Son günlerde yaşadığım birkaç hadise sayesinde farkında olmadan, alıp verdiğimiz nefes nimetinden ne kadar gafil olduğumuzu bir kez daha hatırlamış oldum. Önce kendim; geçirdiğim bir burun ameliyatı sonrasında yoğun olarak yaşadığım birkaç günlük nefes sıkıntısı ile sonra babamızın hastalığı neticesinde yaşadığı solunum sıkıntısı anında yaşadıkları, gözümün önünden uzun zaman gitmeyeceğe benziyor.
Nefes alamayan birini düşünün
Etrafındaki insanlara çaresizce bakışlar arasında kıvranan, tek dileği nefes alabilmek olan, aldığı nefesi dünyanın hiçbir zevkine, servetine değişemeyeceğini anlayan ama çaresiz bir insanı düşünün
Nefes alamayan ve tarifsiz acılar içerisinde kıvranan
Hele bir de kendinizi koyun o hastanın yerine
O zaman; aldığımız her nefes için sevgiyle, özenle, Rabbimize bir değil binler şükür etmemiz gerektiğini anlarız.
Bu duyguyu anlamak için illa da hasta olmak, illa da nefes alamayacağımız yada zorlanacağımız anları mı beklemeliyiz? Elbetteki hayır.
Etrafımıza ibret nazarı ile bakmak, görmek için bakmak; kâfi gelecektir beklide
Biz bir nefesten bahsettik ama Rabbimizin bizlere lütfettiği gerek vücudumuzdaki, gerek dünyadaki nimetlerini saymakla bitirebilir miyiz? Gücümüz yeter mi buna?
Hayır, binlerce defa hayır!
Değerli dostlar, bu konuda faydasını umarak paylaşmak istediğim ayeti kerimelerde Rabbimiz şöyle buyurmaktadır;
İnanan kullarıma söyle, namazı dosdoğru kılsınlar, hiçbir alışveriş ve dostluğun bulunmadığı bir gün gelmeden önce kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda gizlice ve açıktan harcasınlar.
Allah, gökleri ve yeri yaratan, gökten yağmur indiren ve onunla size rızık olarak türlü meyveler çıkaran, emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri emrinize veren, nehirleri de hizmetinize sunandır.
O, âdetleri üzere hareket eden güneşi ve ayı sizin hizmetinize sunan, geceyi ve gündüzü sizin emrinize verendir.
O, İstediğiniz şeylerin hepsinden size verdi. Eğer Allahın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız. Şüphesiz insan çok zalimdir, çok nankördür.(İbrahim Suresi/31-34 Ayetler)
UĞUR KEPEKÇİ









