Üç gündür Ilımlı İslam projesinin maksatları, faaliyetleri, yapılan tahribatları, özellikle ülkemizde gelinen noktaları; dilimizin döndüğü, gözümüzün gördüğü, kalbimizin hissettiği, kalemimizin yazdığı kadar aktarmaya çalıştık. Allah şahittir ki kimseye bir kastımız yoktur. Maksadımız, bağcıyı dövmek değil üzüm yemektir.
Maksadımız iyiliği tavsiye edip, kötülüğü men etmektir.
Maksadımız, can yakıcı, elem ve ıstırap verici cehennemin ateşinden başta kendimizi, sonra ehlimizi, sonra da çevremizi korumaktır.
Maksadımız, yarın huzuru mahşerde ah edip pişman olmadan, bugün zaman varken, uyanmanın fayda sağlayacağını hatırlatmaktır.
Eğer bir insan, inandım diyorsa onun için serbest bölgeler (nefsi yorum ve yaşamak) yoktur. Din dairesinin dışında kalmayı tercih edenlere leküm diniküm veliyedin (senin dinin sana, benim dinim bana) denebilir. Ancak din dairesine girildikten sonra serbestlik yoktur. Serbestlik isteyen, serbest davranan, zaten kendi eliyle din dairesinin dışına çıkar. Allahın azabına layık olur
Kimse dinin emir ve yasaklarını kendi koyamaz, hüküm koyucu Allah ve Onun yüce Resulüdür. Bizden istenilen; kabulden sonra uygulamaktır
Gerçekler bu kadar açık ve meydandayken, nereden musallat oldu bu Ilımlı İslam belası başımıza!
Ey Müslüman Türk Milleti, şimdiye kadar duymadığın, adı yabancı, görüntüsü tiksindirici, meyvesi zehirden acı, bu melanet şeye nasıl da kandınız?
Atanızdan dedenizden, ananızdan babanızdan, duymadığınız bu fitne tuzağına niye düştünüz?
Dininizin kaynakları olan Yüce Kuranı okumadınız mı?
Yüce Peygamberin buyruk ve mantığını kavramadınız mı?
Ehli kitap diye adlandırılan Hıristiyan ve Yahudiler hakkındaki hükümlere bakmadınız mı?
Yüce Peygamberimizin, İslam olmayanlara benzememek için en basit bir tırnak kesme hadisesinde bile onlara muhalefet ettiğini.. Onların bitişik parmakların tırnaklarını kestiğini görünce, siz karışık kesin ki onlara benzemeyin dediği halde, birileri çıkmış Allahın lanetlediği, Allahın kâfir dediği, Allahın cehennemliktir dediği kimseleri cennete koymaya çalışıyorlar
Nasıl kanarsınız?
Hem bu geçici dünya hayatı için değer mi, kendinizi tehlikeye atmanız? Bırakın kendi kafasından din ve yol icat etmeye çalışanları kendi kuyularını kazmaya devam etsinler. Siz şu uyarılardan korkmaya çalışın ve korunun;
Kim, kendisine hidayet (doğru yol) besbelli olduktan sonra peygambere karşı çıkar, müminlerin yolundan başkasına uyarsa, onu yöneldiği yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir varış yeridir. ( Nisa Suresi:115)
Son söz; siz bu tehlikeli sürece ortak olmayın, sonra altından kalkamayacak ve cehennemin dibini boylayacak hâle gelirsiniz, güzel şeylere vesile olun ki akıbetiniz hayrolsun;
Müslümanlıkta iyi bir yol açan kimseye o yolun sevabı verileceği gibi o yolda gidenlerinde sevabı verilir; bunun yanında onların sevabından bir şey eksilmez. Müslümanlıkta kötü bir yol açana o yolun günahı verileceği gibi o yoldan gidenlerin günahı da verilir; bunun yanında o yoldan gidenlerin günahı eksilmez. (Riyazüssalihin/ Müslim)
UĞUR KEPEKÇİ









