Öfke halinde kişinin akıl ve ruh hâlini İhya da İmam Gazali şu benzetme ile anlatmaya çalışır. Öfke halinde kişinin ruh hâli fırtınalı bir zamanda gemiye rota vermeye çalışan kaptanın hali gibidir. Nasıl ki kaptan bu konumda gemiye hâkim olamazsa, insan da öfke anındaki davranışında akılcı davranamaz. O zaman gemisini batmaktan kurtarmak isteyen kaptanın yapması gereken, demir atmaktır. Öfke anında da insanın sabırla bekleyip o halini yeninceye kadar herhangi bir davranışta bulunmaması gerekir. Yani yapılacak iş, sabırdır
Yaşamın olduğu her yerde duygu vardır. Duygunun hâkim olduğu her sözde ve fiilde öfke, hemen yanı başımızdadır. Çünkü hoşumuza gitmeyen her söz ya da fiil öfkenin tetikleyicisi konumundadır. Onun içindir ki öfkeyi yenmek ya da yenememek en önemli hayat imtihanıdır
Öfke hakkında birkaç hadisi şerif sunalım;
Sizin en pehlivanınız ve en erkeğiniz o kimsedir ki öfkelendiği zaman nefsine hâkim olur! Sizin en hâliminiz, düşmanından intikam alma imkânı olduğu halde onu affeden kimsedir (İbn Ebî Dünya, Beyhâkî)
Öfkesinin gereğini yerine getirme imkânı varken bundan vazgeçen kimsenin kalbini Allah Teâlâ kıyamet gününde rızasıyla doldurur.(İbn Ebi Dünya, Ebu Dâvud). Bir rivayette de O kimsenin kalbini Allah emniyet ve iman ile doldurur diye bildirilmiştir.
"Öfke şeytandandır, şeytan da ateşten yaratılmıştır, ateş ise su ile söndürülmektedir; öyleyse biriniz öfkelenince hemen kalkıp abdest alsın ( Ebu Davud, Edeb 4, (4784)
"Biriniz ayakta iken öfkelenirse hemen otursun Öfkesi geçerse ne ala, geçmezse yatsın"(Ebu Davud, Edeb 4, (4782 )
Gerçektende bu hadisi şeriflerdeki uygulamalar yerine getirildiğinde, gerçek huzur elde edilir. Nefsimiz bize bazen öfkede haklı olduğumuz telkininde bulunur. Hâlbuki haklı olduğumuz halde öfkelenmeden sabır gösterdiğimizde, karşıdaki muhatap, mahcup olmakta ve belki de onun bu konuda geri adım atmasına, sabır duygusuna yönlemesine sebep olunmaktadır. Deneyin, sizde göreceksiniz
UĞUR KEPEKÇİ









