İlkeli ve seviyeli yayınlarıyla vatandaşlarımızla bütünleşen ve yerelden ulusala çok kıymetli bir misyon yüklenen, internet gazeteciliğinde önemli bir üye potansiyeline sahip, yurt içi ve yurt dışında geniş bir okuyucu kitlesine ulaşabilen Kilis Postası sitesi de milletimizin menfaatlerini korumak için hayırda yarışmaktadır. Özellikle de Mayınlı araziler konusu Kilislileri yakından ilgilendirdiği için mayınlı arazilerin İsraile verilmesine engel olmak için sorumlu ve onurlu mücadelesine devam etmektedir. Bu yönde, vatandaşlarımızı ve sorumluları uyarma noktasında yayınlanan editör yazısını önemine binaen sizlerle paylaşmak istedik:
HAYIR MAYINLI ARAZİLER İSRAİLE VERİLMESİN!
Her Kilisli hemşerimiz çok iyi bilir ki, yakın geçmişe kadar Suriye ile aramızdaki topraklarda patlayan mayınlar birçok insanımızın canına mal olmuş çok zaman da organlarını kaybetmişlerdir. Bu kader Kilis gibi Suriyeye komşuluğu olan diğer illerimizde de aynıyla yaşanmıştır.
Söz konusu topraklar bizzat insanlarımıza ait topraklar olmasına rağmen zamanında kamulaştırılarak mayın döşendi. Bu emsali görülmeyen uygulama ile hem toprak kaybına uğradık hem de tarihi, kültürel, sosyal ve ekonomik bağımız olan hatta akrabalık bağlarımız olan insanlarla irtibatımız kesilmişti.
Evet, bu mayınlar temizlenmeliydi. Artık ayrılık son bulmalıydı. İşte bu haklı gerekçenin içerisini AKP hükümeti zehirle doldurdu. Fırsattan istifade etmeye kalktı.
Nasıl mı?
Sınır bölgeleri stratejik öneme sahip olan bölgelerdir. Bir evin kapısı gibidir. Kendimizi emniyette hissetmek için nasıl kapımızı sıkı sıkıya kapatmak isteriz aynen bunun gibi sınır emniyetimizin de tam olmasını isteriz. Hele yabancıların burada olmasını hiç istemeyiz. O halde bütün imkânlar kullanılarak bu mayınlar bizim tarafımızdan temizlenmeli ve adaletli bir şekilde milletin istifadesine sunulmalıdır.
AKP hükümeti muhalefetin, halkın bütün muhalefetine rağmen mayın yasasını çıkarttı ve Cumhurbaşkanı yasayı onayladı. Yap-işlet-devret modeline göre mayınlı arazilerimiz İsrailli bir firmaya 49 yıllığına peşkeş çekilecekti.
Burada iki hususun altını çizmek isteriz. Mardin'in Nusaybin ilçesinde ikinci bir sınır kapısının açılması için 200 dönümlük mayınlı arazi Mardin İl Özel İdare tarafından nasıl temizletildi kendi imkânlarıyla temizletilmişti. Üstelik sonrasında uluslararası denetçiler tarafından temiz raporu da alınmıştı. Madem bu yapılabiliyor ve hatta devlet imkânı ile daha iyisi de yapılabilir, niçin 2 Kıbrıs adası büyüklüğündeki topraklarımız İsraile devredilmek isteniyor.
İkinci husus, bakınız İsrail devletinin kuruluşunun üzerinden henüz 60 yıl geçti. İsrail devleti sadece Filistinin değil, bütün bir Ortadoğunun başına bela olmuş durumdadır. Sen tutacaksın hem de İsrailin gözünün olduğu stratejik öneme haiz olan milletimize ait güzelim toprakları 49 yıllığına peşkeş çekeceksin. Bunu gafletle bile açıklamak mümkün değildir.
İşte bu mayın yasasını Anayasa Mahkemesi iptal etti (23 Temmuz 2009). Bölgemizi ülkemizi bir tehdit ve tehlikeden korumuş oldu.
AKP hükümeti ısrarından vazgeçmemektedir. 12 Eylül de yapılacak referandumla Anayasada değişiklik yaparak yüksek yargıya nüfuz sahasına almak ve elini kolunu bağlamak istemektedir. Referanduma evet demek, 2 Kıbrıs büyüklüğündeki bu mayınlı araziyi İsraile devredelim demektir. Ki bunun vebalini ne dünyada ne da ahrette verebilmemiz mümkün değildir.
O halde yapılacak iş, bu peşkeşe HAYIR demek, hayırda yarışmaktır.(Kilis Postası/ Editör)
UĞUR KEPEKÇİ









