8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
Reklam
Alaaddin Özkar

Alaaddin Özkar

8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ

08 Mart 2018 - 17:00

Dünya Kadınlar Günü ya da Dünya Emekçi Kadınlar Günü her yıl 8 Mart'ta kutlanan ve Birleşmiş Milletler tarafından tanımlanmış uluslararası bir gündür.

Sevgili Peygamberimiz Veda Hutbesinde; “Kadınlar size Allah'ın bir emanetidir.” bir diğer hadiste “Cennet annelerin ayakları altındadır” sözleri ile dinimiz kadına bu kadar değer verdiği halde   Türkiye’de kadınların en önemli sorunlarından biri şiddet diğeri ise  kadın cinayetleri. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması’na göre her 10 kadından 4’ü eşi  ya da erkek arkadaşından fiziksel şiddet görüyor. Şiddet gören kadınların yüzde 89’i hiçbir yere başvurmuyor.   Kadının en çok şiddet gördüğü yer Orta Anadolu bölgesi. Buradaki kadınların yüzde 42,8’i yaşamının herhangi döneminde fiziksel şiddete maruz kaldığını söylüyor. Kadın cinayetleri ise her yıl artıyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine göre 2017 de 409 kadın öldürüldü.

Cumhuriyetin kurucusu M. Kemal Atatürk yaptığı inkılaplarla kadınlara  Eğitim Öğretim Hakkı, Kılık Kıyafet Kanunu, Muhtar Seçilme Hakkı, Seçme ve Seçilme Hakkı, Medeni Kanun ile kazanılan haklarla birlikte kadın  erkek  eşit haklara sahip olmasının önünü açmıştır.

 Atatürk inkılaplarının üzerinden yüz yıla yakın  bir zaman  geçmesine rağmen nüfusunun yüzde 49,8’inin kadın olan Türkiye, dünyada cinsiyet eşitliğinde bir hayli geride. Dünya Ekonomik Forumu (WEF) "Küresel Toplumsal Cinsiyet Uçurumu Raporu"na göre Türkiye  144 ülkenin değerlendirildiği raporda 130'uncu sırada yer alıyor.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun en son 2014 yılında güncellediği istatistiklere göre, Türkiye’de söz konusu yıl itibariyle yaklaşık 15 milyon ev kadını var.

Ev kadınlarına çalışıyor musun diye sorulduğunda hayır çalışmıyorum ev hanımıyım diye cevap verse de aslında sabah kalktığından yatana kadar hiç durmadan çalışır. Bakın bir araştırmacı yaptığı işleri ücretlendirmiş.

 15 milyon ev kadını, ev içinde günlük ve aksatmadan yaptığı; başlıca temizlik, yemek, çocuk bakımı, ikram hazırlama, ütü, çamaşır, danışmanlık, eğitim gibi başlıklarda piyasa koşullarında bu işi yapanlar kadar ücret alsa idi, aylık en az 17 bin TL para kazanacaktı.

 Ev kadınları piyasa koşullarında ev içi emekleri için ücret alsaydı şöyle bir tabloyla karşılaşacaktık:

Günlük yaptığı işler bazında: temizlik, en az 2 saat olmak üzere, saati 15 TL’den 30 TL; yemek, ortalama 4 saat olmak üzere saati 12 TL’den 48 TL, çocuk bakımı, ortalama 15 saat, saati asgari 10 TL’den 150 TL, eşe, çocuğa, komşuya, arkadaşa psikolojik danışmanlık ortalama 2 saat, saati en az 150 TL olacak biçimde 300 TL’den aylık 15 bin 840 TL.

 Haftalık olarak yaptığı işler bazında: ütü, ortalama 5 saat, saati 15 TL’den 75 TL (piyasa şartlarında 30 parça ütü 20 TL. Bir saatte en az 10 parça ütü yapılacağı dikkate alınarak); çamaşır, ortalama 2 saat, saati 10 TL’den 20 TL; ikram hazırlama, ortalama 5 saat, saati 12 TL’den 60 TL; eğitim, ortalama 5 saat, saat ücreti 10.37 TL’den 51.85 TL’den aylık 827 TL.

 

Bütün bunlara, haftalık fazla mesaileri ortalama 45 saat üzerinden, saat, 7.5 TL olmak üzer e aylık bin 350 TL ve sigorta ücretinin karşılığı olan 568 TL 21 Kuruş’u da eklediğimizde, bir ev kadının ev içi görünmeyen emeğinin karşılığı aylık 17 bin 585 TL 21 kuruş şeklinde. Durum böyle iken kadına hakkını veren iktidar veya muhalefetten siyasilerimiz var mı?

Benim incelediğimde göre kadınlara 1000 TL vatandaşlık maaşı 1500 TL ev hanımı maaşı ve sigortası devlet tarafından karşılanacak emeklilik hakkı veren ve bunu parti programına koyan BTP lideri Prof. Dr. Haydar Baş’tır,  kaynak soranlar Milli Ekonomi Modeli kitabını incelemelerini tavsiye ederim.

Bu yazı 577 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar