• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
10:24
Dolar - Euro - TL Kuru 20 Temmuz 2026
10:23
Altın Fiyatları 20 Temmuz 2026
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
  3. Büyük Kürdistan'dan Büyük İsrail'e: Bir Projenin Anatomisi
Yayınlanma: 06 Mayıs 2025 - 07:26

Büyük Kürdistan'dan Büyük İsrail'e: Bir Projenin Anatomisi

06 Mayıs 2025 - 07:26
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Büyük Kürdistan'dan Büyük İsrail'e: Bir Projenin Anatomisi

Bugünlerde hükümet yetkilileri ve Türkiye'deki bazı politikacılar, adeta kendi yankı odalarında konuşup yine kendilerini dinliyorlar. Oysa Türkiye’nin nereye gittiğini anlamak için karşı tarafı da dinlemek, onların ne dediğini, neyi hedeflediğini de görmek zorundayız.

Bu kapsamda, eğitim hayatını Erbil ve Tel Aviv'de geçirmiş bir aktivistin verdiği röportaj dikkatimi çekti.

10 Mart SDG-HTŞ Mutabakatı üzerine değerlendirmede bulunan aktivist, şu noktalara dikkat çekiyor:
Mazlum Abdi’nin ABD aracı ile Şam’a gitmesi, Abdi ile Colani’nin aynı masada ve eşit şartlarda oturması, arkalarında sadece Yeni Suriye bayrağının bulunması gibi detayların, mutabakatın 8 maddelik içeriğinden bağımsız olarak büyük bir diplomatik kazanım olduğunu vurguluyor.

Aktivist, artık Kürt hareketinin bir gerilla yapılanması değil; 100 bin askeri güce sahip, ABD ve İsrail'le birlikte oyun kurabilen bir aktör haline geldiğini belirtiyor. (Bu konuda 20 binden 100 bine kadar çok farklı rakamlar var.)

Şubat sonuna gidelim. Eski Başkakan Sayın Binali Yıldırım beye kulak verelim:

“Kürt’ü, Türk’ü, diğer etnik gruplarıyla milletimizdir. Bunu esas alan bir güncelleme yapılabilir. Yeni yapılacak anayasada yapılması gereken önemli konulardan bir tanesi, yerel yönetimlere ademi merkeziyetçilik. Her şeyi Ankara'dan kontrol etmek yerine, yetki devrinin yapılması.”

Bu açıklamayı da mutabakattan 2 hafta önce AKP’nin en önemli isimlerinden birisinin ağzından duymuş olunca, insan “daha neler göreceğiz?” demekten kendini alamıyor.   

İşin ilginç yanı, aynı aktivistin 2014 yılında verdiği bir başka röportajda Şimon Perez’in ABD Başkanı ile yaptığı bir görüşmede “Kürdistan’ın desteklenmesi” talebini açıkça dile getirdiği görülüyor. Aktivistin bu konudaki yorumundan bazı kesitler:

“İsrail-Kürdistan ilişkileri hem toplumsal hem siyasi tarihi eski olan ilişkilerdir. Toplumsal olarak her iki ülkenin çoğunluk unsurları olan Kürtler ve Yahudiler İsrail’in kurulmasından önceye kadar yaklaşık iki bin sene Kürdistan’ı bir ülke ve yönetim merkezi olarak paylaştılar. Siyasi analizlerde bu kadar eski tarihsel ilişkiler argüman olarak pek sağlıklı sonuçlar vermez lakin Kürt-Yahudi ilişkilerinde bu uzun tarihin kendini bugün de gösteren bir önemi mevcut.

İki toplum arasındaki bu sessiz ve köklü güven siyasetin alacağı yönün belirlenmesinde de mutlaka bir pay sahibi.”

Sözde Kürdistanın bağımsızlığından bahsederek de “Özellikle olası bağımsızlık sonrası ABD tarafından tanınmasının gecikmesi muhtemel olan Kürdistan için İsrail’in ticari, diplomatik ve muhtemelen askeri bir ortak olarak ortaya çıkması belirsiz olan geleceğini tayin edebilmesi için önemli bir faktör.”

İsrail hatta sözde Kürdistanın bölgesel dengelerle ilgili yaptıkları cesur çıkışlara ABD’nin sessiz kalmasının da “ABD’nin desteği” anlamına geldiğini ifade ediyor.

Özetlersek “Kürtler ile Yahudiler arasında binlerce yıllık bir kader ortaklığı varmış. Ortadoğu’da güçlü bir İsrail için güçlü bir Kürdistan, güçlü bir Kürdistan içinse İsrail desteği şartmış.” Bu tarihsel birliktelik iddiası üzerinden sözde “Büyük Kürdistan” projesi şekillendiriliyor.

Prof. Dr. Haydar Baş’ın 29/07/2015 tarihli Yenimesaj’daki köşe yazısı bakınız bu bilgilerle yan yana gelince ne kadar çok anlam kazanıyor:

“Kürt sorunu ile terör tehdidini birbirinden ayıramayanlar, belki de bilinçli olarak birbirine karıştıranlar, IŞİD, El Nusra ve El Kaide gibi örgütleri sınırlarımızdan serbestçe topraklarımıza sokanlar al bayrağa sarılı tabutların gelmeye başladığı bugünlerde büyük vebal altındadır.

