Zifiri karanlığın olduğu an, şafak vaktine en yakın olan andır
Doç. Dr. Ahmet H. Kepekçi

Doç. Dr. Ahmet H. Kepekçi

Zifiri karanlığın olduğu an, şafak vaktine en yakın olan andır

25 Kasım 2019 - 10:01

Prof. Dr. Haydar Baş beyle buluşma toplantılarının bir yenisine daha şahit olduk. Bu defa bir otelin büyük bir salonunda U masa düzeni kurulmuştu. Yönetici, sanatçı, sivil toplum örgütü, sanayici, iş adamı, esnaf ve sair meslek gruplarından Haydar Baş hayranları katılmışlardı.

Her zaman olduğu gibi diğer siyasi partilerde görmediğimiz şekilde önce BTP genel başkan yardımcıları selamlama konuşmaları ardından genel başkan Sn. Haydar Baş bey konuşmalarını yaptılar. Her konuşmanın ardından konuklara mikrofon uzatıldı. Sorular soruldu ve cevaplar verildi. Burada önemli bir detayı atlamamak gerekiyor. Bazı konukların sorularının cevabını, diğer konuklar verdiler. Sosyal medya adeta bir mektep olmuş birçok insanın bilinçlenmesine vesile olmuştu.

Yine bazı konuklar serzenişte bulundular, kimden mi? Milletten. Sitemleri kelimelerine, seslerine yansımıştı, hatta bir davetli, milletimiz bu gaflet uykusundan bir an önce uyansın diye ağlıyorum, dua ediyorum şeklinde konuştu.

Konuşan iş insanları ise piyasalarda yaprak kımıldamıyor, tarım ve hayvancılık bitti şeklinde karanlık tabloyu tarif ettiler.

Prof. Dr. Haydar Baş beyin olduğu her ortamda sevgi, saygı ve samimiyet hakimdir; ciddi bir heyecan atmosferi vardır. Bu buluşmada da bunu yaşadık. Bunu birçok kişi de dile getirdi. Bu neden önemli? Türk siyasetinin tepesinde yaşananları hepimiz takip ediyoruz. Muhalefetten bir zat saraya gitti mi gitmedi mi, partileri dizayn etme çalışması mı var, ana muhalefete mi komplo kuruluyor, yok saraya mı komplo kuruluyor soruları gırla gidiyor.

Söz konusu hep koltuk, kimse ülkemizin içine düştüğü vaziyetten nasıl kurtulacağız bunun projesi konuşulmuyor. Aslında herkes eteğinde ki taşları döküyor, küp içindekini dışarıya sızdırıyor. Yapılanlar kumpas kurmak, çözüm projesi olmayanlar bir diğerinin minderde olmasını istemiyorlar. Bu arada Prof. Dr. Haydar Baş beye de komplo kuruluyor. Alacaklı olduğu halde alacaklarını alamıyor hem de ödenmeyen senetleri mahkeme konusu oluyor, ilk etapta savcılık bunu dava konusu bile etmiyor. Ardından bir el dokunuyor ve ticari bir konu ağır ceza mahkemesi konusu oluyor.  Neticede ucu siyasetten mene kadar gidebilecek sonuç çıkıyor. Dünyanın hiçbir yerinde olmayan kirli oyunlar oynanıyor. Ancak hukuk henüz ülkemizde bitmedi. İnanıyoruz ki Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti devletinde mutlaka adalet galip gelecektir.

Ülke olarak son derece zengin imkânlara sahibiz. Yer altı yer üstü zenginliklerimiz, insan kaynağımız harika. Ancak bütün bu sermaye bir şekilde bozguna uğrayabiliyor. Evet, ülkemizin zifiri karanlık içinde olduğu bir gerçektir. Bunun ana sorumlularından birisi Atatürk'ten sonra gelen siyasilerdir. Ülkenin menfaatlerinden ziyade şahsi çıkarların ön plana çıkması mevcut tabloyu hazırlayan ana sebeplerden. 

Bütün bu yaşananları yıllardan beri sayın Haydar Baş hocamız zaten haber veriyor. Sadece haber vermiyor çözümlerini de ortaya koyuyor. Mesela "Milli Para" nın tanımını ilk defa sn. Haydar Baş bey yapmıştır. Hatta Milli Para tanımını yaptıktan sonra ABD'nin dolar üzerinden kurduğu dünya hakimiyetini bitirdiğini ta 2005 yılında deklare etmiştir.

Başta BRICS devletleri olmak üzere birçok devlet milli para ile dış ticaret yapmaya başlamıştır. Ülkemiz siyasileri çözüm merkezli değil de ego merkezli kendi koltukları merkezli hadiseleri izledikleri için sonuç alamıyorlar. Bu durum fili anlamak ve anlatmak örneği ile anlatılabilir. Bir kör insana fili tarif etmesi söylenir. Eli ile dokunduğu organı ile fili tarif etmeye çalışır. Fil hortum gibidir, fil kırbaç gibidir şeklinde ifade ediyor. Doğru hepsi fildendir ama fil değildir. Sn. cumhurbaşkanı partisinin genişletilmiş il başkanları toplantısında yerli ve milli para dönemine dönüyoruz diyor. Bu yaklaşım da filin bir organını açıklar gibidir. Oysa milli parayı anlamak için, sn. Haydar Baş beye ait olan Milli Ekonomi Modeli’ni bilmek gerekir. Bir cerrahi kitabı okuyup ameliyat yapamazsınız ancak onun uzmanı bu operasyonu yapabilir. Milli parayı da sn. Haydar Baş olmadan tam anlamıyla uygulayamazsınız. Sn. Tayyip Erdoğan'ın bu açıklamasını Haydar Baş dönemi başladı olarak okumak en doğru okuma olacaktır. Öyle ya, zifiri karanlığın olduğu an şafak vaktine en yakın olan andır.

 

Bu yazı 1266 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar