Daha önce yüzde yüz milli başlığıyla ve sonrasında 24/07/2009 tarihinde de prof. haydar baş ve milli ekonomi modeli! başlıklı makaleleri ile önemli tesbitlere ve gerçeklere parmak basan ve başta kendi kendisiyle vicdani bir muhasebe yaparak itiraflarda bulunan Yeni Çağ Gazetesi yazarlarından Sabahattin Önkibar, Türk aydınının çıkmazlarını da çok güzel bir şekilde dile getirmiştir.
Makalesine çok ciddi bir tespitle başlarken şu ifadelere yer vermiştir; Bizim gibi millilikde iddialı olanlar bile popüler ya da yapay dalgaların etkisinde kalabiliyor.
İtiraf ediyorum Küresel Sistemin taşeronu ya da Truva atı Kemal Dervişi tanıyor ve beraber yemek yemişliğim var da Prof. Haydar Baş Beyi bir kez olsun görmüş ve de konuşmuşluğum yoktur. Hayır bu tutumumda kasıt yok lakin yabancılaşma artık hücrelerimize kadar nüfuz etmiş durumda!
Bize Platon ya da Eflatunu öğrettiler de, Gazali yi ya da Rabbaniyi belletmediler.
Onun içindir ki bu ülke kamuoyu, küresel sistemin avantürleri olan Televoleci iktisatçıları omuzlarda taşırken, Milli bir model sunan Prof. Dr. Haydar Başı merak dahi etmemiştir.
Tanzimattan beri aşağılık kompleksiyle debelenen güdümlü hükümran zihniyet, kökleri ve teklifleri milli olana peşin hükümle uzak durmuş ve dahası onu önyargı ile mahkûm etmiştir.
İlerleyen satırlarında da şu ifadelere yer veriyor; Laf aramızda biz de bu olumsuz etkileşim açığımızı kapatmak için birkaç gündür Prof. Başın kitaplarını okuyoruz.
Milli Ekonomi Modeli adlı eserini yeni bitirdik.
Siyasalda Makro, Mikro ve Uluslararası ekonomiyi okumuş biri olarak açıklıkla söylemeliyim ki Prof. Baş Hocanın kitabı fevkalade ilmi ve iddialı.
En önemlisi ütopik değil, gerçekçi.
İktisat matematiği kavramını bilime dönüştürmüş!.
Gelirin adil bölüşümünden, istihdam sorununa çareye ve sürekli büyümeye kadar somut tez ve teklifler var Milli Ekonomi Modelinde..
Kitap mübalağasız yeni sömürgecilik anlayışına başkaldırı ya da küresel sisteme meydan okuyan bir kimlikte.
Sadece kapitalizmi değil, buyurgan ya da dayatmacı ekonomik yaklaşımları da reddediyor.
Devlet olgusuna saygı duyuyor ama devletin kaba değil, baba olmasının gereğine dikkat çekiyor.
Ekonominin manifestosunu tüketim ve talep yaratmaya endeksleyerek bazılarının yaptığı gibi hayali önermelerde bulunmayıp somut ve pragmatik çözümler teklif ediyor.
Milli Ekonomiye bağlı kalınarak sosyal devlet projesini de beraberinde sunuyor.
Doğrusu bu ya kitabı okuyunca neden olmasın deyip insanın umudu yeşeriyor.
Prof. Haydar Baş, sosyal proje bağlamında sağlam aile olgusuna da müthiş değer veriyor.
Makale, baştan sona çok ciddi tespitler içermektedir. Bu yazı gerçekten her kesim tarafından ciddiyetle okunması gereken bir yazıdır. Sayın Önkibar, şu tekliflerle makaleyi bitiriyor.
AKP ve Tayyip Erdoğanın isim zikrederek hedefe oturttuğu Prof. Baş ve arkadaşları AKP karşıtlarınca izlenmeye alınmalı ve dahası sahiplenmelidir.
AKPnin panzehiri olan milli-muhafazakar gurupların desteklenmesi Türkiyenin geleceği için hayat-memat gibidir.
Keza Merkez sağda Prof. Başı kucaklamalı ve bu şekilde imajındaki gedikleri tamir ederek muhafazakarlık açığını kapatmalıdır.
Haydar Bey benim hükmüme göre klasik bir din adamı değil milli bir ekonomist ve mütefekkir görüntüsünde... Öyle olduğu içindir ki Prof. Baş Türkiyede kabul görmese de pek çok ülkede baş tacı ediliyor ve kitapları konferanslara konu oluyor..
Sayın Sabahattin Önkibarın, bizim ve bizim gibi düşünen herkesin; Prof. Dr. Haydar Başın fikirlerini yaymak noktasında üzerine düşen görevi ertelemeden ve aksatmadan yerine getirmektir. Böylece Milli çıkarlarımız korunacak, vatan topraklarımız üzerinde güçlü ve bağımsız olarak yaşayabilecek, ilelebet payidar kalınacak, üzerimizde kötü emelleri olanların oyunları bozulacaktır. Vesselam..!
UĞUR KEPEKÇİ