…

ABD'nin de sessiz onayı ile Alevi Kürtlerin üzerine gidilmektedir. Bugünün gelişmeleri Alevi Kürt kardeşlerimiz için ikinci Kobani'dir. Nasıl Kobani'de yalnız bırakılmış, arkadan vurulmuşlarsa bugün de aynı hali yaşamaktalar. Kobani'deki özerklik ilanı reddedilmiştir. Bizler, Yahudi Barzani'nin Kürt devletinde yeri olmayacak Kürt kardeşlerimizi Kobani olaylarında uyarmış ve oyuna gelmemeleri ikazında bulunmuştuk. Gelinen nokta, büyük İsrail devletine giden yolda öncelikle kurulması planlanan Yahudi Barzani'nin Kürt devleti için Alevi Kürtleri bir manada asimile etmek; devreden çıkarmaktır. Barzani hareketi bir Kürt hareketi olmayıp, Yahudi yayılmacılığıdır. Barzani'nin peşmergelerinin topraklarımızdan geçişine izin veren iradenin operasyonlarına Birleşik Devletler'in haklılık payı vermesi, İsrail-Türkiye ve ABD iş birliğini göstermektedir. Kürt kardeşlerimiz ikinci kez oyuna gelirlerse, Filistin'in kaderi onlar için kaçınılmazdır.”

İngiliz emperyalizminin Osmanlının güç kaybettiği dönemlerde kurguladığı Ortadoğu planı, devamlı akan kan ve göz yaşlarına sebep olmuş, bölge insanını huzura hasret bırakmıştır. Tarihte Arapları oyuna getiren İngiliz Lawrence gibi, Kürt kardeşlerimiz de benzer bir kurgu ile karşı karşıyadır. Günümüzde de aynı süreç devam etmektedir. Oysa asıl hedef "Büyük Kürdistan" değil, "Büyük İsrail"dir. Bu projenin içinde Türkiye'nin milli birliği, dini kardeşliği hedef alınmaktadır.

Bu nedenle Prof. Dr. Haydar Baş’ın şu sözü her zamankinden daha büyük anlam taşımaktadır:

“Dini birliğimiz, milli bütünlüğümüzün teminatıdır.”

Prof. Dr. Haydar Baş hep şöyle derdi:

“Güneydoğu sorununu ben çözerim. Nasıl mı? Oradaki vatandaşlarımızın karnını doyururum. Vatandaşlık maaşıyla onları desteklerim. Zaten ortak kültürümüz ve millî kimliğimiz var.”

Evet, kültürümüz de dinimiz de bizi birleştiren temel unsurlardır. Ancak yıllardır bu unsurlar ya görmezden gelinmiş ya da tahrip edilmiştir. Bugün BTP'nin ortaya koyduğu çözüm modelleri bu yüzden önemlidir.

Bu yazı 842 defa okunmuştur.
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • IMF Türkiye Raporunun Ötesindeki Gerçek - 20 Temmuz 2026
  • Bir Millet Nasıl Ayağa Kalkar? - 19 Temmuz 2026
  • Üniversite Hayali mi, Yurt Dışı Hayali mi? - 18 Temmuz 2026
  • Bir Ülkeyi Güçlü Yapan Şey Nedir? - 17 Temmuz 2026
  • Tasarruf Eden Devlet, Fakirleşen Millet? - 16 Temmuz 2026
  • Sosyal Devlet Boşluk Bırakmaz - 14 Temmuz 2026
  • Son Nefese Kadar, Son Nefes İçin Siyaset - 14 Temmuz 2026
  • Bir Kampın Ardından - 13 Temmuz 2026
  • Türkiye İçin Neden Bağımsız Türkiye Partisi? - 12 Temmuz 2026
  • Teşkilat Nedir? - 11 Temmuz 2026
  • Bir Üye Neden Bu Kadar Önemlidir? - 10 Temmuz 2026
  • Siyaset Birinci İşimizdir - 07 Temmuz 2026
  • Faiz Enflasyonu Düşürür mü? Maliyet Artışı ve Enflasyon İlişkisine Bakış - 21 Mart 2026
  • Gelir Dağılımını Güçlendiren Ekonomik Yaklaşım - 19 Mart 2026
  • Dolar İmparatorluğu Sarsılıyor mu? Milli Paralarla Ticaret Tartışması - 17 Mart 2026
  • Hürmüz Boğazı: Görünen Petrol, Görünmeyen Para Savaşı - 16 Mart 2026
  • Emeklilerin Şehirleri: Üretim Kaybedilince Ne Olur? - 11 Mart 2026
  • Kaynak Kıtlığı Miti ve Milli Ekonomi Modeli - 07 Mart 2026
  • Enflasyonun Görünmeyen Dinamiği: Kur, Maliyet ve Üretim - 07 Mart 2026
  • Milli Ekonomi Modeli: Ekonomiden Öte Bir Medeniyet Perspektifi - 06 Mart 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 24
Köşe Yazarları
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Güner Özbalcı
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Mehmet Beşe
Mehmet Beşe
DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE GIDA SEKTÖRÜ
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
KOŞMAK NEYE YARAR?
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Misafir Kalem
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Alaaddin Özkar
Alaaddin Özkar
Kurtuluş Savaşı Tartışması ve Tarihsel Gerçek
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Ankara'da NATO, Gündemde Trump
Mustafa Çobanoğlu
Mustafa Çobanoğlu
Mukaddes Vatanın "Mavi Otları"
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş
Kıbrıs bizimdir bizim kalacak
Güç dengesinin değiştiği dünya
Uğur Kepekçi
Güç dengesinin değiştiği dünya
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
IMF Türkiye Raporunun Ötesindeki Gerçek
Çok Okunan Haberler
KEPEKÇİ:
KEPEKÇİ: "İŞÇİ GİBİ ÇALIŞIP ESNAF GİBİ YÜK TAŞIYORLAR"
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.