Reklam
  • Reklam
Kim dost, kim düşman?
Reklam
Uğur Kepekçi

Uğur Kepekçi

Kim dost, kim düşman?

31 Mart 2014 - 06:49

Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak rotamızı batıya döndürdükten sonra başımıza gelmeyen kalmadı. Düşmanları dost edindik, dostları düşman; hâliyle de beklenen akıbet bizi buldu… Bölgemizde yapayalnız kaldık. İçerden ve dışardan irili ufaklı düşmanlar sardı etrafımızı, milli ve dini bütünlüğümüz tehlike altına girdi.

Sorun bununla kasa iyi. Devletin içine sızmalar gerçekleşmiş, en önemli sırlar dinlenmiş, farklı yerlere servis edilmiş; yargı, emniyet, tarihte olmadığı kadar karmakarışık bir hal almıştır. Tabir yerindeyse devletin çatısı çökme tehlikesiyle karşı karşıya gelmiştir. Şu veya bu sebeple; demek ki devlet iyi yönetilememektedir.

Görünen bir gerçek var ki devlet ve millet olarak tarihte yaşamadığımız kadar karanlık ve sorunlu günlerden geçmekteyiz. En yakın komşularımızla bile her an savaşa girme ihtimali ile ve iç kargaşayla karşı karşıyayız.

Hâlimiz; dümeni kırılmış, dalgaların insafına bırakılmış; bir o yana, bir bu yana savrulan bir gemi vaziyetini arz etmektedir...

Devlet sırlarımız müttefik iddia edilen devletlerle paylaşılmış; istihbarat, bilgi ve güç paylaşımı adı altında en mahrem bilgilerimiz düşmana verilmiş, bu hâldeyken düşmandan medet (bilgi istihbarat) umar hale getirilmişiz…

Bu güne kadar kim dost kim düşman iyi tespit edilemedi. Devletin itibarını tehlikeye sokacak tehlikeli ilişkilere girildi. Olur, olmaz sırlar paylaşıldı ya da korunamadı. İlişkilerinizde kim dost, kim düşman, sağlıklı bir seçim yapamazsanız bu akıbet kaçınılmazdır.

İster fert olsun, ister devlet olsun, sırlarınızı paylaştığınızın esiri olursunuz. Sırların cinsine ve şiddetine göre de risk almış olursunuz. Sır paylaşımı devlet bazında olursa o devletin bekası tehdit altına sokulmuş olur. Emanete ehil olmayana sır ya da emanet verdiğinizde “tilkiyi kümese bekçi tayin etmek” gibi komik bir duruma düşersiniz…

Sözüm ona müttefiklik edasıyla bazı niyeti bozuk devletleri dost edinerek onlarda istihbarat paylaşımına bile girdiniz ve en mahrem sırlarınızı paylaştınız. “Devletlerin dostlukları yoktur, biri biriyle menfaat ilişkileri vardır.” Dünya kurulduğunda bu yana gelişen ve yaşanan olaylar buna şahittir. Hele de kültürel ve bölgesel çıkarların çatıştığı ülkelerle ilişkiler, ancak onun şerrini bertaraf etmek amaçlı olmalı, dostluk ilişkilerine asla girilmemelidir.

Yüce Allah bu konuda bizleri çok ciddi bir şekilde uyarmıştır;

“Sen onların dinlerine tabi olmadıkça ne Yahudiler, ne de Hıristiyanlar senden asla hoşnut ve razı olmayacaklar. De ki, gerçekten de Allah'ın hidayeti, hidayetin ta kendisidir. Şanım hakkı için, sana vahiyle gelen bu kadar bilgiden sonra, kalkıp da onların arzu ve heveslerine uyacak olursan, sana Allah’tan ne bir dost bulunur, ne de bir yardımcı.”(Bakara suresi; 120. Ayet)

Aleyhimize gelişen olaylardan kurtulmanın yolu; dost, müttefik, düşman tanımları yeniden gözden geçirilmeli, kendi çıkarlarımız dışında asla kimsenin emellerine hizmet edilmemeli, varsa yoksa kendi milletimizin ve kendi devletimizin çıkarlarını üstün tutmalıyız. Bu amaca erişecek ve bu amaca hizmet edecek mili çözümü olan yöneticileri başımız getirmek zorundayız. Ne geldiyse başımıza, dostumuzu düşmanımızı tanımamaktan gelmiştir.

Uğur Kepekçi / 31 Mart 2014

Bu yazı 226 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar