Rabbimizin yüce buyruğuna uyarak namaz kılıyoruz ama; namazlarımızı Vay o namaz kılanların haline ki onlar; kıldıkları namazdan gafildirler. Onlar; gösteriş yaparlar (Maun suresi; 4-6 ayetler) tehdidinden mutlaka kurtarmamız gerekmektedir.
Bunun için de mutlaka bazı pratik çabalara ihtiyaç vardır. Başta, yaptığımız işin bilincine ermek lazımdır. Namaz kılarken her rekatta kullandığımız bazı ifadelerin manalarını öğrenmek daha derinlemesine tefekkür yolunu da açacak ve namazlarımızı daha anlamlı hale getirecektir...
Hangi vaktin namazını kılacağımıza karar verip yöneldiğimiz yön; tevhidi simgeleyen Kıbledir
Kıblemiz de Kâbedir.
Ellerimizi kaldırıp yüce Allahın büyüklüğünü tasdik eden
Allahü Ekber (Allah en büyüktür) tekbirini alıyoruz.
Subheneke duasıyla Allahın noksanlıklardan uzak, kemal sıfatlara sahip olduğunu, ikrar ederek huzura girişi başlatıyoruz:
Sübhanekellahümme ve bihamdik. Ve tebâara kesmük. Ve tealâ ceddük. Ve lâilahe gayrük (Allah'ım seni tenzih ve hamdinle tesbih ederim. Senin şanın yücedir ve senden gayri hiçbir ilâh yoktur)
Euzubesmele ile şeytanın şerrinden kaçıp, Allahın himayesine sığınıyor ve fatiha ile irtibatımızın yoğunluğunu sağlamaya çalışıyoruz
Kıraat(okuma) faslı bitince, Allahın büyüklüğünü yine tasdik ederek Allahü Ekber( Allah en büyüktür) diyerek rükua eğiliyoruz.
Rükuda; Subhane Rabbiyelazim( Azim olan,sonsuz büyüklükte olan Rabbim, bütün noksanlıklardan beridir) diyoruz.
Semiallahü limen Hamideh. Rabbena lekel Hamd (Bütün varlıkların yaratıcısı olan Allah, kendine hamd edenin hamdini işitir ve kabul eder) diyoruz.
Allahü Ekber( Allah en büyüktür) diyerek secdeye kapanıyoruz. Secde hâli, kulun Allaha en yakın olduğu hâldir. Secde hâlinde; Subhane Rabbiyel âla (Pek yüce olan Rabbimi her türlü noksanlıklardan tenzih ederim) diyoruz.
Tahiyatta oturup, okunması gerekenlerden sonra Esselamü aleyküm ve rahmetullah (Allahın rahmeti, selamı sizin üzerinize olsun.) diyoruz.
Siz kavramının içine kimi alırsanız o kadar kapsama alanı genişleyen bir selamdır bu selam
Selamdan sonra; Allahümme entesselamü ve minkesselam. Tebarekte ya Zel Celali vel ikram (Ey Allahım! Sen selamsın, bütün noksanlardan berisin, dünya ve ahret selameti de senin yardım ve ihsanındandır. Sen mukaddessin, ey Celal ve ikram sahibi olan Allahım)
Sadece bu kadarıyla tefekkür dünyamızı zenginleştirmekle bile, namazımız bir o kadar kıymet kazanacaktır. Gücü yetenler bu bilgileri daha da zenginleştirerek namazlarının kıymetlerine kıymet katabilirler.
Geceleyin secde ederek ve ayakta durarak boyun büken, âhretten çekinen, Rabbinin rahmetini dileyen kimse, inkâr eden kimse gibi olur mu? Ey Muhammed! De ki: Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Doğrusu ancak akıl sahipleri öğüt alırlar (Zümer Suresi / 9. Ayet)
UĞUR KEPEKÇİ









