Yeni Mesaj Gazetesi tarafından tertiplenen Milli Kahramanlarımızı anma ve şükran gecesi programlarının altıncısı; 16. Şubat. Cumartesi günü saat 19.00 da başlayıp, aralıksız olarak 7 saatlik bir zaman diliminde; gönüller sultanı Hz. Mevlana’nın diyarı Konya’da gerçekleşti.
Program, maneviyat olarak gayet yüksek bir muhabbet atmosferinde gerçekleşmiştir. Salondaki havayı en güzel şekilde yine Prof. Dr. Haydar Baş Hocamız şu ifadeyle değerlendirmiştir; “Hz. Mevlana’nın nefesi altına gerçekleşen bu salon programında, öyle bir feyiz ve muhabbet oluştu ki; sanki bir mescitte, bir camide; Kuran tilavetlerinin, mevlit ve kasidelerinin okunduğu ortam yaşanmıştır”
Her programda olduğu gibi Konya’daki programda da ayrı bir heyecan, ayrı bir zevkin yaşandığına ve zengin bir kadronun sahne aldığına şahit olduk. Konya’daki program da diğerleri gibi yoğun bir konuşmacı topluluğunun, biri birinden önemli konuşmalarının sahnelendiği bir ortamda gerçekleşmiştir.
Yine Sayın Prof. Dr. Haydar Baş Hocamızın ifadesiyle, iktidara talip olan bir liderin; “işte benim kadrom” diye sunduğu… “Sadece Konya’daki programda konuşmacı olarak sizlere sunduğum kadrodan birkaç kabine kurarım” dediği bir ortam yaşanmıştır.
Programı takip eden; gerek salonda bulunanların, gerek televizyonları başında izleme imkânı bulanların, bu sözlerimizi teyit ettiklerine şahit olmaktayız. Bu ifadelerimiz asla abartma değil, bir hakkı sahibine teslim etmektir.
Her program, maneviyat erbabının ve milli kahramanlarımızın manevi tasarrufu altında; farklı bir muhabbetle geçmektedir. Konya’daki programda adeta; Âşık ile maşukun, Hz. Şems ile Hz. Mevlana’nın kavuşmasına, gönül diliyle biri birine olan sevdasının sahnelendiğine şahit olduk…
İnsanların salona gelerek ya da televizyonları başında; başlamasından itibaren en az 7–8 saat bir zaman diliminde, pür dikkat ve salonu terk etmeden programı takip etmesini başka neyle ifade edebiliriz ki?
Bu kadar büyük kalabalıkları, bu kadar uzun bir zaman diliminde; salonlarda ve ekran başlarında tutabilene aşk olsun…
Her yazımızda özellikle temas etmeye çalıştığımız gibi, bu yazımızda da aynı noktaya temas edersek; bu sefer işin başka bir mecrada seyrettiğine şahit olmaktayız. Bu milli ve manevi heyecan dalgasının yayılacağına, milletimizin gaflet uykusundan uyanarak; vatana, millete, bayrağa, cumhuriyete, sahip çıkacağına olan inancımız, gittikçe artmaktadır. Bu kutlu yürüyüş, milletimize hayırlı olsun.
Uğur Kepekçi / 19.Şubat.2013









