Reklam
  • Reklam
Samimiyetsiz işlerde hayır yoktur
Reklam
Uğur Kepekçi

Uğur Kepekçi

Samimiyetsiz işlerde hayır yoktur

20 Nisan 2014 - 00:25

Kutlu doğum haftası dolayısıyla Âlemlere Rahmet Hazreti Muhammed (s.a.a.) Efendimizle alakalı yazılara ağırlık vererek kendimizi peygamber aynasında seyretmekle elbette önemli kazanımlar elde edebiliriz. Bu yılki kutlamalarda samimiyet vurgusunun öne çıkmasını önemsiyorum.

Gerek yüce yaratıcımız ve gerek diğer ikinci şahıslarla münasebetlerimizdeki bereket ve kazanımlarımız da samimiyetimiz oranında olacaktır.

Yüce Allah, insanların kulluk ve ibadetlerinde mutlaka samimi niyet beslemesini istiyor. Aksi halde dış görünüşü ne kadar güzel görünse de samimi olunmadığı takdirde yapılan işlerin bir değerinin de olmadığını beyan ediyor.

İmam-ı Gazali İhya’sında; “İçerisine, kendisinden başka hiçbir şeyin karışmamış olduğu şeye hâlis adı verilir. Tasfiye ve durultma işini yapan fiile de ihlâs adı verilir. İhlâs’ın zıddı İşrak (karıştırma)tır” buyurur…

Yapılan her işin ibadet olarak değerlendirilmesi ve karşılığında mükâfat elde edilebilmesi için niyetinde sadece Allah’ın (c.c.) rızası gözetilmesi istenmektedir.

Bu inceliği Yüce Allah Kur’an’da şöyle beyan eder;

“Kim Rabbine kavuşmayı arzu ederse salih amel işlesin ve Rabbine (yaptığı) ibadete hiç kimseyi ortak etmesin!” (Kehf, 110).

İçerisinde samimiyet olmayan ve fakat dışarıdan güzel görünen öyle ameller vardır ki o kişiye elem ve azaptan başka bir şey kazandırmaz.

Bu konuda Âlemlere Rahmet Hazreti Muhammed (s.a.a.) Efendimizden güzel bir hadis aktaralım:

Hasan Basrî’den rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber (s.a.a.) şöyle buyurmuştur:

“Allah’ın kendisine ilim verdiği kişiye Allah Teâlâ sorar:

— Öğrendiğinle ne yaptın?

— Ya Rab! Onunla gece gündüz Sana ibadet ettim.

— Yalan söylüyorsun!

Melekler de “Yalan söylüyorsun! Bilakis sen onunla ‘Filan adam âlimdir’ dedirtmek istedin. Zaten öyle de denildi!” derler.

Allah’ın, kendisine mal verdiği kişiye Allah Teâlâ sorar:

— Sana nimet verdim. Onu nasıl kullandın?

— Ya Rab! O mal ile gece-gündüz sadaka verdim.

— Yalan söylüyorsun!

Melekler de “Yalan söyledin! Bilakis sen onunla ‘Filan adam cömerttir’ dedirtmek istiyordun. Nitekim öyle de denildi” derler.

Allah yolunda öldürülen kişiye Allah Teâlâ sorar:

— Sen ne yaptın?

— Ya Rab! Cihad ile emrolundum ve savaşırken de öldürüldüm!

— Yalan söylüyorsun!

Melekler de “Yalan söylüyorsun; zira senin gayen ‘Filan adam kahramandır’ dedirtmekti. Nitekim dünyada iken böyle denildi” derler.” (Müslim, İmam Ahmed, Nesâî).

Hadisi rivayet eden Ebu Hureyre şöyle diyor:

“Sonra Hz. Peygamber baldırlarımın üzerine bir çizgi çekerek şöyle buyurdu: “Ey Ebu Hureyre! Bunlar kıyamet gününde kendileriyle cehennem ateşinin ilk tutuşturulacağı mahlûklardır.” (İhya-u Ulumu’d-din).

Allah’a kulluk ve gereği olan ibadetler oyun oyuncak değildir. Kişi her fiilden, her niyetten hesaba çekilecektir. Kurtuluş; katıksız Allah rızasına yönelik olan amel-niyet sayesinde olacaktır. Oyun ve oyuncaklarını dine mal edip, yaptığı işleri ibadet sanarak Cennet umanlara, (başta nefsimize) uyarı niteliğinde Yüce Kitabımızdan bir ayet-i kerime ile yazımıza son verelim;

“Oysa kendilerine, dini yalnız Allah’a halis kılıp O’nu birleyerek Allah’a kulluk etmeleri, namazı kılmaları, zekâtı vermeleri emredilmişti” (Beyine, 5).

Uğur Kepekçi / 20 Nisan 2014

 

 

Bu yazı 245 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar