Son zamanlarda yaşadığımız olaylar tarihe nasıl geçecek onun adını ben koymak istemiyorum ama şundan eminim ki olumlu bir not düşmeyecektir. İçeride ve dışarıda yapılan uygulamalara bir bütün olarak bakıldığında aslında Türk Milletinin hayrına olmayacak çok önemli gelişmeler olduğunu görmek mümkündür.
Zavallı vatandaşlarımız karnını doyurmanın, evine bir parça ekmek götürebilecek bir iş bulmanın derdinde, hükümet de milletimizin geleceğini olumsuz etkileyecek çok önemli kararlar peşinde koşmaktadır.
İçeride çeşitli açılımlar, kurumlar arası çatışmalar, reform adı altında var olan devletin çatısında yapılacak köklü değişiklikler, sağlıkta dönüşüm planı adı altında kamu hastanelerinin satışı tezgahlanmakta, anayasa değiştirilmeye çalışılmakta
Dışarıda kabak tadı veren one minute tiyatroları oynanmakta, devletin en başından bile ABD ile ilişkilerin tekrar normale dönmesi gerektiği, sadece Ermeni Meselesi için ABD ile dostlukların yok edilemeyeceği konuları dile getirilmekte, Ermeniler ile imzalanan Türkiye Cumhuriyeti Devletinin zararlı çıkacağı gün gibi meydanda olan protokole sadık kaldığımız mesajları verilmekte.
Üstüne üstlük bir de Sayın Başbakandan, Fransada yaşayan vatandaşlarımıza Fransız vatandaşı olunuz çağrıları gelmektedir.
Fransız vatandaşı olmakla neyinizi kaybedeceksiniz. Fransız vatandaşı olmakla ne Türklüğünüzü ve Kürtlüğünüz kaybetmezsiniz.
Bildiğiniz gibi Sayın Başbakanımız, geçmişte de Almanyada yaşayan vatandaşlarımıza;
Dili, ırkı, dini, milliyeti bir tarafa bırakıp insanlık ortak paydasında entegre olunuz
Buradaki huzurunuz Alman vatandaşlığına entegre olmakla mümkündür Demişti
Bu ve benzeri çağrıların, bir milletin tarih sahnesinden silinmesine kadar gideceğini tahmin etmek için kahin olmaya gerek yoktur. Tarihte hiç millet yoktur ki aidiyetini korumadan dünya sahnesinde kalabilsin. Sayın Başbakan keşke bu davetlerin nelere mal olabileceğini iyice tartıp konuşsa daha faydalı olur kanaatindeyim.
Hiçbir devlet, bizim kaşımıza gözümüze hayran olduğu için bizi vatandaşlığa kabul etmez. Onların niyetlerinden mutlaka orada yaşayan vatandaşlarımızı asimile etmek fikri yatmaktadır.
Fransızlar, tarihte asla bizim hakkımızda hayırlı rüya bile görmeyen, kanımıza düşman bir millettir. Bunu bile göremeyen iktidar sahipleri bizi yönetmeye devam ettiği müddetçe bizi çok büyük tehlikeler beklemektedir.
Gördüğünüz gibi içerde de dışarıda da ilmek ilmek dökülen bir yapı arz etmekteyiz.
Milletimiz, devletin ve milletin bekasını düşünen, bırakın başka milletlerin vatandaşı olmayı, oralarda köle gibi çalışmalarını bile hazmedemeyen bir lideri, Prof. Dr. Haydar Başı iktidar etmediği müddetçe, daha çok sürünürüz, ne içerde, ne dışarıda, itibarımız kalmaz
Allah sonumuzu hayreyleye
UĞUR KEPEKÇİ









