Atatürk'e çok şey borçluyuz
Uğur Kepekçi

Uğur Kepekçi

Atatürk'e çok şey borçluyuz

08 Kasım 2021 - 09:53

Merhum Atatürk sadece halkımızın değil bağımsızlık mücadelesi veren bütün halkların övgüsüne mazhar oluyordu. Halk, Ona olan vefasını her fırsatta dile getiriyordu. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının hemen ardından bazı mahfiller tarafından çeşitli iftira ve yalanlarla karartma faaliyetleri başlamıştır.

Atatürk’ün özellikle de dindarlığı hakkında, ajanlar tarafından yalan yanlış haberler yayılarak halkı ile arası açılmaya ve maalesef o yüce şahsiyet itibarsızlaştırılmaya çalışılmıştır.

İşgal güçleri ve yerli işbirlikçileri ortaya koydukları planlı programlı ajan faaliyetleriyle kötü emellerine zamanla eriştiler. Hükümet olan siyasi otoriteler, Atatürk’ü ve onun düşüncesini anlamaktan uzaklaşıldıkça da ülkemiz adım adım karanlığa sürüklendi.

Aslında mütedeyyin halkımızın Atatürk’le hiçbir sorunu olmamıştır. Oyuna gelenler, ajanların etkisi altında kalanlar olmuştur.

Prof. Dr. Haydar Baş hocamız, Atatürk hakkında sorunları olanların, Yunan ya da İngiliz ajanlarının etkisi altında kaldıklarını sıklıkla dile getirirdi. Çünkü onun kurtuluş mücadelesiyle bu topraklardan söküp attığı işgal kuvvetleri, elbette kin ve nefretlerini bir şekilde kusmaya çalışacaklardır.

İşgal kuvvetlerinin bu davranışına diyecek sözümüz olamaz. Onlar düşmanlığının gereğini yerine getirmektedir. Bizi üzen, saf ve temiz Anadolu insanının bu yalan ve iftiralara aldanarak paralı ya da beleş avukatlık yapmasıdır.

Bir insanı değerlendirirken sözden çok eylemlerini dikkate almak gerekir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, neredeyse ömrünün tamamında, cephelerde bu vatanı kurtarmak ve yüceltmek için uğraş verdiği halde birkaç soysunuz onun hakkındaki iftiralarına bazı kimselerin aldanması çok acı veriyor insana.

Yapılacak iş çok basittir. Dedikodulara kulak tıkayıp yapılanlara bakmak bile Yunan ve İngiliz ajanlarının başlattığı kirli oyunları bozmaya yetecektir. İnsan beşerdir, elbette ferdi planda hataları olması normaldir. Atatürk de bir beşerdir.

Önemli olan devleti ve milleti alakadar eden konularda nefisine uyup devletin ve milletin bekasına zarar veren davranışlardan kaçınmaktır. Atatürk’ün davranışlarında önem verdiği de budur. Nefisini değil milletini ve devletini tercih etmiştir.

Atatürk elde ettiği gücün arkasına sığınıp dileseydi kendini padişah bile ilan edebilirdi. O her zaman milletin iradesini esas almış, kurduğu yüce Mecliste halkın bağımsızlığını ve egemenliğini her şeyin üstünde tutmuştur. Her konu Mecliste tartışılmış bütün kararların istişare ve uzlaşı kültürüyle alınmasına özen göstermiştir.

Şimdi elinizi vicdanınıza koyun lütfen. Şimdiki yaşanan sistemde hangi karar uzlaşı kültürüyle alınmaktadır? Halkımız siyasi iradenin yanlış tutumlarıyla kampları ayrışmış, dostluktan çok düşmanlık hâkim hale gelmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bu sebeple, mutlaka kuruluş felsefesine dönüşümü sağlanmalıdır. Bunun için de gerçek Atatürk halkımıza iyice anlatılmalı ve ajanların oyunu bozulmalıdır.

Bu konuda gereken özeni gösteren ve gayreti ortaya koyan Prof. Dr. Haydar Baş olmuştur. Gerek salon programlarında “Atatürk Vatandır Sempozyumlarıyla” gerek televizyon sohbetlerinde gerekse de “Hoş geldin Atatürk” eseriyle çok hayırlı bir hizmeti gerçekleştirmiştir.  

Atatürk hakkında bütün iftira ve yalanları ortadan kaldıran Prof. Dr. Haydar Baş hocamızın çabaları hız kesmeden devam etmektedir. Şimdi de Av. Hüseyin Baş Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden gitmekte, babasından devraldığı bayrağı şerefle taşımaya devam etmektedir. Atatürk’e çok şey borçlu olduğumuz için Onun yolundan gidenlerle birlikte olmak da ayrıca bir sorumluluktur. Lütfen herkes sorumluluğunu yerine getirsin.

Bu yazı 345 defa okunmuştur .

Son Yazılar