• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
10:24
Dolar - Euro - TL Kuru 20 Temmuz 2026
10:23
Altın Fiyatları 20 Temmuz 2026
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
  3. Ne için "Vakit Tamam"?
Yayınlanma: 19 Kasım 2024 - 19:17

Ne için "Vakit Tamam"?

19 Kasım 2024 - 19:17
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Ne için "Vakit Tamam"?

Son dönemde sosyal medyada ve siyasette dikkat çeken “Vakit tamam, söz konusu vatan” temalı söylemler, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Bu tür ifadeler, bir yandan milliyetçilik ve vatan sevgisi gibi kutsal değerler üzerinden toplumu harekete geçirme amacı taşırken, diğer yandan yanlış yönlendirme ve kutuplaşma risklerini de beraberinde getiriyor. Tarihimize baktığımızda, bu tür söylemlerin yanlış yönetilmesi durumunda toplumsal ve siyasi sonuçlarının ağır olabileceğini görmek mümkün. Özellikle 1980 öncesi yaşanan acı tecrübeler, bu tür söylemleri değerlendirirken dikkate alınması gereken önemli dersler içeriyor.

Söylemler ve Arkasındaki Gerçekler

Her ne kadar “emperyalizme karşı duruş” gibi bir gerekçe öne sürülse de son günlerde arka arkaya yaşadığımız süreç, bu tür söylemlerin arkasında ortaklaşa yazılmış bir senaryo olduğu hissi uyanıyor. Herkesin kendi rolünü oynadığı bu tiyatro, bir yandan kitleleri motive etmeyi amaçlarken, diğer yandan siyasi hesapların bir parçası gibi görünüyor. Bu noktada önemli olan siyasi hesaplar değil, milletin çıkarlarını nasıl savunacağımız olmalıdır.  

 

1980 Öncesi: Kamplaşmanın Bedeli

1980 darbesi öncesinde Türkiye, ideolojik çatışmaların pençesindeydi. Sağ ve sol kampların ideolojik mücadeleleri, gençleri birbirine düşman eden söylemler ve ayrıştırıcı politikalar, ülkeyi kaosa sürüklemişti. O dönem “vatan sevgisi” gibi kutsal değerler üzerinden yapılan manipülasyonlar, siyasi hedeflerin gölgesinde gençleri birer piyon haline getirdi. Sonuç, binlerce gencin hayatını kaybettiği, toplumsal dokunun zarar gördüğü ve ülkenin derin yaralar aldığı bir süreç oldu.

“Vatan” ve “milliyetçilik” gibi kavramların yeniden siyasetin merkezine alınması, bu tür riskleri tekrar hatırlatıyor. Söylemler doğru yönetilmezse, 1980 öncesinde olduğu gibi, toplumsal kutuplaşmaya ve yeni çatışmalara zemin hazırlayabilir. Milliyetçilik, ayrıştırıcı bir araç değil, birleştirici bir değer olarak ele alınmalıdır.

“Misak-ı Milli” söylemleri

Diğer yandan bazı sosyal medya paylaşımlarında karşımıza sık sık çıkmaya başlayan Musul ve Kerkük üzerinden dile getirilen “Misak-ı Milli” söylemleri de dikkatle ele alınmalıdır. Bu bölgelerle ilgili söylemler, topluma bir rüya gibi sunulmaktadır. Bu rüyanın hedefi, halkın duygularını harekete geçirerek başka alanlardaki eksiklikleri örtbas etmektir. Ancak unutulmamalıdır ki milliyetçilik, gerçekçi ve somut adımlarla anlam kazanır. Milliyetçilik, yalnızca tarihsel referanslarla sınırlı kalamaz; aksine bugünün sorunlarına çözüm üreten bir anlayışı gerektirir.

Aksi halde, bu tür ifadeler halkın duygularını istismar eden, kısa vadeli siyasi kazançlara hizmet eden bir araç olmaktan öteye geçemez.

Gardırop Milliyetçiliği: Sözde Milliyetçilik Üzerine

“Vakit tamam, söz konusu vatan” ifadesi, halkın vatanseverlik duygularını harekete geçirmek için güçlü bir çağrı gibi görünebilir. Ancak bu söylemin arkasındaki mesajların açık ve tutarlı olması gerekir. Tarih boyunca, büyük milletlerin güçlü liderleri ve sağlam politikaları, toplumu birleştirici bir dil kullanmayı başarmışlardır. Bu söylemde ise, halkın duygularını harekete geçirmenin ötesine geçemeyen, uzun vadeli bir vizyonu olmayan bir yaklaşımın izleri görülmektedir.

Bu tür söylemler, bizi gardırop milliyetçiliği kavramına geri götürüyor. Gardırop milliyetçileri, milliyetçiliği yalnızca semboller ve sloganlarla savunur, ancak somut adımlar atmakta başarısızdır. Ülkenin üniter yapısını korumaktan ziyade, kısa vadeli siyasi kazançlar uğruna ayrıştırıcı politikaları körüklerler. Oysa gerçek milliyetçilik, ülkenin kaynaklarını savunmayı, halkın birliğini korumayı ve bölgesel iş birliğini artırmayı gerektirir.

