• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
11:23
Altın Fiyatları 4 Haziran 2026
11:23
Dolar - Euro - TL Kuru 4 Haziran 2026
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Uğur Kepekçi
  3. Sünneti Gayri Müekkede terk edilmeli mi?
Yayınlanma: 06 Ekim 2012 - 03:00
Güncelleme: 09 Mayıs 2013 - 17:43

Sünneti Gayri Müekkede terk edilmeli mi?

06 Ekim 2012 - 03:00
Güncelleme: 09 Mayıs 2013 - 17:43
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Sünneti Gayri Müekkede terk edilmeli mi?
Uğur Kepekçi

Bazı kimseler hiçbir mazeret olmadığı halde keyfi olarak sünneti gayri müekkede olan namazları sözüm ona ibadet kastıyla terk etmektedirler.


Yaptıkları işe meşruluk kazandırmak için de “Terk etmek sünnetini yerine getiriyoruz” ifadesini kullanıyorlar. Bu tamamen yanlış bir ifade, yanlış bir anlayış ve uygulamadır.


Peygamberimizin buradaki yapma ve terk etmedeki mantığı tamamen ruhsatla alakalıdır. Mazeret olduğu takdirde alışkanlık haline getirmeden terk edilmeye müsaade edilen bir fiil, asla sünnet olamaz. Yapması sünnet ama terk etmesi sünnet değildir, ibadet değildir. Buradaki mantık ruhsata dayalıdır.


Sünnet olan namazlardaki mazeret halinde terk etmeye verilen ruhsatı, devamlı surette kullananlar, yaptıkları yanlışa bir de kılıf uydurarak “terk etmenin de bir ibadet olduğunu” öne sürerler.


Bu yaklaşımla işin içinden çıkmak mümkün değildir. Mesela Peygamberimiz arabaya binmedi diye arabaya binmemek, uçağa binmedi diye uçağa binmemek; yemediği şeyleri yememek, giymediği şeyleri giymemek de sünnet olarak algılanmalı ki işin içinden çıkılmaz bir mantık karışıklığına sebebiyet verir.


Zaten yapılması istenen davranışların ya da ibadetlerin sevapları hakkında; terk edilmesi gereken davranışların yapıldığı takdirde günahları hakkında ilahi buyruklar mevcuttur.
Mesela şu soruyu sorsak acaba cevap verebileniniz var mıdır? Sünneti gayri müekkede bir ibadeti terk etmeyi teşvik edici, ya da terk edildiği takdirde şu kadar sevap ya da mükâfat vardır diye bir hükme, bir Hadisi Şerife rastladınız mı? Elbette ki hayır...
Hâlbuki ikindi ve yatsı namazının fazileti ve Peygamberimizin çoğunlukla kıldığına dair hadisler mevcuttur.

Öncelikle ikindi namazının sünneti hakkındaki beyanları aktaralım:
Ali İbni Ebû Tâlib radıyallahu anh şöyle dedi:
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ikindi namazının farzından önce dört rekât namaz kılardı. İkinci rekâtın tahiyyatında Allah Teâlâ’ya en yakın meleklere ve onların yolunca giden Müslüman ve mü’min kimselere selâm ederdi. (Tirmizî, Mevâkît 201, Cum`a 66. Ayrıca.  bk. Nesâî, İmâmet 5; İbni Mâce, İkâmet 109)
İbni Ömer radıyallahu anhümâ’nın rivayetine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“İkindi namazının farzından önce dört rekât namaz kılan kimseye, Allah rahmetini ihsan etsin.” (Ebû  Dâvûd, Tatavvu 8; Tirmizî, Salât 201)

Yatsı namazının ilk sünneti hakkında da Riyazussalihin cilt 5 sayfa 324 de şu hadis ve açıklama mevcuttur:
Abdullah İbni Mugaffel radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
“Her ezan ve kamet arasında namaz vardır. Her ezan ve kamet arasında namaz vardır. Her ezan ve kamet arasında namaz vardır” buyurdu. Üçüncü defasında “kılmak isteyene” dedi. (Buhârî, Ezân 14, 16; Müslim, Müsâfirîn 304. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Tatavvu 11; Tirmizî, Salât 22; Nesâî, Ezân 39; İbni Mâce, İkâmet 110)


