Ecdadımız mesleki eğitimin yanında mutlak nefis terbiyesinin gerekliliğini çözdüğü için, ahilik dergahlarını devreye koymuş, usta çırak ilişkileri ile mükemmel insanlar yetiştirmiştir. İfadelerini kullanmıştık
Bu makalemizde de Ahilik hakkında kısaca bilgi vermek istiyoruz:
Ahilik, Anadolunun kültür birliğine ulaşmasında etkili olan kurumların başında gelir. Anadoluya Yesevi dervişleri ile birlikte gelen Ahiler, meslek sahibi olmaları nedeniyle daha çok şehir merkezlerine yerleşmeyi tercih etmişlerdir. Ahilik, bir meslek örgütü olmasının yanında, manevi terbiye ocağıdır.
Ahi Evren hazretleri, İran'ın Hoy şehrinde, 1169 da doğmuştur. 1220 li yıllarda Moğol istilasında Anadoluya gelmiş, Konyaya yerleşmiştir. Şems Tebriz-i hazretlerine biat edip manevi eğitimini ondan almıştır. Daha sonra Kırşehire yerleşip, tekke ve zaviyelerini burada inşa etmiştir. İnsanlığa maddi-manevi hizmetlerine burada devam etmiş, 01 Nisan 1261 tarihinde Kırşehirde ölmüştür. Tekke ve zaviyenin bulunduğu külliye daha sonraları Ahi Evren Camisi olarak hizmete açılmış olup, türbesi burada bulunmaktadır. Ahilikle alakalı birkaç temel bilgi vermeye çalışalım:
Ahilikte temel ilke, üye olanların birbirine mutlak eşitliğidir. Üyelerin arasında kardeşliğin tesisi en temel ilkedir. Ancak, küçükten büyüğe doğru bir saygı silsilesi mevcuttur. Ahiliğe girmek isteyen kişinin, başka bir Ahi tarafından önerilmesi gerekmektedir. Küçültücü işlerle uğraşanlar, çevresinde olumsuz tanınanlar, fitne fesat çıkarabilecekler, Ahi olamazlar.
Ahi olmak için bir meslek ya da sanat sahibi olma zorunluluğu yoktur. Ahi zaviyelerine işçi ve çıraklardan başka, öğretmenler, müderrisler, kadılar, hatipler, vaizler, emirler, yani bölgenin saygılı ve ulu kişileri devam ederdi. Ahiliğe kabul şartı, iyi ahlaklılık, yardım severlik ve cömertlik olduğundan teşkilata girenler, temiz, ahlaklı ve iyiliksever kişilerdi. Ahiler arasından adil yöneticiler, tabipler, valiler, komutanlar, müderrisler ve kadılar yetişmiştir. Çünkü Ahi dergâhlarında sadece mesleki eğitim verilmeyip, ahlaki eğitimde verilmekteydi.
Ahiliğe giriş özel bir törenle ile olur. Törende Ahi adayına Şed kuşandırılır ve tüm insanlara karşı sevgi dolu, saygılı olması, doğruluktan ayrılmaması öğütlenir. Ahiliğe ilk girenden kesin bağlılık ve sonsuz itaat istenir. Ahi olacak kişinin mutlaka Müslüman olması da gerekmektedir. Ahilikte bilgi edinme, sabır, ruhun arındırılması, sadakat, dostluk, hoşgörü gibi özelliklerin kazandırıldığı aşamalardan geçilir. Bu özelliklere sahip olmanın yanı sıra Ahiliğin önemli olan altı ilkesi mevcuttur.
Bunlar: Elini açık tut, Sofranı açık tut, Kapını açık tut, Gözünü bağlı tut, Beline sahip ol, Diline sahip ol.
Ahilikte belli aşamalardan geçilir. Bu aşamalarda müride mesleki beceriler, tasavvuf ve dini bilgiler, okuma-yazma, Türkçe, Arapça, Farsça, müzik, matematik ve askeri bilgiler ile Ahiliğin anayasası niteliğindeki Fütüvvetname öğretilir. Ahilik eğitiminde, dokuz kademeli bir sistem bulunmaktadır. Bunlar: Yiğit, Yamak, Çırak, Kalfa, Usta, Ahi, Halife, Şeyh, Şeyh ül Meşayıh.
Bu bilgiler ışığında toplumun ihtiyaç duyduğu, dürüst meslek erbabının adam gibi yetişmesi hiçte kolay olmadığını takdirlerinize sunuyorum. Şimdiki zamanımızda hangi esnaf ya da sanatkâr örgütüne girmek için bu şartlar aranmaktadır?
Vergi mükellefi olabilen, vergisini düzenli ödeyebilen ve teknik bazı şartları yerine getirebilen her vatandaş müessese açabilmektedir. Hangi müessese açılmadan önce ahlakı yeterlilik istenmektedir. Bakın etrafınıza; alışveriş yaparken, yada ikinci şahıslarla her türlü temasta tabir yerindeyse kandırılmak yada kırılmak endişesi duymayan var mı? Eğer meslek gurupları kendi içinde Ahiliği devam ettirebilselerdi, emin olunmayanları içlerinde barındırmasaydı, bu hallere düşmezdik. Vesselam
UĞUR KEPEKÇİ









