Cumhuriyet Türkiyesinde çocukluğumuzdan itibaren, zihinlere Atatürk adı kazınmaya çalışıldı. Ona ait olan görüşleri, devrimleri, en ince ayrıntısına varıncaya kadar anlatılmaya, öğretilmeye gayret edildiği zannedildi
Zannedildi diyorum, çünkü eğer bu gerçek olsaydı ülkemizde yaşanan olayların seyri ve gelinen nokta bu şekilde olmazdı. Çok yakın bir tarih önce Cumhuriyetimizin 85. yıl dönümünü kutladığımıza göre, onun ilkelerinin korunması 100 yıl bile olmadan, tehlikeye girmiş; Milli ve Dini Bütünlüğümüz tehdit altına girmiştir.
Bu mantıkla baktığımız zaman iddia edildiği gibi Atatürk, zihinlere kazınamamış, ona olan sevgi ve saygının, olması gereken derecede gerçekleşmediğini görmekteyiz.
Atatürkü anlamak yada yolundan gitmek, Onun resimlerini duvarlara asmak, yada büstlerini dikmekle olacağını zanneden zihniyetler, Ona beklide en büyük kötülüğü yapmışlardır.
Aslında Atatürkü anlamak ve tanımak öğle kolay bir dava değildir. Çünkü Atatürkü şu ana kadar herkes kendi penceresinden seyretmekte, herkes kendi algıladığı şekilde tanımakta ve ona göre de davranış sergilemektedir.
Atatürkü anladığını, onun fikirlerine muhtaç olunduğunu söyleyen kaç kişi onun hayat boyu süren mücadelelerini, çektiği çileleri, sergilediği tavır ve sözlerin manalarını anlamaktadır? Bu sayının çok fazla olduğu kanaatinde değilim. Atatürkü anladığını zanneden fakat kendi idrakleri içinde onun fikirlerini kaybetmeye çalışanların, mutlak manada ayıkması; devletin bekası ve milletin selameti açısından önem arz etmektedir.
Atatürkü anladıklarını, onun yolunu takip ettiklerini iddia eden birinin; AB için çalışmasını bırakın, AB sempatizanı bile olması, akıllara zarar verir niteliktedir.
Bağımsızlık benim karakterimdir düsturu Atatürkün en önemli nişanı olmasına rağmen, hala bağımsızlığımızı yaban ellere vermeye çalışanların, AB yolundaki çabalarını anlamak mümkün değildir.
Dini dinimize, örfü örfümüze, tarihi tarihimize benzemeyen, topraklarımızdaki akıttıkları kanlar bile kurumamışken, yaptıkları zulüm ve işkencelerin izleri silinmemişken; bize olan düşmanlıkları hala devam etmesine rağmen AB ve ABD dayatmalarına boyun eyip; bağımsızlığımızı devretmeye çalışanların hala Atatürkü anladıklarını ya da yolundan gittiklerini söylemeleri olsa olsa bir masaldan ibarettir. Bu masala inanalım mı dersiniz?
Acı ama gerçek olan şudur; Atatürk gerçekten anlaşılamamıştır. Keşke birileri zamanında Atatürkü koruma kanunlarıyla değil de Onu anlamaya çalışmak yolunda; enstitüler, okullar, kurarak; fikirlerine sahip çıksaydılar durumumuz daha iyi olurdu..!
UĞUR KEPEKÇİ









