• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
10:24
Dolar - Euro - TL Kuru 20 Temmuz 2026
10:23
Altın Fiyatları 20 Temmuz 2026
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
  3. Filmin sonuna kim karar verecek?
Yayınlanma: 06 Kasım 2024 - 17:12

Filmin sonuna kim karar verecek?

06 Kasım 2024 - 17:12
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Filmin sonuna kim karar verecek?

Hep beraber önce 1 Ekim TBMM açışına gidelim mi?

Hatırlayalım isterseniz?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "İsrail saldırganlığı Türkiye’yi de içine almaktadır" "İsrail saldırganlığı Türkiye’yi de içine almaktadır" açıklaması,

CHP’li milletvekillerinin salona girişinde Erdoğan’ı ayakta karşılamaları,

MHP Lideri Bahçeli’nin DEM Partili vekillerle tokalaşması ve

Bahçeli-Özel arasındaki sözlü diyalog hiç de alışık olmadığımız durumlardı.

Yaşanılanlar, bu Meclis döneminin farklı geçeceğinin sanki habercisiydi.

Sonra 8 Ekim. TBMM’de İsrail'in saldırıları ve Orta Doğu'daki gelişmelere yönelik bir kapalı oturum… Millete kapalı da acaba kimlere açık kimlere.

22 Ekim'de APO’ya, örgütü lağvetmesi koşuluyla, Bahçeli’nin "Umut hakkı için başvurması ve TBMM’de DEM Parti Grup Toplantısı'nda konuşması" için çağrı yapması.

23 Ekim Ankara'da TUSAŞ Tesisine Saldırı.

Bahçeli’nin çıkışına tepkiler, gözaltına alınmalar, kayyum atamaları derken bir kavga ortamı haline getirilen Türkiye.

Tesadüf mü acaba bu kadar olayın hepsinin arka arkaya sıralanması? Gelinen noktaya bakılırsa, önceden yazılmış bir senaryo kokusu almamak mümkün değil.

Senaryo Yazarı Kim?

Türkiye, stratejik ve coğrafi konumu sebebiyle tarihin her döneminde dış müdahalelere maruz kalmış ve her zaman bölge üzerinde hesapları olan güçlerin hedefi olmuştur. Özellikle Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaşanan olaylar, Türkiye'nin birliğine yönelik tehditlerin en somut örneklerinden biridir. Uluslararası güçlerin Türkiye’yi zayıflatmak için etnik ve mezhepsel ayrımları körüklediği ve bu ayrımlar üzerinden ülkemizi bölmeyi hedeflediği tarih boyunca kendini göstermiştir. Bu tehditlere karşı, Türkiye'nin birliği ve beraberliği için geçmişten günümüze millî bir duruş sergilemek her zamankinden daha elzemdir.

Sevr ve Parçalanma Tehdidi

Birinci Dünya Savaşı sonrasında Türkiye’ye dayatılan Sevr Anlaşması, ülkenin bağımsızlığını sona erdirmek ve topraklarını bölmek amacıyla hazırlanmıştı. Bu anlaşma, etnik ve dini grupların bağımsızlığını destekleyerek Anadolu topraklarında bir parçalanma hedefliyordu. Atatürk ve silah arkadaşları, Sevr’i kabul etmeyerek bağımsızlık mücadelesi başlatmış ve Lozan Anlaşması ile Türkiye’nin bütünlüğünü sağlamıştır. Lozan Anlaşması’nda yapılan azınlık tanımı da bu birliğin teminatı olmuştur. Atatürk, azınlık kavramını dini bir temelde tanımlamış, Türk milletinin bir parçası olan etnik grupları bu kavramın dışında tutmuştur.

Prof. Dr. Haydar Baş da birçok konuşmasında Türkiye’nin Güneydoğu’sunda yaşanan olayların tarihî temellerine dikkat çekerek, Sevr’in Türkiye için ne denli büyük bir tehdit olduğunu her zaman dile getirmiştir. Bağımsız Türkiye Partisi kadroları ilk günden beri, Türkiye'nin Güneydoğusu üzerinde oynanan oyunların, Sevr Anlaşması’ndaki planların günümüze uyarlanmış bir versiyonu olduğunu her platformda ifade etmiştir.

Azınlık Kavramının AB Dayatması ve Tehlikesi

Prof. Dr. Haydar Baş, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye azınlık kavramını dayatarak ülkenin iç işlerine müdahale etmeye çalıştığını birçok kez vurgulamıştır. Avrupa Birliği tarafından hazırlanan Türkiye raporlarında hep insan hakları ve azınlık hakları gibi kavramları öne sürülmüştür. Bu dayatmalar, ülkenin birliğini zayıflatmayı ve etnik gruplar üzerinden ayrımcılık yapmayı amaçlamıştır. Prof. Dr. Baş, “Avrupa Birliği’nin dayattığı azınlık kavramını kabul ettiğimizde, Türkiye 24 saat içerisinde parçalanır,” diyerek bu tehdidin ne kadar ciddi olduğunu gözler önüne sermiştir.

Yine Sayın Baş’ın bir TV programındaki cümleleri de bize çözümün adresini göstermektedir.  

“Merhum Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları cumhuriyeti kurarken böyle bir kültür milliyetçiliğinden, böyle bir şemsiyeden bahsederek olayı izaha, ifadeye ve uygulamaya da koymuşlardır. Örnek ortadadır. Yeni örnekler arayıp da işte, Türkiye'nin bölünmesine, parçalanmasına imkân hazırlamak büyük bir ihanettir; hiç kimse de buna müsaade etmez.”

