• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
11:23
Altın Fiyatları 4 Haziran 2026
11:23
Dolar - Euro - TL Kuru 4 Haziran 2026
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Uğur Kepekçi
  3. Muharrem ayı ve Kerbela faciası
Yayınlanma: 19 Kasım 2012 - 02:00
Güncelleme: 09 Mayıs 2013 - 17:43

Muharrem ayı ve Kerbela faciası

19 Kasım 2012 - 02:00
Güncelleme: 09 Mayıs 2013 - 17:43
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Muharrem ayı ve Kerbela faciası
Uğur Kepekçi

Muharrem ayı Kuran’da geçen haram aylardan biri ve belki de talihte yaşanan önemli olayların toplanma yeridir. Onun içindir ki bu ayda diğer aylara nazaran daha fazla tefekkür etmeli, daha fazla oruç tutmalı, daha fazla ibadet taat ve salâvatla meşgul olunmalı ve bu ayda cereyan eden olaylardan çok ciddi dersler çıkartmalıyız.

Şayet Muharrem ayında cereyan eden ve insanlık tarihini etkileyen, belki de insanlığın yolunu kaybetmesine sebep olan hadiselere ibret nazarı ile bakılmazsa, doğruya ulaşmanın, haklı ile olmanın yolu da tıkanmış, aranılan huzura da erişilememiş olur.

Tarihte yaşanan öyle olaylar vardır ki onlar unutulur, göz ardı edilir, ya da saklanmaya çalışılırsa; hem tarihe, hem Hak sahiplerine haksızlık edilmiş olur. Kerbela faciasından sonra, Hazreti Hüseyin aleyhisselam ve onunla birlikte olanlara yapılanlar asırlarca saklanmaya çalışılmış, alınması gereken dersler geri planda tutulmuş, sözüm ona fitneye meydan vermemek safsatasıyla, susmak ya da taraf olmamak tercih edilmiş; böylece hak sahiplerinin hakları gasp edilmiş, Ehl-i Beyt’e zulmedenlere hoşgörü ile bakılması sağlanmıştır.

Netice olarak da Peygamberin en büyük emaneti ve ciğerparelerinin kıymeti yeterince anlaşılmamıştır.

Bugün insanlık yönünü bulmakta zorluk çekiyorsa, Ehl-i Beyt’in ortaya koyduğu Hak mücadelenin yeterince anlaşılmamasındandır.

Kerbala unutulmamalı, Kerbela şehitlerinin çağlara vermek istediği mesajlar gayet iyi anlaşılmalı ki; doğruya ulaşalım ve gerçek hidayete erelim.

Kerbela da cereyan eden olayları anlayabilmek için kısaca kerbela öncesine bir göz atmakta fayda vardır:
Yezid, babası tarafından Müslümanların başına halife tayin edildiği günden itibaren İslam’ın esası ciddi bir şekilde tehlikeye maruz kalmıştır. Muaviye, oğlu Yezid’i kendisinden sonra halife olarak tayin etmeye karar verdikten sonra böyle bir işin gerçekleşmesinden emin olmak için kendisi daha hayatta iken, oğlu Yezid’e halktan biat almak istedi ve herkesten önce kendisi, oğlu Yezid’e biat etti.

Yezid Medine’nin hâkimine şöyle bir mektup yazdı: “Halkı çağırarak onlardan biat al. İlk önce Kureyiş’in büyüklerinden başla; onların ilki de Hüseyin bin Ali olsun.” 

Çünkü Hz. Hüseyin biat etmezse hilafetinin başarısızlığa uğrayacağını o da bilmektedir.

Hz. Hüseyin’den biat almak istenince, Hz. Hüseyin (a.s) cevabında şöyle buyurdular:
“Biz, nübüvvet Ehl-i Beyt’i ve risalet madeniyiz. Yezid ise fasık, şarap içen ve adam öldüren birisidir. Benim gibi birisi onun gibi bir kimseye biat etmez...”
Hz. Hüseyin başka bir sözünde de şöyle buyurmuştur: “Artık İslam’la vedalaşmak gerekir; çünkü ümmet Yezit gibi bir yöneticiye duçar olmuştur.”

