Allah, herkesin yavrusunu bağışlasın, uzun ve faziletli ömürler versin. Geçen gün Kızım Senanın 10. yaş günüydü. Bu anlamlı güne farklı bir mana katmak için Veda filmine götürmeye karar verdim.
Uzun zamandır reklamları yapılan filmin, ana konusu Atatürk olduğuna göre, bu konudaki tercihimizin doğru olacağı kanaatiyle bu işe kalkıştık.
Uygulanan teslimiyetçi AB ve ABD politikalarıyla, geldiğimiz noktanın asla Mustafa Kemalin fikirleriyle bağdaşmayacağını bildiğim için en azından Onun bağımsızlık mücadelelerini anımsamakla, milli duygularımızın coşacağını, daha farklı duygular yaşayacağımızı zannettik.
Asıl maksadım, bu vesileyle küçük kızımın körpe dimağında, var olan vatan-millet sevgisini bir miktar daha artırmak ve aidiyet duygusunu pekiştirmekti
Sinemaya girerken karşılaştığım manzara ile ilk hayal kırıklığını yaşadım. Sinema kompleksinde Recep İvedik filmine giren kalabalıklar arasında Veda filmini izleyemeye gelenler olarak, azınlıkta kalışımızdı
Çünkü; bir salonun sadece dörtte biri doluydu.
Eşimin kulağına eğilerek şu sözü fısıldadım; İşte toplumun hali budur
Eğer bir gün insanlar ivedik filmine gider gibi; Atatürkle, Vatan-Milletle alakalı filmlere koşarak, coşarak giderse, işte o zaman toplumun çehresi değişir!
Kızıma ve eşime, filimi dikkatle izleyelim, dışarı çıkınca size fikirlerinizi soracağım dedim. Film bitince kızım Senaya sordum. Bakınız, Sena ne cevap verdi; Baba, Atatürk, gerçekten bu kadar içki ve sigara içer miydi?
Bu kadar yakın arkadaşı olan adam, madem Atatürkü bu kadar seviyordu da onun anılarını, fikirlerini aktarmak, yaşatmak dururken, neden canına kıydı. Bu nasıl sevgi?
Eşim; Ben bu filmin ne gaye ile çekildiğini anlayamadım ifadesini kullandı
Filmlerin gayesi; izleyenlere bir şeyler vermek ise, Veda filmiyle verilmek istenilen ana tema eğer Atatürk hakkında olumlu duygular vermek ise, maalesef bu sağlanamamıştır. İlk öğretim 5. sınıf talebesi kızım, lise mezunu eşim ve üniversite mezunu bendeniz, bu filimden Atatürkün ne fikirleri, ne mücadeleleri hakkında aklı başında bir bilgi yada duygu alamadık.
Atatürkün; aşık olduğu Fikriye hanımın başını açarak devrimleri başlatması, Fikriye hanımın başını açmasının şerefine kadeh kaldırılması, devrimlerin içki meclislerinde karara bağlanması, cephedeki savaş manzaralarından çok balolardaki eğlence görüntüleri, çocukken hocada falaka dayağı yemesi, Selanik sevdalısı bir kişi olarak lanse edilmesi, hele de annesi Zübeyde hanımın seslendirilmesinde (Alirıza beye göre) daha farklı bir lehçe kullanılması, ne Atatürke ne de Atatürkü sevenlere bir fayda sağlamadığı kanaatindeyim
Uzun sözün kısası Veda filmiyle kaş yapayım derken göz çıkarılmıştır.
UĞUR KEPEKÇİ









