Eskilerin bir tabiri vardır; saçın önüne düşünce ak mı kara mı belli olur diye. Gerçekten de saç öne düştü; ak mı kara mı belli oldu. Kazananlar kaybedenler, sevinenler üzülenler meydana çıktı
Eğer öne düşen saçın sadece öğrencinin saçı olduğu tespiti yapılırsa bu tespit asla gerçekçi olmayacaktır. Bu saç; öğrencilerin, öğretmenlerin, eğitim sistemimizin, iktidarın ve dahası topyekün bir milletin saçıdır. Şimdi bu saçlar, neden ak dolu herkesin düşünüp araştırıp, çare bulması lazımdır. Yoksa gelecek nesilleri de kaybederiz Allah muhafaza
ÖSYM Başkanı sonuçları açıklarken; 30 000 öğrencimiz, sıfır çekmiş, bu konu merak konusudur, araştırma konusudur. Dedi ama, gerçekçi bir sonuca varabileceklerini pek de tahmin etmiyorum. AB normlarına uydurulmaya çalışılan, neredeyse her sene sistem değişikliğine giden, yıllardır öğrencisini nasıl eğiteceğine bir türlü karar veremeyen bir anlayışın ürünü kadrolar asla çözüm bulamazlar.
Her milletin bir kültür ve din anlayışı vardır. Bu kültür ve din anlayışını tu kaka zihniyeti ile dışlar, okyanus ötesinden pompalanan,Vatikan anlayışını hakim kılacak bir medeniyet, din ve kültür anlayışını empoze etmeye çalışırsanız, milletin kafaları karışacaktır. Yapılan yanlışın temeli buradadır. Batının din ve medeniyet anlayışı ilkokul sıralarına kadar inmiştir. Okullardaki skandallar, uyuşturucu, seks, kumar gibi kötü alışkanlıklar gençlerin gönül ve fikirlerini kirletmiş ve neticede de gençlerin idealleri körelmiştir.
İdealleri körelen bir nesilden de başarılı sonuçlar beklemek hayalden öte bir duygu değildir.
Rahmetli Baki Bektaş Hocamız, çağımızın yetiştirdiği ender eğiticilerden biriydi. O gençleri ve dostlarını hem maddede hem de manada eğitirdi. Biz ondan çok şeyler öğrendik Allah gani gani rahmet eylesin. Rahmetli Baki Hocamız derdiki; bir toplumun fertlerini eğitmek istiyorsanız, önce eğiticileri eğitmek zorundasınız. Bu konuda Mustafa Kemal Atatürk de eğiticinin önemini işaret etmişti; öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.
Şimdi hep birlikte soralım; işte yeni nesil, 30 000 sıfır ve oldukça düşük puanlar, idealini kaybetmiş gençler
Peki bu nesil kimin eseridir?
Eymeden bükmeden, sağa sola yalpalamadan kabul edelim ki; bu nesil aileden devlete, bizim eserimizdir, sizin eserinizdir..! Başka söze hacet yok vesselam
UĞUR KEPEKÇİ









