Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’ın talimatlarıyla başlatılan Milli Kahramanları anma programlarının ilki Kocaeli’nde tertiplendi. 6.Ocak 2013 Pazar günü Kocaeli Sabancı Kültür merkezinde düzenlenen ve yoğun bir katılımla gerçekleşen programda önce Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkan Yardımcıları daha sonra da Genel Başkan Prof. Dr. Haydar Baş hem ülke meselelerine çözümler sundular, hem de yörenin milli kahramanlarını yad ettiler.
Geçtiğimiz yıl içerisinde düzenlenen Ehl-i Beyt etkinlikleriyle milletimizin manevi yönden oluşumuna zemin hazırlandı. Milletin birlik ve beraberliğine katkı sağlandı. Alevi’siyle Caferi’siyle Şii’siyle Sünni’siyle bir yürek bir bilek olunduğu vurgulandı. Ayrılık değil birlik sebepleri izah edildi. Özellikle ortak bir payda olarak Ehl-i Beyt adresi gösterildi. Tevhit inancının temelleri atıldı.
Milli Kahramanları anma programlarıyla da ruh ile cesedin birleşerek vücut bulması sağlanmış olacaktır.
Devletlerin tarihinde milli olayların, milli kahramanların rolü asla küçümsenemez. Onların genç nesiller tarafından tanınması ve anılması örneklik teşkil edeceği için özellikle de gençlerin kimlik bunalımından da kurtulacağını söyleyebiliriz.
Geçmiş dönemlerde Prof. Dr. Haydar Baş Hocamızın dile getirdiği bir konu vardı. O sohbetlerinde her milletin gençlerinin gerek karakter yapılarının, gerek tiplerinin biri birine benzediğini, dış görünüşünden ve tavırlarından hangi millete ait olduğunun anlaşılabildiğini, ancak Türk gencinin son zamanlarda gerek karakter olarak gerek kıyafet ve davranış olarak biri birine benzerlik göstermediğini dile getirirdi. Bunun da sebebinin gençlerin örnek alacak kimseyi bulamadığından kaynaklandığını dile getirirdi.
Düzenlenecek olan Milli Kahramanlarımızı anma programları sayesinde gençlerimiz Milli Kahramanları tanıyacak ve onları örnek almaya çalışacaktır. Böylece de özlenen Türk kimliği oluşacak, gençler kimlik bunalımından da kurtulacaktır.
Konuşmacılar Kocaeli’nin Milli Kahramanlarını, ortaya koydukları mücadeleleri anlattılar. Vatan topraklarının gerçek sahiplerinin toprağın altında kefensiz yatan şehit ve gaziler olduğunu, toprağın üstünde yaşayanların maalesef korumak ve sahip çıkmak noktasında zafiyet geçirdiklerini dile getirdiler. Bu programlar sayesinde toprağın altındakilere sahip çıkarak hem onların ruhunun şad edileceğini hem de yeni nesillere tanıtılarak milli bir uyanışın sağlanacağını dile getirdiler.
Uğur Kepekçi / 10.Ocak.2013









