanları veya başbakanı görevden uzaklaştırabilir.

En önemli örnek olarak gösterebileceğimiz Fransa'da uygulanan sistemde dikkati çeken nokta cumhurbaşkanının geniş yetkileridir.

Öyle ki, Fransa Anayasasının 16. maddesine göre Cumhurbaşkanı, "Cumhuriyet kurumları, milli bağımsızlık ve ülkenin bütünlüğü ya da milletlerarası anlaşmaların yerine getirilmesi vahim ve yakın bir zamanda tehlikeye düştüğü ve Anayasaya dayanan kamu otoritelerinin düzenli bir biçimde çalışması kesintiye uğradığında Cumhurbaşkanı; Başbakan, Meclis başkanları ve Anayasa Konseyi ile resmen görüştükten sonra durumun gerektirdiği bütün önlemleri alır."

Bu maddede çerçevesi çizilen sebeplere dayanarak cumhurbaşkanı özel yetkisi ile tek başına kanun çıkarabilmektedir.

Madde günümüz devlet yapılanmaları içinde adeta "demokratik bir padişahlık "getirmektedir diyebiliriz.

Cumhurbaşkanı ulusal savunma ve dış politika konularında tek yetkilidir.

Tek imza yetkisi ile başbakanı atar ve gerekirse istifaya da zorlayabilir.

Geniş yetkilerle donatılmış Cumhurbaşkanı; başbakan ve meclis başkanlarına danışarak millet meclisini fesih yetkisine de sahiptir.

Fesih olayı gerçekleşirse 20-40 gün içinde seçimlere gidilmektedir.

Cumhurbaşkanının tek başına kullandığı yetkilerinden biri de 9 üyeli Anayasa Konseyi'nin üç üyesini atamak ve konsey başkanını belirlemektir.

Yine yarı başkanlık sisteminde hükümetin de, parlamentoya taşımadan kanun çıkarma yetkisi düzenlenmiştir.

Hükümet senatoya sunmadan ve oylatmadan bir tasarıyı yasalaştırabilmektedir.

Fransa örneğinde yasaların yüzde 90'ı parlamentodaki yasa tekliflerine değil, hükümetin tasarılarına dayanmaktadır. Ve bu tasarıların yasalaşması için başbakan parlamentoya sadece metnin yasalaşması halinde doğacak siyasi sorumluluk konusunda bilgi vermektedir.

Başbakanın bu bildiriminden sonra, millet meclisi üye tam sayısının onda biri tarafından güvensizlik önergesi verilmezse veya verilen önerge kabul edilmezse tasarı yasalaşmış olur.

Cumhurbaşkanı 15 gün içinde tasarıyı onaylamadan önce kısmen veya tamamen parlamentoya tekrar götürebilir. Ancak tasarı aynen cumhurbaşkanına gönderilirse ikinci kez red etme yetkisi söz konusu değildir.

Yarı başkanlık sisteminin bizce en önemli çelişkisi kanun çıkarılma aşamasında tek kişinin elinde toplanan geniş yetkilerdir.

Öyle ki başbakanın hazırladığı tasarı yasalaşmak için Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmak zorundadır. Ancak cumhurbaşkanı anayasanın kendisine sunduğu hallerde tek başına yasa çıkarabilmektedir.

Günümüz parlamenter sisteminde vekiller aracılığı ile kullanılan millet iradesi, yarı başkanlık sisteminde genelde ve önemli hallerde tek elden ve bir tek şahsın iradesine bırakılmıştır.

Parlamenter sistem

Fransa ve Finlandiya'da uygulanan yarı başkanlık sisteminin bizce en büyük sakıncası cumhurbaşkanına verilen yasa çıkarmayı da kapsayan geniş yetkilerdir.

Bugün ise bizim de uyguladığımız ve değişmesinden bahsedilen "parlamenter sistemi" genel hatlarıyla inceleyeceğiz zira uygulamada ülkeden ülkeye farklılıklar görülebilir.

İngiltere'de 1707 yılında ilk örneğini gördüğümüz parlamenter sistem, Türkiye dâhil 43 ülkede tek parlamentolu ve 33 ülkede ise çift meclisli yani "meclis ve senato" şeklinde uygulanmaktadır.

Bu sistemde temsili demokrasinin vazgeçilmezi olan siyasi partiler temel unsurdur.

Her sistemin faydaları veya sisteme yönelik eleştiriler olabilir. Önemli olan devlet yapılanması içinde yönetime bireylerin ne kadar dâhil olabileceğidir.

Buradan hareketle çeşitli etnik gurupların, ırkların veya ideolojilerin hâkim olduğu toplumlarda parlamenter rejim daha iyi neticeler vermektedir.

