KİLİS ' TE CEHİZ SERME -3-
Aysel Masmanacı Beşoğlu

Aysel Masmanacı Beşoğlu

KİLİS ' TE CEHİZ SERME -3-

17 Ekim 2020 - 02:13 - Güncelleme: 17 Ekim 2020 - 02:23

Ertesi  gün  öğleden sonra sokaktan gelen  arabaların arka arkaya çaldıkları korna ,

 kulakları sağır eden davul zurna  ve zılgıt sesleriyle irkildik. Ben yine en yakın arkadaşımın  yandaydım.  Onu böyle bir gününde yalnız bırakmazdım.  Annesinin çocukluk yıllarından beri işlettiği yatak odası, sofra takımları, Antep  işi  oda takımları   yıkanıp ütülenerek  önceden sandığına yerleştirilmişti. Sığmayan ceyizlerin  büyük  bir kısmını da

valizere yerleştirmiştik. Yemek takımlarını  koli yapmış kutuların ağzını bantlamıştık. Buzdolabı ve  fırın ambalajındaydı zaten Diğer  mutfak eşyalarını  da sabahtan  sarıp  hazırlamıştık.

      Gülay ' ın annesi başına eşarbını bağladı. Tabakadan aşağıya  indi. Eşi Mehmet Amca havıştaki (bahçe) havuzun kenarına  oturmuştu. Gelen   misafirleri kapıda karşıladılar, içeriye buyur ettiler. Herkes  birden havışa doluştular. Davulcuyla zurnacı. Coşku ile oyun havaları çalıyor, güzel giyimli kadınlar hem zılgıt  çalıyor ortada oynayan erkeklere çibik  (alkış tutarak ) çalarak eğlenceli bir ortam yaratıyorlardı. Biz de Gülay ' la tabakadan perdenin arkasından olanı biteni izliyorduk.  Uzun boylu otuz yaşlarında bir genç , havuzun başındaki  kırmızı karanfilleri açmış çiçek saksısını kaptığı gibi kapının önünde bekleyen kamyona götürdü.

Yanımızda duran Gülay' ın yengesi :

" Aha   Elif ' in kerenfili getti..." hah hah haaa... diye gülmeye başladı.Halası da :

-Deeee... Getsing ! Çiçek miraz (murat... tez yeşerirler ! ( çocukları tez olur) Erkekler :

-Allah başacak sevindire...   Doss... Dos...eheyyyy.. 

Kadınlar : Liiii... liii... liiiiii

Davulcu son hızla tokmağı davula vurarak, zurnacı ağzında üflediği zurnayı havaya kaldırarak yanaklarını şişirerek birlikte bir Kilis türküsü  çalmaya başladılar.

-Kerenfil deste gider... Hah hah ha nanayy... Kokusu dosta giderrrr...hah... hah... hah  nayyyy... Benim gönlüm de sensing... Hah... hah... hay... nanay... Senin  göynü gde kimlerrr... Hah.. hah... hay... nanayy... Damadın amcası ile yengesi karşılıklı oynamaya başladılar. Karı _ koca ne de güzel oynuyorladı. Sonra onlara başkaları da eşlik etmeye başladılar.

Kısa boylu erkekler , tıknazca  bir adam, havıştaki el yıkama lavabosunun üstündeki aynayı çivisinden çıkartıp almaya çalıştı, ama boyu  aynaya yetişmedi. Yanındaki uzun boylu adam :

-Aslanım midam ( madem ki) boyung yetmor, yanındaki şu fidan  boyluya  söyle olum! Elini uzatıp aynayı kaptı doğru Kamyona...  Yenge yine :

-Alllahhh.!!! Bu sefer de Mehmet Ağa ' nıg traş eynesi getti !!!

Hala :

-Kele hös acı hösss !!  Eyneği almasınglar mi ? Sonları aydınlık olur taman!

Beeee' kele sanki bilmong

-Anam boşuna   herkesi taşkalaya koyong sen de..

Biz  Gülay ' la kıkırdayarak  bunları  perdenin arkasından

seyrediyorduk.

-Kız Gülay ! Nişanlın  nerede hani, ben. göremedim !

-İşte şu limon ağacının arkasında. 

 -Eee... Niye oraya saklanmış gibi ?

-Ay ne bilegim Ayser !

Cehiz sandığı oldukça ağırdı. Dört erkek birden kaldırdı kamyona  götürdüler. 

Sonra  da    beyaz eşyaları ... Havışta oyun devam ediyordu. Bu defa iki erkek  karşılıklı oynuyorlardı.

-Leblebi koydum. tasa... Doldurdum basa  ,

Benim yarim çok güzel  ama

Azıcık boydan kısa

Hop bici bici bici leblebici

Seni gidi, seni gidi daleveracı... Kadınlar da sürekli zılgıt çalıyorlardı.

Sıra valizere geldi...

Kadınlar ve erkekler el kenentlenerek halaylar çekip yoh yohlar çağırıyorlardı.

Kaynana   Kifayet  hanım orada :

 _ Sizin yağlık, bizim. yağlık Kız anasının eline sağlık liii... İlii liii .... Mutfak  eşyasını da gençler hepsini  kuçaklayarak taşıdılar.  sonra da kırmızl kordelalı  beyaz   bohçaları da  alarak  gittiler  , Arası beş dakika geçmeden açık kapıdan iki adam içeri girdi. Mutfağın yanındaki odaya dalarak dikiş makinasına yapıştılar makinayı   kaldırmaya  çalışırken :

-Kele oğlum nedorsunguz siz?

-Heç deyza dikiş makinesini

almıya geldik!

-Be' kele oğlum , dikiş makinesingde ne hekkıgız var ? O makine benim ! Ben onda  otuz seneden belli nakış işlorum. 

-Valah deyza  Ben karışmam !  Kaynana  eyle ded!

-Be ' kele arvat densiz mi 

ne ? Gennere  bir kamyon  cehiz verdik. Hemin meeşli (maaşlı) kızı allolar,   bir de  ekmek teknemizi elimizden allolar, yeri koyun da gidin şuradan kıran giresiceler ! 

Memet Amca :

-Oğlum sen get söye,  dikiş makinesi genneringmiş de! Heneği uzatmayın !

 Bu sefer oğlan duvardaki tabloyu  çekti aldı. Yemek masasının üstündeki kristal vazoyu  kaptı .

-Kele oğlum nedong sen! Bura soygunculuğa mı geldigiz yoksam, cehiz almıya mı ?

Hala : -Kardaşııım, kardaşımm... Mafirim (zaten ) dordum ben size bunnara kız vermeğing deyi. Cingana (çingene) kimi adamlar  bakseneg ! 

 Mehmet Amca :

-Yeri oğlum işingize yeri....

 Oradaki akraba ve komşuların neler söylediklerini artık siz  düşünün ! (Devam edecek)

AYSER MASMANACI BEŞOĞLU.

Eğitimci şair ve yazar. 

Bu yazı 425 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar