Hz. Fâtımâ (aleyhisselam) gerek bu dünyada himmetinden,
fikir ve feyzinden; gerek ahirette şefaatinden nasiplenebileceğimiz,
Peygamberimiz (s.a.v.)’in “benim bir parçam” dediği mübarek bir şahsiyettir.
Prof. Dr. Haydar Baş
hocamızın Kendisi hakkında yazdığı şaheserinden bu konuda bilgiler aktaralım
müsaadenizle:
Hz. Peygamber (s.a.v.) defalarca Hz. Fâtımâ (aleyhisselam)'ın
Kendinin bir parçası olduğunu ifade etmiştir.
"Parça ifadesi, bazı hadislerde örneğini gördüğümüz
gibi gerçekten babalık yönünü işaret etmektedir.
Ancak "parça" kelimesi ile asıl anlatılmak istenen
bizce; Hz. Fâtımâ (aleyhisselam)'ın Resûlullah (s.a.v.)'in düşüncelerini en iyi
anlayan, O'nun getirdiği kuralları hayatının her safhasında en iyi uygulayan kişi
olmasındandır.
Diyebiliriz ki, Hz. Fâtımâ (aleyhisselam) Resûlullah
(s.a.v.)'in kadın hâlidir.
Sadece O'nda peygamberlik makamı yoktur.
Bir gün Resûlullah (s.a.v.) Fâtımâ (aleyhisselam)'ın elinden
tutarak halkın yanına çıktı ve şöyle dedi: “Şu kızı tanıyan tanıyordur.
Tanımayan da bilsin ki O, Muhammed'in kızı Fâtımâ ‘dır. O benim bir parçamdır.
Göğsümün içindeki kalbimdir. O'nu inciten Beni incitmiş olur. Beni inciten de Allah'ı
incitmiş olur.”
Resulûllah’ın ashabına Fâtımâ'yı tanıtırken sarf ettiği
cümle çok açıktır:
"Fâtımâ Benden bir parçadır. O'nu öfkelendiren Beni
öfkelendirmiş olur."
Resûlullah (s.a.v.) Hz. Fâtımâ’ ya şöyle buyurdu:
"Allah-u Teala Senin gazabınla gazaplanır, rızanla da razı olur."
Misver bin Mahrame şöyle dedi:
"Allah’ın Resulü (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Fâtımâ,
Benden bir çiğnemlik ettir-yahut parçadır."
İslam Peygamberi, Hz. Fâtımâ (aleyhisselam) hakkında şöyle
buyurmuştur:
"Kızım Fâtımâ, her iki cihan kadınlarının
hanımefendisidir. Fâtımâ, bedenimin bir parçasıdır.” (Prof. Dr. Haydar Baş /
Hz. Fâtımâ / genişletilmiş 2. Baskı / Sayfa 61-62).
Değerli dostlarım! Madem Allah (Celle Celaluhu) ve
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve âlihi), Hz. Fâtımâ (aleyhisselam)’ın
sevilmesi ve takip edilmesi gerektiğini işaret ediyor; akıl ve iman sahiplerine
düşen görev, sevmek ve takip etmektir.
Sevmek ve takip etmek demişken şu mevzuya dikkat çekmek
gerekir:
Sevginin bir iddia olduğunu unutmamak lazımdır. Her iddia
sahibinden, iddiasının ispatı istenir. Sevginin ispatı da Onu yaşamak, Onun
yolunda fedakârlık yapmaktır.
“Gülü seven dikenine katlanır.” Sözü, demek istediğimizi
anlatan güzel bir ata sözümüzdür.
Onun söz ve fiillerini dikkate almak, sosyal hayatta
gönülden tasdikle Onun bizlerden istediklerini yerine getirmektir.
Rabbim Hz. Fâtımâ (aleyhisselam)’ın sevginin sırrına ermeyi,
bu sayede de Onun himmet ve şefaatine layık olmayı nasip eylesin. Âmin.