“Atatürk Birleştirici Harçtır”

Onun ortaya koyduğu “Atatürk vatandır, Atatürk bayraktır, Atatürk birleştirici harçtır” söylemi, Türkiye'nin birliğini ve dirliğini korumanın en sağlam dayanaklarını işaret etmektedir.

Çözümün adresi bellidir. Vatandaşlarımız, etnik veya mezhepsel ayrımlardan bağımsız olarak Türkiye Cumhuriyeti çatısı altında bir araya gelmiş, ortak kültür ve değerler etrafında kenetlenmiştir. Vatandaşlarımızın hiçbirinde farklı bir durum söz konusu değildir.

Günümüzde siyaset sahnesinde ve medyada, Türk milletinin birlik ve beraberliğine zarar verecek söylemler giderek artmaktadır. Eğer milletimiz, etnik ve mezhepsel ayrılıkları körükleyenlere karşı durabilirse, bu oyunlar boşa çıkacaktır. Bu tür ayrımcı söylemlerin hiçbir partinin tekelinde olmayan halkımızı temsil edemeyeceğini, asıl temsil gücünün Türkiye’nin birliğine ve bütünlüğüne sahip çıkmakta olduğunu unutmamalıyız.

Milletimizin, bu tür ayrılıkçı söylemler karşısında dik duruşu ülkemizin üniter yapısını koruyabilecek tek iradedir.

Milletimizin dik duruşunu gösterebileceği adres Bağımsız Türkiye Partisi kadrolarıdır. Bu ifadelerimi BTP Lideri Hüseyin Baş’ın partisinin düzenlediği Cumhuriyet Kutlamasında yaptığı konuşmadaki;

“Şunu hiç kimse unutmasın ve iddialıyım; Türkiye'de hiçbir dış hesaplaşmanın ürünü olmayan, hiçbir yabancı unsurun değirmenine su taşımayan tek bir irade kalmıştır o da Bağımsız Türkiye Partisi iradesidir. Cumhuriyetin 101. yılında Atamıza söz veriyoruz, o irade son nefesine ve kanının son damlasına kadar bu cumhuriyeti, bu ülkenin bağımsızlığını, bu milletin birliğini ve beraberliğini sağlamak için çalışacak.” cümleleri net olarak ortaya koymaktadır.

“Bu vatan bizimdir, bizim kalacaktır.”

 

Bu yazı 656 defa okunmuştur.
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • IMF Türkiye Raporunun Ötesindeki Gerçek - 20 Temmuz 2026
  • Bir Millet Nasıl Ayağa Kalkar? - 19 Temmuz 2026
  • Üniversite Hayali mi, Yurt Dışı Hayali mi? - 18 Temmuz 2026
  • Bir Ülkeyi Güçlü Yapan Şey Nedir? - 17 Temmuz 2026
  • Tasarruf Eden Devlet, Fakirleşen Millet? - 16 Temmuz 2026
  • Sosyal Devlet Boşluk Bırakmaz - 14 Temmuz 2026
  • Son Nefese Kadar, Son Nefes İçin Siyaset - 14 Temmuz 2026
  • Bir Kampın Ardından - 13 Temmuz 2026
  • Türkiye İçin Neden Bağımsız Türkiye Partisi? - 12 Temmuz 2026
  • Teşkilat Nedir? - 11 Temmuz 2026
  • Bir Üye Neden Bu Kadar Önemlidir? - 10 Temmuz 2026
  • Siyaset Birinci İşimizdir - 07 Temmuz 2026
  • Faiz Enflasyonu Düşürür mü? Maliyet Artışı ve Enflasyon İlişkisine Bakış - 21 Mart 2026
  • Gelir Dağılımını Güçlendiren Ekonomik Yaklaşım - 19 Mart 2026
  • Dolar İmparatorluğu Sarsılıyor mu? Milli Paralarla Ticaret Tartışması - 17 Mart 2026
  • Hürmüz Boğazı: Görünen Petrol, Görünmeyen Para Savaşı - 16 Mart 2026
  • Emeklilerin Şehirleri: Üretim Kaybedilince Ne Olur? - 11 Mart 2026
  • Kaynak Kıtlığı Miti ve Milli Ekonomi Modeli - 07 Mart 2026
  • Enflasyonun Görünmeyen Dinamiği: Kur, Maliyet ve Üretim - 07 Mart 2026
  • Milli Ekonomi Modeli: Ekonomiden Öte Bir Medeniyet Perspektifi - 06 Mart 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 24
Köşe Yazarları
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Güner Özbalcı
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Mehmet Beşe
Mehmet Beşe
DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE GIDA SEKTÖRÜ
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
KOŞMAK NEYE YARAR?
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Misafir Kalem
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Alaaddin Özkar
Alaaddin Özkar
Kurtuluş Savaşı Tartışması ve Tarihsel Gerçek
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Ankara'da NATO, Gündemde Trump
Mustafa Çobanoğlu
Mustafa Çobanoğlu
Mukaddes Vatanın "Mavi Otları"
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş
Kıbrıs bizimdir bizim kalacak
Güç dengesinin değiştiği dünya
Uğur Kepekçi
Güç dengesinin değiştiği dünya
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
IMF Türkiye Raporunun Ötesindeki Gerçek
Çok Okunan Haberler
KEPEKÇİ:
KEPEKÇİ: "İŞÇİ GİBİ ÇALIŞIP ESNAF GİBİ YÜK TAŞIYORLAR"
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.