Hafta sonu İYİ Parti'nin Bursa’da düzenlediği “Birinci Vazifen” mitingi, yalnızca bir siyasi etkinlik değil; aynı zamanda Türkiye’deki mevcut siyasal yönelimlere karşı alınan bir tutumun dışavurumu niteliğindeydi. Mitinge, Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) ve Zafer Partisi (ZP) başta olmak üzere pek çok parti destek verdi.
Bu tablonun ardından kamuoyunda “Üçüncü yol mu geliyor?” tartışması yeniden alevlendi. Elbette mevcut siyasi tabloda alternatif yol arayışlarının konuşulması kıymetlidir. Hatta neden dördüncü ya da beşinci yollar da gündeme gelmesin? Ancak tüm bu söylemlerden önce asıl dikkat edilmesi gereken, yaşanan gelişmelere karşı gösterilen ilkeli duruştur.
Komisyon Süreci
Şu anda Türkiye’nin siyasal gündeminde “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında oluşturulan bir Meclis komisyonu vardır. İYİ Parti bu komisyona karşı tavrını, halkın da doğrudan katılımıyla gerçekleştirilen bir mitingle ortaya koymuştur. Mitinge katılan kitle, yalnızca siyasi parti taraftarlarından ibaret değildir; komisyona itiraz eden, endişe duyan farklı kesimlerden vatandaşların bir araya geldiği bir zemindir.
Bir anlamda “siyasi temsilin ötesinde toplumsal refleksi tetikleyici bir alan açılmıştır.” Bu çağrıya en açık desteği veren partiler arasında BTP ve ZP yer almıştır. BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş’ın talimatıyla teşkilatlar mitinge yönlendirilmiş; böylece partiler üstü bir sahipleniş örneği gösterilmiştir.
Devlet Aklı: Tekil İrade Değil, Toplumsal Hafıza
Son dönemde sıklıkla kullanılan kavramlardan biri olan “devlet aklı”, zaman zaman tek bir kişi ya da dar bir danışman kadrosu ile özdeşleştirilmektedir. Oysa bu ifade, kurumsal tecrübeyle harmanlanmış kolektif bir aklı temsil eder. Tıpkı bir işletmede kararlar alınırken uygulamada yaşanan gelişmelerin yön değişikliğine sebep olması gibi, devletin yönelimi de basın, akademi, halk, sivil toplum ve siyasetin ortak etkileşimiyle şekillenir.
Ancak Türkiye’de uzun süredir ifade özgürlüğü kısıtlandığı için, bu doğal denge mekanizmaları çalışamaz hale gelmiştir. Vatandaşın sesini duyurabileceği alanların yeniden açılması, demokrasinin tesisi açısından büyük önem taşımaktadır. Mitingler bu açıdan sadece siyasi değil, aynı zamanda toplumsal rehabilitasyon zeminleridir.
CHP ve İYİ Parti Mitinglerinin Ayrıştığı Nokta
İYİ Parti’nin gerçekleştirdiği miting, lider düzeyinde açık çağrıların yapılması bakımından, CHP’nin geçmiş mitinglerinden ayrışmaktadır. CHP’nin mitinglerinde ise tutuklu belediye başkanları üzerinden bir söylem öne çıkmakta, halkın talepleri ikinci planda kalmaktadır. Bu fark, “Birinci Vazifen” mitinginin toplumsal tabanda daha geniş yankı bulmasını sağlamıştır.
Dolayısıyla mesele, bir seçim ittifakından ziyade, toplumsal mutabakatın yeniden inşasıdır. Kaybedilen güvenin ve kutuplaşmayla zedelenen ortak değerlerin yeniden inşası, stratejik bir zorunluluktur; bu süreç, seçim takvimine bağlı kalarak ertelenemez. Toplumsal birlik ve demokratik meşruiyetin yeniden tesisi için, ilkesel duruşun gecikmeksizin ve istikrarlı biçimde ortaya konulması gerekmektedir. Aksi takdirde siyasal fırsatçılığın gölgesinde şekillenen geçici çözümler, ülkenin temel sorunlarına kalıcı bir cevap sunamayacaktır.
DEM Parti ve İktidarın Çifte Standardı
Altılı Masa sürecinde muhalefet partileri, özellikle DEM Parti ile iş birliği yaptıkları gerekçesiyle ağır ithamlarla karşı karşıya kalmıştı. Bu durum seçmen nezdinde ciddi bir algı yönetimine zemin hazırlamış ve seçim sonuçlarını etkilemiştir. Ancak bugün aynı söylemleri kullanan iktidarın, DEM Parti ile birlikte “Terörsüz Türkiye” sürecini yürütmesi, büyük bir çelişki olarak dikkat çekmektedir.
