"Milli Ekonomi Modeli" dışında, düzenlenen ulusal yada uluslar arası, resmi ve gayri resmi bütün toplantılarda problemler dile getirilmekte, fakat çözümler bulunamamaktadır. Küresel güçlerin etkisi altında geçen bu ve benzeri toplantılarda, hükümet yetkilileri küresel fikirler dışında bir fikir bile beyan edememektedirler.
Devletlerin hali bu
Peki halklar ne alemde?
Halklar, dünyanın en zengininden en fakirine, istenilenden çok uzak, mutsuz ve huzursuzdur. Ya maddesi ihmal edilmiş, ya manası
Aç olan açlıktan, tok olan tokluktan rahatsız, bir acayiplik var ortada
Küresel güçler ve onların işbirlikçileri, insanın içinde bulunduğu durumu teşhis ve tarif bile etmekten aciz iken Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, her ülkenin kendi kalkınmasına imkan veren; ister tek başına, isterse de kürsel manada bütün dünyayı kuşatacak çözümler içeren bir model sunmuştur.
Bursa da düzenlenen 7. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresine katılan yerli ve yabancı ilim adamları çok iddialı tebliğler sunmuştur. Rus bilim adamları kendi ülkelerinde kısmen uygulanmakta olan, bazı bölümler sayesinde kısmi rahatlamaların olduğunu, Rusyanın bu model sayesinde tekrar eski gücüne ulaşacağını, dünyanın tek kutupluluktan kurtulacağını, dolayısıyla dünyada ABD nin jandarmalığının sona ereceğinden bahsetmektedirler
Milli Ekonomi Modelinin ikinci en önemli prensibi ise devlet ve kurumların yalnızca vatandaşın hizmetinde olmasıdır. Milli Ekonomi Modeli devleti halkıyla barıştırmaktadır Bu ne demek biliyor musunuz? Kendisini vatandaşlardan korumak için masraflara girmeyen bir zümreyi diğerine karşı dengelemek ya da kışkırtma ihtiyacı duymayan bir devlet. Milli Ekonomi Modeli, devleti ve kurumlarını bir sınıfın diğerini ezme aracı olmaktan kurtarıyor ve tarihte ilk kez halkıyla barıştırıyor. ( Prof. Dr. Valery Lebedev)
Diğer bir Rus bilim adamı; Sayın Baş, Milli Ekonomi Modeli ile sadece ekonomik çözümler üretmiyor. O dünyada problem adına ne varsa onlara çözümler sunuyor. Mesela O, yeni yazdığı Hz. Ali ve Hz. Fatma adlı iki eseri ile asırlardır kanayan bir yara halinde olan ve çözümsüz bekleyen Şii -Sünni meselesine de çözüm üretmektedir. Bu sayede, asırlardır süre gelen Sünni-Şii anlaşmazlılarına son verilecek, olası bir çatışma ortadan kalkacak, ilerde çok ciddi ittifaklar oluşabilecektir. ( Prof. Dr. Victor Minin)
Bu kadar önemli çözümler, içimizden çıkan ilim fikir ve gönül adamı olan Prof. Dr. Haydar Başa ait iken hala ecnebilerin çözümsüzlük girdabında debelenip durmak nedendir?
Peki, ey Millet, Allah aşkına siz neyi arıyorsunuz
Belanızı mı? Mevlanızı mı?
UĞUR KEPEKÇİ









