***
Seçim sonuçlarını değerlendiren Sayın Arınç; bu seçim sonuçları milletin muhtırasıdır dedi.
Diğer kurmaylar; askeri tamamen devre dışı bırakacak bir sivil anayasadan bahsetmektedirler.
Son olarak AKPnin hukukçusu Prof. Zafer Üskül; sivil anayasada Atatürk milliyetçiliğinin yer almaması gerektiğini savundu. Bunlar, sıradan şeyler olmayıp, önceden hesaplanmış ve milletin hazmetme kapasitesini ölçmeye yönelik faaliyetler olduğu kanaatini taşımaktayım.
***
Erol Mütercimler bu konuda yazdığı makalede bakınız ne diyor;
Anayasada Atatürk milliyetçiliği ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlılık yer alıyor. Bu ifadelerin yer almaması doğru olur. Bu bir eksiklik değildir. Atatürk başka bir şeydir, Kemalizm veya Atatürkçülük başka bir şeydir. Bu sözler de Üsküle ait. Şimdi düşünelim, bu ifadeler kökten AKPli birisi tarafından söylenseydi, o kişi hakkında söylenmedik laf kalmayacaktı. Taa MNP döneminden girip, milli görüşten çıkılmıştı !
Üskül, AKP kadrolarının dillendirmeye cesaret etmediklerini düşünerek, rövanş almayı önerip, Birinci Cumhuriyetin tasfiyesi için cesur olunması gerektiğini öğütlemektedir. Üskülün ayağının tozuyla yaptığı açıklama ulus devletin tasfiyesi için hızla harekete geçin demektir.
Üskül kendi önerisinin AKPnin seçim beyannamesinde olduğunu öne sürüp, Atatürk milliyetçiliğinden rahatsız olduğunu kamuya açıkça ilan etmiştir. Ne demektir bu? Çok net biçimde, hiç bir tartışmaya yer bırakmayacak açıklıkta, ulus devletin tasfiyesi demektir. Çünkü, Atatürk milliyetçiliği, 21.yüzyılın önemli önermelerinden biri olan multiculturalism-çok kültürlülüğün matematik olarak formüle edilmiş şeklidir. Ne mutlu Türküm diyene bunu anlatmaktadır. Üskül diyor ki; artık bunu söylemekten vazgeçip, ne mutlu etnik kimliğim diyebilmeliyiz. Yani seçim döneminde Leyla Zananın Iğdır konuşmasında hiç çekinmeden, kimseden saklamaya gerek duymadan dile getirdiği bölünmeyi onaylayan bir destektir Üskülün söylediği.
***
Milletimiz AKPye; bazı beklentilerine kısa zamanda çözüm bulması ve uzlaşma zemininde hareket etmesi, eksik kaldığını iddia ettiği bazı uygulamaları yerine getirmesi için oy verdiği unutulmamalıdır. Daha şimdiden yeni iktidar uzlaşma yerine kılıçlarını kuşanıp, hele de rejimi tehlikeye sokacak işlere parmak sokarsa; beklenen huzur ortamı yok olur, milletimizde devletimiz de zarar görür, oluşan ortamda düşmanların ekmeğine yağ sürer.
UĞUR KEPEKÇİ









