Davosta yaşanan, Gazze krizi şeklinde dünyaya duyurulan; Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı R.T. Erdoğanın ortaya koyduğu tepkiden sonra; Müslüman halklar, ezilen milletler gayet güzel tepkiler ortaya koymuştur
Millet olarak, iktidarlara ve siyasetçilere; Türk siyasetine yeni bir rota çizilmesi gerektiği, AB, ABD, İsrail ilişkileri bağlamında yapılan anlaşmaları, yaşanan süreçleri, yeniden değerlendirmeleri konusunda mesajlar verilmiştir...
Yıllardır batılılaşma sürecinden dolayı milli duruşunu kaybetmiş, batılı müttefiklerinin arzularını yerine getirmiş, iktidarlara alışan milletimiz için yeni bir nefes, yeni bir hareket umudu oluştuğu zannı bile güzel bir duygudur şüphesiz
Vatandaşlar ilk tepkinin arkasından gelen yumuşatma mesajlarını görmezlikten gelerek Sayın Başbakanı dünya lideri unvanına bile layık gördüler
.
Bu işin bir cephesi
Ne var ki; bir yandan batıcı medyanın içine ateş düştü
Aman efendim aman Başbakana öyle tembihler, nasihatler yapıyorlar ki, iş onlara kalsa Başbakana dünyadan özür diletecekler
Batının taşeronları, adeta şokta
Ya batılı dostlarımızı kızdırırsak
Ya rotamız batıdan şaşarsa
AB bizi almazsa
İsrail ile ilişkilerimiz bozulursa
ABD ile müttefikliğimiz tehlikeye düşerse
Ya Türkiyenin 100 yıldır kendini tarif ettiği batıyı, medeniyetler ittifakındaki rolünü, BOP Eşbaşkanlığı görevini kaybederse
Tezkere krizi gibi ileride cezalanırsak
Bir tepkiyle,Yahudi Müslüman savaşının çıkmasından dahi korkanlar var
Peki nedir bu telaş ve baskıların nedeni?
Onlarda kendi rollerinin başarısızlığa uğramasından korkmaktadırlar.
Türk Milletinin ve Devletinin kendine has bir duruşa kavuşmasından, batıya uşaklıktan kurtulmasından, Milli bir duruşa kavuşmasından korkmaktadırlar
Dün başörtüsü ve benzeri konularda Mahalle Baskısı adı altında fırtına koparanlar, bugün Başbakan R.T.Erdoğana Mahalle Baskısı uygulamaya kalkışmaktadırlar
Mahalle Baskısına boyun eğildiği ve geri adım atıldığı taktirde, yapılan duruşun bir kıymeti kalmayacaktır
Önceki yazımızda Davosta ortaya konan tavrın mutlaka içinin doldurulması gerektiğini dile getirirken, Başbakanın O duruşun arkasında mutlaka durması gerektiğini dile getirmiştik
Başbakan ve Türk siyaseti için asıl görev ve sorumluluk bundan sonra başlamaktadır
Yeni strateji, yeni rota; başkalarının değil kendi çıkarlarını düşünen, kültürüne, dinine, bayrağına, toprağına uygun tavırlar takınan bir Türkiye, yarınlara daha güçlü çıkacaktır
Hem bugüne kadar ortaya konan tavırlardan ne fayda gördük ki?
Haçlı batının istekleri doğrultusunda heba edilen yıllara rağmen, onları asla memnun edemediğiniz meydandadır. Bu İlahi bir kanundur
Yüce Allahın bu konudaki ikazı ile yazımızı bitirelim;
Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: Allahın yolu asıl doğru yoldur. Sana gelen ilimden sonra, eğer onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, bilmiş ol ki, Allahtan sana ne bir dost, ne bir yardımcı vardır.(Bakara/120)
UĞUR KEPEKÇİ