Unutulmamalıdır ki, 1980 öncesindeki çatışmalarda, her iki taraf vatan sevgisiyle hareket ettiğini savunuyordu. Ancak bu sevgi, ortak değerler yerine, ideolojik ayrışmaların içine hapsedilmişti. Bugün de benzer bir tuzağa düşülmemelidir. Vatan sevgisi, yalnızca bir slogan değil, somut adımlarla hayata geçirilmesi gereken bir sorumluluktur.

Bu bağlamda, Atatürk’ün milliyetçilik anlayışı bize önemli bir yol haritası sunar. Atatürk, milliyetçiliği ayrıştırıcı bir unsur değil, birleştirici bir değer olarak tanımlamıştır. “Ne mutlu Türk’üm diyene” ifadesi, etnik kimlikleri değil, ortak tarih, kültür ve medeniyet birlikteliğini esas alır. Bugün bu anlayışı yeniden hatırlamak hem geçmişteki hatalardan ders almak hem de geleceğe sağlam adımlarla yürümek için gereklidir.

Sonuç: Geçmişten Ders Almak ve Geleceği İnşa Etmek

Tarih, milletler için bir hafızadır. Geçmişte yaşanan hatalardan ders çıkarmadan, geleceğe yönelik sağlam adımlar atmak mümkün değildir. En önemli adım, toplumun birliğini esas alan, somut ve gerçekçi politikalar üretmektir. Bu anlayış, Atatürk’ün bağımsızlık ve birlik ruhuna dayalı bir siyasetle mümkündür. Türkiye’nin geleceği, sloganlarla değil, milletin değerlerini yaşatan ve koruyan bir iradeyle şekillenecektir.

 

Bu yazı 444 defa okunmuştur.
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • IMF Türkiye Raporunun Ötesindeki Gerçek - 20 Temmuz 2026
  • Bir Millet Nasıl Ayağa Kalkar? - 19 Temmuz 2026
  • Üniversite Hayali mi, Yurt Dışı Hayali mi? - 18 Temmuz 2026
  • Bir Ülkeyi Güçlü Yapan Şey Nedir? - 17 Temmuz 2026
  • Tasarruf Eden Devlet, Fakirleşen Millet? - 16 Temmuz 2026
  • Sosyal Devlet Boşluk Bırakmaz - 14 Temmuz 2026
  • Son Nefese Kadar, Son Nefes İçin Siyaset - 14 Temmuz 2026
  • Bir Kampın Ardından - 13 Temmuz 2026
  • Türkiye İçin Neden Bağımsız Türkiye Partisi? - 12 Temmuz 2026
  • Teşkilat Nedir? - 11 Temmuz 2026
  • Bir Üye Neden Bu Kadar Önemlidir? - 10 Temmuz 2026
  • Siyaset Birinci İşimizdir - 07 Temmuz 2026
  • Faiz Enflasyonu Düşürür mü? Maliyet Artışı ve Enflasyon İlişkisine Bakış - 21 Mart 2026
  • Gelir Dağılımını Güçlendiren Ekonomik Yaklaşım - 19 Mart 2026
  • Dolar İmparatorluğu Sarsılıyor mu? Milli Paralarla Ticaret Tartışması - 17 Mart 2026
  • Hürmüz Boğazı: Görünen Petrol, Görünmeyen Para Savaşı - 16 Mart 2026
  • Emeklilerin Şehirleri: Üretim Kaybedilince Ne Olur? - 11 Mart 2026
  • Kaynak Kıtlığı Miti ve Milli Ekonomi Modeli - 07 Mart 2026
  • Enflasyonun Görünmeyen Dinamiği: Kur, Maliyet ve Üretim - 07 Mart 2026
  • Milli Ekonomi Modeli: Ekonomiden Öte Bir Medeniyet Perspektifi - 06 Mart 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 24
Köşe Yazarları
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Güner Özbalcı
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Mehmet Beşe
Mehmet Beşe
DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE GIDA SEKTÖRÜ
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
KOŞMAK NEYE YARAR?
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Misafir Kalem
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Alaaddin Özkar
Alaaddin Özkar
Kurtuluş Savaşı Tartışması ve Tarihsel Gerçek
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Ankara'da NATO, Gündemde Trump
Mustafa Çobanoğlu
Mustafa Çobanoğlu
Mukaddes Vatanın "Mavi Otları"
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş
Kıbrıs bizimdir bizim kalacak
Güç dengesinin değiştiği dünya
Uğur Kepekçi
Güç dengesinin değiştiği dünya
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
IMF Türkiye Raporunun Ötesindeki Gerçek
Çok Okunan Haberler
KEPEKÇİ:
KEPEKÇİ: "İŞÇİ GİBİ ÇALIŞIP ESNAF GİBİ YÜK TAŞIYORLAR"
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.