Milletlerin dünya sahnesinde kalabilmeleri; güçlü ve bağımsız bir iradeyle mümkündür. Yaşayan fertlerini ve gelecek nesilleri, milli ve dini duygular içerisinde, bağımsızlık, birlik ve beraberlik şuuru ile yetiştirmek gerekir. Bu şuur sayesinde; devletin bekası, vatanın müdafaası sağlanır
Vatan müdafaası sürekli olduğuna göre; bu ruhun da sürekli yaşatılması lazımdır. Yeni nesiller, mutlaka tarih bilinciyle yetiştirilmelidir. Tarihteki dostlarımız, düşmanlarımız ve bunların yaptıkları hiçbir zaman unutulmamalıdır. Su uyur düşman uyumaz sözü acı tecrübeler neticesinde söylenmiş bir sözdür.
Dün Çanakkalemizde gözü olanların, bugün, bu sevdalarından vazgeçtiklerini düşünmek imkânsızdır. Çanakkale vatandır. Öğleyse her karış vatan toprağında, yaban ellerin gözü, gönlü, vardır. Bu unutulmaması gereken bir gerçektir
Bir milletin tarih sahnesinde kalabilmesi, dost ve düşmanları karşısında ortaya koyacağı tavırla da alakalıdır.
Atatürkten sonra uygulanan ecnebi yanlı politikalarla; ne milli, ne dini, hiçbir bağımızın bulunmadığı, Haçlı batının merhametine sığınmak gibi bir gaflete düştüğümüzden; dün topla tüfekle geçilemeyen Çanakkale, bugün maalesef silahsız olarak geçilmiştir
Bugün hem iç, hem dış politikalarımız, milli olmaktan çok uzaktır. Dün Çanakkalede omuz omuza vatan topraklarını savunanlar, can verenler, bugün çeşitli sebeplerle ayrışmaktadır. Milletimizin fertleri, asker sivil, devlet millet, çeşitli sebeplerle lime lime edilmeye çalışılmaktadır
Dünya sahnesinde, dış devletlerin oyuncağı konumuna düşmüş vaziyetteyiz. Topraklarımız, madenlerimiz, kurumlarımız, özelleştirme görüntüsünde elimizden çıkmaktadır.
Küresel güçler, her türlü ekonomik ve siyasi yaptırımlar için ellerinden gelenleri yapmaktadır.
Bu halden kurtulmak ve bağımsızlığımızı korumak; ancak ve ancak Çanakkaleyi geçilmez kılan ruhu tekrar diriltip, milli benliği korumakla mümkündür.
Milli benliğin korunması ve geliştirilmesi hakkında Mustafa Kemal Atatürkün Nutuktaki ifadesini aktaralım;
Efendiler! Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize, görecekleri tahsilin hududu ne olursa olsun en önce ve her şeyden önce Türkiyenin bağımsızlığına, kendi benliğine, millî geleneklerine düşman olan bütün unsurlarla mücadele etmek lüzumu öğretilmelidir. Dünyanın milletlerarası durumuna göre, böyle bir savaşın gerektirdiği ruhî unsurlar ile donanmış olmayan fertlere ve bu mahiyette fertlerden oluşan toplumlara hayat ve bağımsızlık yoktur. (TBMM 1 Mart 1922)
Değerli dostlar! Çanakkale zaferi vesilesiyle, Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Başın Milli Ekonomi Modeli ve Sosyal Devlet Milli Devlet projeleriyle, Milletimizi dışa bağımlılıktan kurtarmak, kendi ayaklarımız üzerinde durabilmemizi sağlamak, gelişmemiz ve milli benliğimizi tekrar kazanmamız için verdiği mücadeleyi anlamaya çalışmanızı rica ediyorum.
UĞUR KEPEKÇİ