Açıklama: Farz namazlardan önce ve sonra kılınan ve râtibe (çoğulu revâtib) diye de anılan sünnetlere dair üç ayrı sahabe tarafından rivayet edilen yukarıdaki üç hadiste, Peygamber Efendimiz’in sünnet-i müekkede dediğimiz namazlara verdiği önem görülmektedir.  Allah’ın Resûlü her ne kadar üçüncü hadisin sonundaki “kılmak isteyene” ifadesiyle bu namazların farz derecesinde zaruri olmadığını, diğer bir ifadeyle mutlaka kılınması gerekmediğini söylemekte ise de, “Her ezan ve kamet arasında namaz vardır” şeklindeki ifadelere dikkatle baktığımız zaman, onları ne yapıp edip mutlaka kılmamızın bizim için çok önemli olduğunu farkederiz. (Riyazussalihin Erkam yayınları / cilt 5 sayfa 288)


Abdullah İbni Mugaffel’in Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem’den rivayet ettiği ve üç defa “Her ezan ve kamet arasında namaz vardır” buyurduğunu belirttiği hadistir. Yatsı namazının ilk sünnetiyle ilgili en kuvvetli rivayet, “Her ezan ve kamet arasında namaz vardır” hadisidir. Bu hadis, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in yatsı ezanı okunduktan sonra bir nafile namaz kıldığını göstermektedir.” (Riyazussalihin Erkam yayınları / cilt 5 sayfa 324)
Sünneti gayri müekkede de olsa; Tekbiri, kıyamı, kıraati, kelamı, selamı, salâvatı, rükûsu, secdesi olan bir namazı kılmakla kılmamak bir olur mu?


Hatta diyebiliriz ki sünneti gayri müekkede olan bir namazı kılmak çok büyük faziletlere, Hak yakınlığına sebebiyet verecektir. Şu Hadisi Kutsi de zaten bu dediğimiz manayı işaret eder:
“Kim benim bir dostuma düşmanlık ederse, hiç şüphesiz ben ona harb ilan ederim. Kulum, kendisine farz kıldıklarımdan benim için daha çok sevilmeye değer şeylerle bana yaklaş(a)maz. Kulum bana nafilelerle yaklaşmaya devam eder; nihayet ben onu severim. Ben onu sevince de, onun işiteceği kulağı, göreceği gözü, tutacağı ve vuracağı eli ve yürüyeceği ayağı olurum. Benden isterse, ona verir, bana sığınırsa onu korurum.” (Buhari, Rikak: 38, Ahmed İbnu Hanbel (6/256))

Biz kul olarak Allah’ın rahmetine, affına ve de sevgisine muhtacız. Bu konuda çeşitli vesilelere ihtiyacımız olacaktır. Zaten yapılan hiçbir amel az ya da çok, sünnet ya da farz, ya da nafile, boşa gitmeyecek, aksine kurtuluşumuza sebebiyet verecektir.


Âlemlere Rahmet Hazreti Muhammed (s.a.v.) bu müjdeyi bize vermiştir;
"Kıyamet gününde kulun hesaba çekileceği ilk ameli onun namazıdır. Eğer namazı düzgün olursa, işi iyi gider ve kazançlı çıkar. Namazı düzgün olmazsa, kaybeder ve zararlı çıkar. Şayet farzlarından bir şey noksan çıkarsa, Azîz ve Celîl olan Rabb'i: — Kulumun nafile namazları var mı, bakınız? Der. Farzların eksiği nafilelerle tamamlanır. Sonra diğer amellerinden de bu şekilde hesaba çekilir." (Tirmizî, Salât, 188)

Bu bilgiler ışığında ibadet hayatımızı yeniden gözden geçirmeliyiz. Farzıyla, sünnetiyle, nafilesiyle, yapmaya gücümüzün yettiği kadarıyla ibadetlere sımsıkı sarılarak Allah ve Peygamberin dostluğunu, hoşnutluğunu kazanmaya çalışmalıyız.