Gerçektende Yezidin halka karşı davranışları hakkında da şöyle haberler verilmektedir: “Firavun, halkın işi hususunda ondan daha adil, yakın ve uzak insanlar hakkında ise ondan daha insaflı idi.”

Samimi Müslümanlar Muaviye öldükten ve Yezit onun yerine geçtikten sonra sünnet yolundan, iman yolundan çok ciddi sapmaların olduğunu müşahede edince bu işin ancak Hz. Hüseyin Müslümanların başına geçerse düzeleceğine inandıkları için mektuplar yazıp imzalayarak İmam Hüseyin’i Kufe’ye davet ettiler.

Onlar mektuplarında İmam (a.s)’a şöyle yazdılar: “Biz senin yolunu bekliyoruz, kimseye biat etmemişiz, senin yolunda can vermeye hazırız, senin için onların Cuma ve cemaat namazlarına katılmıyoruz.”

İmam Hüseyin (a.s), Küfe halkının isteklerine olumlu cevap vererek, Ramazan ayının yarısında, Muslim bin Akil’i Kufe’ye gönderdi.
Muslim’i Kufeye gönderdiğinde ona şöyle buyurdu: “Kufe halkının yanına git, eğer yazdıkları doğru olursa, sana kavuşmamız için bize haber gönder.”

Müslim, Kufe’ye vardı. Onun Kufe’ye gelme haberi, şehirde yayılınca on iki bin kişi, diğer bir görüşe göre ise on sekiz bin kişi onun vasıtasıyla İmam Hüseyin (a.s)’a biat ettiler. Müslim, durumu Hz. Hüseyin’e bildirerek İmam’ın Kufe’ye gelmesini istedi. Ancak çeşitli sebeplerle Hz. Hüseyin’e biat edenlerin bir kısmı şehit edildi birçoğu da korkularından dolayı döndüler. Her şeye rağmen Hz. Hüseyin çıktığı yoldan geri dönmedi.

Ömer bin Sa’d, Aşura gününe üç gün kala, İmam Hüseyin (a.s)’ın kafilesinin suya ulaşmaması için beş yüz süvariyi Fırat nehrini korumaları için görevlendirdi. (Bakar mısınız manzaraya; bir dünyaya yetecek Fırat nehrinden bir damla suyu bile çok gören mantık…)

Muharrem ayının dokuzuncu günü Hz. Hüseyin (a.s) ve ashabı, düşman tarafından ablukaya alındılar…

Nihayet “Aşura” günü Ömer bin Sa’d, otuz bin savaşçıyla saldırıyı başlattı. Otuz iki süvari ve kırk piyadeden oluşan Hz. Hüseyin (a.s)’ın ordusu, onların saldırıları karşısında korkusuzca direnip, yiğitçe savaştılar; hem şehit verdiler ve hem de onlardan öldürdüler.

Hz. Hüseyin (a.s)’ın ashabının hepsi şehit olunca, sıra İmam (a.s)’ın kendi ailesine geldiler savaş meydanına çıktılar, yiğitçe savaştıktan sonra onlar da şahadet şerbetini içtiler.
“Aşura” günü nihayet İmam Hüseyin (a.s) da o zalimlerin eliyle feci bir şekilde şehit edildi.

Çocuklarından Ali Ekber ve Abdullah babalarının yanında şahadete erişmiş ve savaştan kurtulan İmam Zeynel Abidin (a.s) da Müslümanların dördüncü İmam’ı olmuştur.

Bizler sadece birkaç sahnesini dikkatlerinize sunmakla Kerbela faciasında yaşananlardan bir nebze vicdanlarınıza bilgiler sunduk.
Kerbela insanlığın sınavı olduğunu, dünya menfaati uğruna hırsa bürünen kimselerin, ne kadar korkunç bir çehreye bürünebileceklerini siz değerli dostların idraklerine sunmak istedik.