Çünkü parlamenter rejim, sağ ve sol yelpaze içinde birbirinden farklı görüşler istikametinde kurulmuş partilerin mecliste temsil edilmesine imkân tanır.

Daha fazla katılım, mecliste çok seslilik demektir.

Çok partili hayatı uygulatan bu rejim de seçmen bireye değil, partiye oy vermektedir.

Bu sistemin eleştirilen yönlerinden biridir.

Bahsi geçen yarı başkanlık sisteminde ise Fransa örneğinde gördüğümüz gibi çok sayıda siyasi parti cumhurbaşkanlığı seçimlerine iştirak etse de 2. tura en çok oyu alan iki aday katılabilir. Diğer partilerin adaylarının bu tura katılma şansı yoktur.

Yine parlamenter sistemde seçmen, belli süreler için kendisi adına harekete edecek vekilleri meclise taşır. Vekillerde meclis içinden cumhurbaşkanını seçer.

Halk tarafından seçilmeyen cumhurbaşkanı genelde sembolik yetkilere sahiptir.

Cumhurbaşkanı, seçim sonuçlarını ve teamülleri dikkate alarak hükümeti görevlendirir.

Hükümetin parlamentodan güvenoyu alması gerekmektedir.

Yasama, yürütme ve yargı olarak ifade edilebilecek devlet oluşumunda bunların birbirinin etkisinde kalmadan hareket edebilmesi esastır.

Başkanlık sisteminde bir şahsın elinde toplanan yürütme erki, bakanlar kurulunun oluşumunda da tek iradedir.

Parlamenter rejimde ise başkanlıkta veya yarı başkanlıkta yaşanan "tek elde otoriterleşme" ihtimali çok zayıftır.

Sisteme getirilen en büyük eleştiri istikrarsızlığa sebep olabilecek koalisyon hükümetleridir. Zira koalisyon halinde yürütme ve yasamanın kilitlenmesi gündeme gelebilmektedir.

Bu yazımızda parlamenter sistemi anlattık. "Yarı başkanlık mı, başkanlık mı, parlamenter sistem mi?" sorusunun cevabını gerekirse başka bir makalede ele alacağız.

Bu yazı 406 defa okunmuştur.
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Kıbrıs bizimdir bizim kalacak - 20 Temmuz 2026
  • KKTC tam bağımsız olmalıdır - 19 Temmuz 2026
  • 'Çekilirsen aradan geri kalır Yaradan' - 18 Temmuz 2026
  • Diyalog ve Diyanet - 17 Temmuz 2026
  • İslâm'a kimler itiraz ediyor - 16 Temmuz 2026
  • Türkiye'nin geleceği - 15 Temmuz 2026
  • İdarecide olması gereken vasıflar - 14 Temmuz 2026
  • Türk tarımı diye bir şey kalmadı - 13 Temmuz 2026
  • Türk çiftçisine bir hatırlatma - 12 Temmuz 2026
  • Madenler millete aittir - 11 Temmuz 2026
  • Milli Ekonomi Modeli'nde devletin gelir kalemleri - 10 Temmuz 2026
  • Nereye kadar iyi niyet? - 08 Temmuz 2026
  • Terör nasıl son bulur? - 07 Temmuz 2026
  • Ortadoğu'da değişmeyen senaryolar - 05 Temmuz 2026
  • Ne AB, ne ABD; tek çare Bağımsız Türkiye - 04 Temmuz 2026
  • Büyük Ortadoğu Projesi'ne karşı duruş - 04 Temmuz 2026
  • Maksat aynı metotlar değişik - 02 Temmuz 2026
  • Kapitalizm çökmüştür, kurtuluş Milli Ekonomi Modeli'ndedir - 01 Temmuz 2026
  • Sosyal devlet olmak zorundayız - 30 Haziran 2026
  • Nereye kadar özelleştirme? - 29 Haziran 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 117
Köşe Yazarları
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Güner Özbalcı
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Mehmet Beşe
Mehmet Beşe
DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE GIDA SEKTÖRÜ
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
KOŞMAK NEYE YARAR?
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Misafir Kalem
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Alaaddin Özkar
Alaaddin Özkar
Kurtuluş Savaşı Tartışması ve Tarihsel Gerçek
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Ankara'da NATO, Gündemde Trump
Mustafa Çobanoğlu
Mustafa Çobanoğlu
Mukaddes Vatanın "Mavi Otları"
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş
Kıbrıs bizimdir bizim kalacak
Güç dengesinin değiştiği dünya
Uğur Kepekçi
Güç dengesinin değiştiği dünya
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
IMF Türkiye Raporunun Ötesindeki Gerçek
Çok Okunan Haberler
KEPEKÇİ:
KEPEKÇİ: "İŞÇİ GİBİ ÇALIŞIP ESNAF GİBİ YÜK TAŞIYORLAR"
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.