Bu kutsal yolculukta nasip şansını yakalayanlar belki de ömürde bir daha nasip olmayacak önemli bir fırsatı yakalamıştır. Akıl sahipleri bu fırsatı çok iyi değerlendirmek zorundadır.
Hac ibadeti dolayısıyla; nereye gittiğini, ne için gittiğini, neler yapması gerektiğini, orada yaşaması gerekenlerin ve alması gereken ibretlerin neler olduğunu mutlaka çok iyi bilmesi lazımdır. Yoksa da sıradan ve gayet zor olan bir yolculuğun yorgunluğuyla geriye eli ve gönlü boş olarak dönebilir.
Bu kutsal yolculukta eli ve gönlü boş olarak dönmek istemeyenler, hem fikir hem de gönül eğitimi alıp, gerekli donanıma erişmeli, gayret ve sabrı düstur edinmelidir.
Hac ibadetinde mahşerin provasının yapıldığını, orada yapılan bütün ibadetlerin günahların affına vesile olmasının yanında, ciddi bir eğitimden geçirdiğini bilmek lazımdır.
Yapılan bütün vazifelerin, görülenin dışında bir sırrı olduğunu düşünmek ve bulmak lazımdır.
Giyilen ihramla, insanları bütün rütbelerden soyutlayıp, zengin fakir herkesi bir kıyafet altında toplayıp, ölümü de hatırlatmak için kefen hükmünde olduğunu hatırlamak lazımdır.
İhramlıyken diğer zamanlarda yasak olmayan bazı şeylerin dahi yasaklanarak bir eğitime tabi tutulduğunun bilincine ermek lazımdır.
Bütün hacıların belli bir zaman aralığında belli bir sınır içerisinden Arafat’ta bulunmasının hikmetlerine erişmek lazımdır.
Yaşanan manzaranın, öldükten sonra tekrar dirilecek insanların hesap günü mahşerde nasıl bir araya geleceğini hayal etmek lazımdır.
Velhasıl Haccın sır ve hikmetlerine erişmeye çalışmak lazımdır. Vesselam.
Uğur Kepekçi / 1 Ekim 2013