Umudumuz o dur ki hem gerekli dersler çıkarılsın, hem de O yüce şüheda Ehl-i Beyt kervanından şefaat talebinde bulunmaya bir nebze yüzümüz olsun.
Selam olsun Kerbela şehitlerine, selam olsun İmam Hüseyin’e!

UĞUR KEPEKÇİ / 19.Kasım.2012


 

Bu yazı 573 defa okunmuştur.
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Gadir-i Hum Bayramımız kutlu olsun - 04 Haziran 2026
  • Allah bizi aldatmaktan ve aldatılmaktan korusun - 03 Haziran 2026
  • Türkiye'nin çıkış yolu milli bir vizyondur - 02 Haziran 2026
  • Türkiye'nin gerçek gündemi geçim derdi - 31 Mayıs 2026
  • Bilgi çağında hikmetsizlik - 30 Mayıs 2026
  • Bakmak başka, görebilmek başkadır - 29 Mayıs 2026
  • Arefe gününün faziletleri ve teşrik tekbirleri hakkında - 26 Mayıs 2026
  • Kurban Bayramı hakkında hatırlatmalar - 25 Mayıs 2026
  • Bakış açısı mı bakış ahlâkı mı? - 24 Mayıs 2026
  • Kişi ne ise gördüğü de odur - 23 Mayıs 2026
  • İnsanlık direniş çağının eşiğindedir - 22 Mayıs 2026
  • Sorunların çözümü için Atatürk gibi düşünmek gerekir - 21 Mayıs 2026
  • 19 Mayıs ruhunu anlamak - 20 Mayıs 2026
  • Hüseyin Baş'tan ekonomi yönetimine tepki -3- - 18 Mayıs 2026
  • Hüseyin Baş'tan ekonomi yönetimine tepki -2- - 17 Mayıs 2026
  • Hüseyin Baş'tan ekonomi yönetimine tepki -1- - 16 Mayıs 2026
  • Milli Para, alın terinin ekonomiye dönüşmüş hâlidir - 14 Mayıs 2026
  • Hüseyin Baş, ABD-İran anlaşmazlığının perde arkasını aralıyor -3- - 13 Mayıs 2026
  • Hüseyin Baş, ABD-İran anlaşmazlığının perde arkasını aralıyor -2- - 12 Mayıs 2026
  • Hüseyin Baş, ABD-İran anlaşmazlığının perde arkasını aralıyor -1- - 11 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 183
Köşe Yazarları
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Güner Özbalcı
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Mehmet Beşe
Mehmet Beşe
DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE GIDA SEKTÖRÜ
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
KOŞMAK NEYE YARAR?
SEYREYLE GÜZEL KUDRETİ MEVLAM;
Misafir Kalem
SEYREYLE GÜZEL KUDRETİ MEVLAM;
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Faiz Enflasyonu Düşürür mü? Maliyet Artışı ve Enflasyon İlişkisine Bakış
Mustafa Çobanoğlu
Mustafa Çobanoğlu
Nefsin Terbiyesi ve Ruhun Kemali: İmam Ali'den Zamanı Aşan Nasihatler
Alaaddin Özkar
Alaaddin Özkar
Kurbanın Ruhu ve Unutulan Bayramlar
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
FETÖ Dosyası Kapanmadı: Türkiye Hangi Dersleri Alamadı?
Gadir-i Hum Bayramımız kutlu olsun
Uğur Kepekçi
Gadir-i Hum Bayramımız kutlu olsun
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş
Gadir-i Hum Bayramınız mübarek olsun
Çok Okunan Haberler
''Sistematik fakirleştirme politikasının sonucudur''
''Sistematik fakirleştirme politikasının sonucudur''
BTP'den Mehmet Şimşek'e yabancı sermaye cevabı
BTP'den Mehmet Şimşek'e yabancı sermaye cevabı
“Devletin tek gelir kalemi vergi kaldı”
“Devletin tek gelir kalemi vergi kaldı”
Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.