Birkaç gündür Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş bey hakkında yapılan iddia ve karalama kampanyalarına ve Sayın Başın Meltem Televizyonunda verdiği cevaplara yer verdik.
Şimdi değerli dostlar, birlikte bir muhasebe yaparak bu konudaki yazımıza bir nokta koyalım. Sayın Baş kendi ifadesiyle Ben ne askerin, ne de devletin adamıyım. Ben milletin adamıyım diyor ve zaten bunun aksine bir belge falan da yoktur. Bugüne kadar söylenen bu asılsız iddialar cevap bulduğuna göre, şimdi herkes kendine şu soruyu sormalıdır:
Peki, Haydar Hoca dinlenseydi, Ona bir nebze kulak verilseydi ne olurdu?
Keşke her kurum, Prof. Dr. Haydar Baş bey gibi bir değere sahip olsaydı. Çünkü: O size iş ve aş, vatandaşlık maaşı, eğitim yardımı, doğum yardımı, faizsiz iş kredisi, belli bir oranın altında vergi alınmayacağını
vaad etti. Siz ne yaptınız! En kolay ve en acımasız olanını seçtiniz...
Dinlemeye ve anlamaya çalışmadan reddettiniz, olmaz dediniz...
Bu reddedişiniz bir şeyler bildiğinizden olamaz, çünkü ilim adamları inceliyor kafa yoruyor ve bu iddialar kuru bir söz değil, çok ciddi ilim ve fikir ürünüdür. diyor.
Doğruluğuna imzalarını atıyor
Prof. Dr. Haydar Baş bey size ne demedi ki, bir hatırlamaya çalışın:
* IMF politikalarına ve AB dayatmalarına boyun eğen bir partiye oy atarsanız uygulanacak politikalarla önce siz aç kalırsınız. Sonra işletmeleriniz iflas edecek, sonrada kelepir fiyatına elinizden yaban eller, ecnebi güçler alacak, demişti.
* Devletin kurumları, madenleri, toprakları farklı adlar adı altında özelleştirilecek; işletmesiz, madensiz, topraksız, neticede de vatansız kalacaksınız, demişti.
* Uygulanan eğitim politikalarıyla evlatlarınız okumaktan, okuyanlar işsiz kalmaktan kurtulamayacak, demişti.
* Borcu borçla ödemekle bir yere varılamaz, borçlar öyle bir hâl alacak ki evlerinizi, topraklarınızı, vatanınızı verseniz yine de ödenemeyecek hâl alacak, demişti.
* Devlet, milli politikalarla yönetilmezse, bölge coğrafyasında yeni oluşumlar, yeni devletler kurulacak, bunlar da bizim milli bütünlüğümüzü tehdit edecek, demişti.
* Bu politikalarla Kıbrıs elimizden çıkacak, demişti.
*AB'nin amacı bizleri etnik ve dini farklılıkları öne çıkararak parçalara bölmektir, demişti.
*AB bir Hıristiyan kulübüdür, bizi almayacaklar ancak kapıda bekletirken millet olarak bizi biz olmaktan çıkaracaklar, demişti...
Daha neler demedi ki... Ve dediklerinin hepsi çıkmadı mı?
Siz ne yaptınız
Peşin hüküm verdiniz, günü kurtarmak, geleceği kurtarmaktan daha kolayınıza geldi
Vakit geç de olsa, bazı şeylerin telafisi mümkün olmasa da zararın neresinden dönseniz kârdır. Hiç olmazsa bundan sonra dinleyin BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş beyi
UĞUR KEPEKÇİ