Bu iş birliklerinin açıklanabilirliği sınırlıdır. Alan çalışmalarında, AK Parti’ye oy vermeye devam eden seçmenlerin bile bu duruma tepki duydukları açıkça gözlenmektedir. Son seçimde “AKP’ye oy verdim ama teröre evet mi deseydim?” gibi savunmalar, artık Cumhur İttifakı içinde de sorgulanmaya başlanmıştır. Zira Türk toplumu, gerekirse aç kalmayı göze alır; ancak terörle aynı çizgide yürümeyi reddeder.
Ekonomik Kriz ve Sandık Gerçeği
Türkiye’de yaşanan ekonomik kriz, vatandaşın gündemindeki en öncelikli konudur. Enflasyonun, işsizliğin ve gelir adaletsizliğinin bu denli derinleştiği bir ortamda, siyasi manipülasyonların etkisi sınırlı kalacaktır. Araştırmalar, halkın %70’inden fazlasının mevcut sürece tepki duyduğunu ortaya koymaktadır. Fakat bu tepki, korku iklimi nedeniyle yeterince yüksek sesle ifade edilememektedir.
Ancak unutulmamalıdır ki, gerçek tercih sessizlikte değil, sandıktadır. Seçim güvenliği sağlanabildiği takdirde, halkın nerede durduğu çok net bir biçimde ortaya çıkacaktır. Bugün görev siyasetindir: halkın taleplerini duymak, adaleti önceleyen bir siyaset anlayışını toplumsal mutabakatın temeline yerleştirmek.
Hafta sonu İYİ Parti, Bursa’da başarılı bir miting organize etti. "Birinci Vazifen" mitingine Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) ve Zafer Partisi (ZP) başta olmak üzere pek çok parti destek verdi. BTP Teşkilatları da mitinge ciddi bir katılım sağladı. Bu tablonun hemen ardından kamuoyunda “Üçüncü yol mu geliyor?” sorusu tartışılmaya başlandı.
Bir yandan özellikle bu zor dönemde alternatif yolların tartışılması önemli. Hatta neden dördüncü, beşinci yol da olmasın? Bu yönülerin hepsi değerlidir. Ancak yine de şunu da göz ardı etmemek gerekir: Seçim sürecine girmeden önce ittifak tartışmasının doğru zamanı değildir. Üçüncü, dördüncü ya da ikinci yol gibi tanımlar yerine, asıl dikkat edilmesi gereken şey, olaylar karşısında takınılan duruştur.
Şu anda gündemde olan "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında bir komisyon kurulmuştur. İYİ Parti bu komisyona karşı duruşunu, miting düzenleyerek ortaya koymuştur. "Bu meseleyi halka soralım" diyerek halkı bir araya getirmiştir. Mitinge gelenler, komisyona karşı çıkan halk kesimidir. İYİ Parti bu insanlara bir alan açmıştır: "Bu meseleye itirazı olanlar burada bir araya gelsin" demiştir.,
Siyasi partilere de çağrıda bulunulmuştur. Bu çağrıya özellikle BTP ve ZP’nin verdiği destek dikkat çekicidir. Aynı tarihlerde Afyonkarahisar’da Gençlik Kampı düzenleyen BTP, Genel Başkan Hüseyin Baş’ın talimatıyla mitinge yoğun katılım sağlamış; teşkilatlar Bursa’daki mitinge tam destek vermiştir.
19 Mart sürecinde İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu merkezli mitinglerde de aynı şeyi ifade etmiştik: Bu olaylar A kişisi ya da B kişisi üzerinden değil, adalet merkezli ele alınmalıdır. Bugün de aynı hassasiyetle davranılması gerekmektedir. Devletin bekasını önceleyen, istikrarı korumaya yönelik bir duruş sergilenmelidir.
Süreç bir ittifaka ilerler ya da ilerlemez. Önemli olan bugün durulması gereken çizgide durabilemktir. Milli ve manevi değerlere sahip çıkabilmektir.
Bu miting sonrasında İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu, muhalefetin ortak bir cumhurbaşkanı adayı çıkarması gerektiğini ifade etti. Bu çağrıyı da ayrıca değerlendirmek gerekir.