Uğur Kepekçi / 5Ekim.2012

Bu yazı 1024 defa okunmuştur.
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Gadir-i Hum Bayramımız kutlu olsun - 04 Haziran 2026
  • Allah bizi aldatmaktan ve aldatılmaktan korusun - 03 Haziran 2026
  • Türkiye'nin çıkış yolu milli bir vizyondur - 02 Haziran 2026
  • Türkiye'nin gerçek gündemi geçim derdi - 31 Mayıs 2026
  • Bilgi çağında hikmetsizlik - 30 Mayıs 2026
  • Bakmak başka, görebilmek başkadır - 29 Mayıs 2026
  • Arefe gününün faziletleri ve teşrik tekbirleri hakkında - 26 Mayıs 2026
  • Kurban Bayramı hakkında hatırlatmalar - 25 Mayıs 2026
  • Bakış açısı mı bakış ahlâkı mı? - 24 Mayıs 2026
  • Kişi ne ise gördüğü de odur - 23 Mayıs 2026
  • İnsanlık direniş çağının eşiğindedir - 22 Mayıs 2026
  • Sorunların çözümü için Atatürk gibi düşünmek gerekir - 21 Mayıs 2026
  • 19 Mayıs ruhunu anlamak - 20 Mayıs 2026
  • Hüseyin Baş'tan ekonomi yönetimine tepki -3- - 18 Mayıs 2026
  • Hüseyin Baş'tan ekonomi yönetimine tepki -2- - 17 Mayıs 2026
  • Hüseyin Baş'tan ekonomi yönetimine tepki -1- - 16 Mayıs 2026
  • Milli Para, alın terinin ekonomiye dönüşmüş hâlidir - 14 Mayıs 2026
  • Hüseyin Baş, ABD-İran anlaşmazlığının perde arkasını aralıyor -3- - 13 Mayıs 2026
  • Hüseyin Baş, ABD-İran anlaşmazlığının perde arkasını aralıyor -2- - 12 Mayıs 2026
  • Hüseyin Baş, ABD-İran anlaşmazlığının perde arkasını aralıyor -1- - 11 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 183
Köşe Yazarları
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Güner Özbalcı
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Mehmet Beşe
Mehmet Beşe
DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE GIDA SEKTÖRÜ
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
KOŞMAK NEYE YARAR?
SEYREYLE GÜZEL KUDRETİ MEVLAM;
Misafir Kalem
SEYREYLE GÜZEL KUDRETİ MEVLAM;
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Faiz Enflasyonu Düşürür mü? Maliyet Artışı ve Enflasyon İlişkisine Bakış
Mustafa Çobanoğlu
Mustafa Çobanoğlu
Nefsin Terbiyesi ve Ruhun Kemali: İmam Ali'den Zamanı Aşan Nasihatler
Alaaddin Özkar
Alaaddin Özkar
Kurbanın Ruhu ve Unutulan Bayramlar
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
FETÖ Dosyası Kapanmadı: Türkiye Hangi Dersleri Alamadı?
Gadir-i Hum Bayramımız kutlu olsun
Uğur Kepekçi
Gadir-i Hum Bayramımız kutlu olsun
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş
Gadir-i Hum Bayramınız mübarek olsun
Çok Okunan Haberler
''Sistematik fakirleştirme politikasının sonucudur''
''Sistematik fakirleştirme politikasının sonucudur''
BTP'den Mehmet Şimşek'e yabancı sermaye cevabı
BTP'den Mehmet Şimşek'e yabancı sermaye cevabı
“Devletin tek gelir kalemi vergi kaldı”
“Devletin tek gelir kalemi vergi kaldı”
Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.