"Kerbela, Kerbela!
Kimsenin başına gelmez böyle bir bela!
Mahşere kadar matemimizdir Kerbela!" (Nazarî)
10 Muharrem, Kerbela'da Ehl-i Beyt'in soykırımının yaşandığı gündür. Bugün, kınayıcıların kınamasından çekinmeden farklı bir şeyler yapmalıyız. Peygamberimizin(s.a.a.) emanetinin bizlere ulaşması için verdiği mücadele uğruna bir yudum su bile layık görülmeden, dünyada eşine rastlanmayacak derecede bir katliama maruz kalan İmam Hüseyin (a.s.)'ın duruşunu ve mücadelesini tefekkür etmeliyiz.
Bugün zevkimizden, rahatımızdan bir gün dahi olsa uzak durmalıyız. İmam Hüseyin Aleyhisselam ve Kerbela Şehitlerinin aziz hatırasına minnet, saygı ve sevgi duymalıyız. Onlara bu zulmü reva görenlere de buğz etmeliyiz.
Alemlere Rahmet Hazreti Muhammed (sallallahu aleyhi ve âlihi) şöyle buyurur:
"Kim Allah için sever, Allah için buğz eder, Allah için verir, Allah için vermezse imanını kemale erdirmiştir." (Ebu Davud, sünnet, 16)
Yüce Allah da sevgi ve buğz hakkında şu uyarıyı yapmıştı:
"Allah'a ve ahiret gününe iman eden bir topluluğun, Allah'a ve peygamberine düşmanlık eden kimselere -babaları, oğulları, kardeşleri yahut diğer akrabaları da olsa- sevgiyle bağlandıklarını göremezsin. İşte Allah bu müminlerin kalplerine imanı nakşetmiş ve onları katından bir ruh ile desteklemiştir. Onları -orada ebedî kalmak üzere- altından ırmaklar akan cennetlere yerleştirecektir. Allah onlardan razı olmuştur, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte onlar Allah'tan yanadırlar; iyi bilinmeli ki kurtuluşa erecek olanlar da Allah'tan yana olanlardır!" (Mücadele suresi / 22. Ayet)
İmam Hüseyin ve Şehit edilen Ehl-i Beyt'e Onların yarenlerine duyduğumuz sevgi de Onların düşmanlarına buğz ve nefretimiz de lanet okuyuşumuz da Allah içindir.
Onlar için gözyaşı dökmeliyiz. O'nun vasiyetine sadık kalacağımızın sözünü vermeliyiz. İşte o zaman Aşure gününün fazilet ve bereketinden istifade edenlerden oluruz.
Bugün tutulacak oruçtan çok matemin büyük bir önemi vardır. İmam Câfer-es Sadık'tan (a.s.) şöyle rivayet edilmiştir: "Hüseyin'in (a.s.) başına gelenlerin dışında hiçbir musibete ağlamak yakışık almaz. Hüseyin bin Ali'ye ağlamanın pek büyük fazileti ve sevabı vardır." (Kamilu'z-ziyaret, sayfa 101.)
KERBELA, SOYKIRIM, MATEM VE MİLAT
Bugün 10 Muharrem, Aşura günüdür. Peygamberin ciğerparesi, cennet gençlerinin efendisi, "Hüseyin bendendir, ben de Hüseyin'denim. Allah Hüseyin'i seveni sever" buyurduğu İmam Hüseyin (a.s.) ve 72 yareninin çoluk çocuk acımadan hunharca katledildiği gündür.
Merhum Prof. Dr. Haydar Baş Hocamızın Kerbela hakkındaki tespiti bütün insanlık âleminin tefekkür etmesi gereken bir tespittir: 'Kerbela faciası, tarihte eşi olmamış bir soykırımdır'
Muharrem, Hicri 61 yılında Hz. İmam Hüseyin (a.s.)'ın Kerbela'da şehit edildiği günden itibaren adı, yönü, şekli değişen; kıyamete kadar da matem vasfı değişmeyecek olan bir ay şekline dönüşmüştür.
Allah'ın haram aylar arasında zikrettiği Muharrem ayında, savaşmanın ve kan dökmenin yasaklandığı halde; sözüm ona Müslüman kılıklı kâfirler, münafıklar tarafından, Peygamber (s.a.a.)'nin ciğerparesi, şehitlerin efendisi olan İmam Hüseyin (a.s.)'ın ve ashabının soykırımı sebebiyle mateme dönüşmüştür.
Kerbela soykırımından itibaren;
Muharrem, matemdir.
Muharrem, İmam Hüseyin (a.s.)'ın yasını tutmaktır.
Muharrem ağlamaktır.
Muharrem, Ehl-i Beyt'i anlamaya çalışmaktır.
Bu sebeplerle Kerbela, bir milattır;
Kerbela'ya kadar Muharrem ile Kerbela'dan sonra Muharrem asla aynı kefeye konamaz. Bu sebeple Kerbela, hicret gibi yeni bir dönemin başlangıcıdır.
Aşura gününü matem, dua ve ibadetle geçirenler, Ehl-i Beyt'i, Hz. Muhammed'i, Allah'ı sevindirir ve razı ederler.
Rabbim cümlemizi Ehl-i Beyt'in yolundan ve şefaatinden ayırmasın.
Muharrem ayında matem tutanlar, ağıtlar yakanlar, yas tutanlar, Ehl-i Beyt hayranları dışında kalan aymazların eleştiri odağı olurlar. Eleştiren aymazlar, utanmadan bir de şu ve benzeri sözleri kullanırlar;
'Vay efendim asırlarca önce olan olayları tekrar gündeme getirmeye ne gerek var.'
'Vay efendim haklı haksız size ne, yarın hesap divanında hesabı görülür kim haklı kim haksız belli olur. Bu işi bu kadar abartmaya ne gerek var olan olmuş giden gitmiş.'
Gerçekten insanın yüreğini yakan, yaraları kanatan sözler bunlar.
Halbuki Peygamberimize Kerbela'da Hüseyin'in şehadet haberini getiren;
Hz. Cebrail ağlamış.
Hz. Muhammed ağlamış.
Hz. Fatıma ağlamış.
Hz. Ali ağlamış.
Duyan ağlamış.
Gören ağlamış.
Hz. Fatıma anamız, babasından sonra yaşadığı 6 ay boyunca siyahlar giymiş sürekli ağlamış vefat edinceye kadar evinden dışarı çıkmamıştır.
Kerbela'daki faciada Hz. Hüseyin (as) 'ın ashabından şehit edilenlerin sayısı 72 kişi idi.
Şehitlerin 23' ü İmam Hüseyin ve ev halkıydı. Burada bir muhakeme yapmak gerekir ki, İmam Hüseyin (a.s.) temizliği ve masumiyeti Cenab-ı Hak tarafından tasdik edilmiş bir kişidir.
Kundaktaki bebeği dahil herkes kılıçtan geçirilmiştir. "Kerbela faciası tarihte eşi olmamış bir soykırımdır." (Prof. Dr. Haydar Baş / İmam Hüseyin/ Sayfa 685)
(Devam edecek…)