Devlet Aklı ve Toplumun Rolü
Son dönemde sıkça kullanılan “devlet aklı” ifadesi, genellikle tekil bir kişi ya da dar bir kadroyla özdeşleştirilse de aslında çok daha kapsamlı bir kavramdır.
Ben bir işletmeci olarak şunu gözlemliyorum: İşletmelerde alınan kararlar uygulama sürecinde farklı gelişmelere göre şekillenir. Bu yönelimi sağlayan bireyler değil, kurumun içinde biriken ortak tecrübedir. Devlet için de benzer bir durum geçerlidir. Basın, halk, bilim insanları, sivil toplum kuruluşları ve siyaset kurumu bu kolektif tecrübenin taşıyıcılarıdır.
Ancak Türkiye’de uzun süredir konuşmak adeta bir suç gibi algılandığı için bu dinamikler devre dışı kalmıştır. İşte bu nedenle, vatandaşın tekrar sesini duyurabildiği ve demokratik taleplerini özgürce ifade edebildiği bu tür mitingler son derece kıymetlidir.
Ancak Türkiye'de uzun zamandır konuşmak bir suç gibi algılandığı için bu kanallar tıkanmıştır. Vatandaşın yeniden konuşabilmesi, demokratik taleplerini ifade edebilmesi için bu mitingler çok önemlidir.
İYİ Parti ve CHP Mitingleri Arasındaki Fark İYİ Parti mitingi ile CHP’nin geçmiş mitingleri arasında anlamlı bir fark vardır. İYİ Parti, genel başkan düzeyinde net çağrılar yaparken, CHP mitinglerinde tutuklu olan belediye başkanları üzerinden bir süreç yürütülmektedir.
Sanırım bu nedenle üçüncü yol söylemleri gündeme gelmektedir.
Ama şu çok iyi bilinmelidir ki; toplumun ana dinamiklerine, temel taşlarına beraber siyasi bir ittifaktan öte toplumsal bir ittifakla sahip çıkılmaldır.
Kaybedilen köşelerin tekrar kazanılması için seçim süreci beklenirse geç kalınabilir.
Bu nedenle ilkesel duruş yolu olarak tanımlanacak bir yolda yürümek elzemdir.
DAM ittifakı da denilen; Cumhur ittifakı ile DEM’in birlikte terörsüz sürecinde birlikte yürüyeceklerini ilan ettikleri ittifak gündeme gelince hemen akla 6’lı masa gelmektedir.
DEM Parti ve Çifte Standart Tartışması Altılı Masa sürecinde muhalefet, DEM Parti ile gizli iş birlikleri yaptığı iddialarıyla çok sert eleştirilmişti. Ancak aynı eleştirileri yapan iktidar, şu anda DEM Parti ile "Terörsüz Türkiye" sürecini birlikte yürütmektedir. Bu, ciddi bir çelişkidir ve seçmene izahı zordur. Seçmen bu iş birliklerini sorgulamaktadır.
Geçmişte muhalefeti DEM Parti ile birlikte hareket etmekle suçlayanlar, halkta bu algıyı oluşturmuştur. Bugün aynı iş birliğini iktidar yapmaktadır. Ancak AK Parti seçmeni bile bu durumdan rahatsızdır. Alan ziyaretlerinde AK Parti iktidarından memnun olmadığı halde AK Partieye oy veren birçok insanla denk gelmiştm. Heo dedikleri şu idi; AKP ‘ye oy vermeyi de "Teröre mi evet diyecektim?" .
Şimdi çok yüksek sesle denmese de bu söylem Cumhur ittifakı için söylenmeye başlanmıştır. Yani toplumumuz gerekirse aç kalmayı “terör”ün önünü açmaya tercih eden bir toplumdur.
Ve ikitdarın terör türkiye söylemleri bazı kesimlerce açık şekilde , bölücü unusrlara can suyu olarak değerlendirilmektedir. Yapılan açıklamalar kamuoyunda yeterli karşılığı bulmamaktadır.
Ekonomi ve Sandık Gerçeği Bugün ülke ekonomisi son derece kötü durumdadır. Halkın yüzde 70'ten fazlası mevcut sürece karşıdır ancak bu rahatsızlığını dile getirmeye çekiniyor. Ancak sandık kurulduğunda bu tepki mutlaka yansıyacaktır. Eğer seçim güvenliği sağlanabilirse, halk gerçekte nerede durduğunu sandıkta gösterecektir.
Önemli olan halkın sesine kulak verilmesi ve adaleti önceleyen bir siyaset anlayışının öne çıkartılmasıdır.










