EĞEĞİ GEMİYİ BATMIŞ- 1-
Aysel Masmanacı Beşoğlu

Aysel Masmanacı Beşoğlu

EĞEĞİ GEMİYİ BATMIŞ- 1-

03 Ekim 2020 - 06:35

Kız Kıbrıs 'ta Gazi Magosa DAÜ’ de Pskolojik Danışmanlık ve Rehberlik okor. Daha ilk yılı. Okullar yaz tehtiline girdi.  Öğrencilerimin karnelerini verdim.

Seminerlerimiz   bittiğinden, biz de tehtile girdik.

Bir hefta sonra kız telefon ettikine ben sebehe Adana hava alanına gelicim. Geling beni hava alanından alıng dedi .

Sevindik!  Gelsing mehsim şurda bir hava  alsıng ,iki geçesini görsüng!

Dengize girsing . Genni okula yerleştirdiğimde Magosa'ya, Girne 'ye  gidip gezmiştik . Orda yimek dakımları  hemin ucuz hemin güzeldi.

Bir dakım genne cehizlik aldım. Anca güzeldi. Yetmiş iki parça  mıdı ne ? Neblim unutmuşum.  Bir dakımda  ben benge aldım. 

 -Benim dakımım  kalsıng burda . Yazın tehtile gelirken ben getiririm. Senge ağırlık olmasıng. Sen deniz otobosundan gidicing daşıyamang. Ben uçakdan gelicim.

Dedi. E...  Dedim ben de!

1 hefta da yanında kalmıştım oruya alışsıng deyi.  Gelirken de yeğin çalkandım. (üzüldüm)  El keder mehsim oralarda nedici  deği!  Ana kız  ağlaştık. Genni okuluna getti. Ben de Girne ‘ den deniz otobusuna bindim Taşucu'na geldim.  Taşucu'na keder  ağladım. 

- Ben nettim de bu kızı bura okumaya getirdim! Bir tek kızıng olsun da denizlerin ortasınga  koy  da gel!

Ağladım.. ağladım... yanımda oturan bir arvat da kızını benim kimi okula yerleştirmeye gelmiş! O beni billakma teselli etti.  Henek, heket derken, billakma  yanan yüreğim soğudu.  Taşucu'na geldik.  Yeğni demem o ki kızımdan ilk defa ayrılordum . Onug  uçun benge zor gelordu .

Neyse...  kaktım hemenek bir leğen simit ısladım.  Kıymalı küfteng içi hazırdı zatan ( zaten) .  Et makinesinde iki nakıl( kere) küftesini çektim.

Bin ciza  vere  şu  Kerip komşulara!

Heç bi şe bilmollar. Yüzüme  bön bön bakıp durollar . Öldüm Allah desen , kimse yaralı barmağa işemez!

Anca plajda güneşin annında yaatıp kazata ( gazete) okumasını bililler.  Yidikleri içtikleri ya makarna, ya mantı, ya da şorba! Bir de her Mersin’e endikçe Tantuni yimek!

“Kıymalı küfte” ne demek  “ deği! Sorollar bir de!

-  Öllüyüngüzün  körrü dorum içimden!

Neyse kıymalı küfteyi ( içli köfte ) ettim şora kodum. Yavrım göresmiştir oralarda benim yimeklerime dedim.

Genni buzdolabına kodum . Kız geldiğinde çıkarır teze teze kavırırım ( kızartırım) dedim. Sıcak sıcak yimeği yeğin(çok )  sever.

Hava alanına gettik, kızı aldık! . Şükür kavıştırana ! Kucaklaştık . Bavulunu, bir de bir koliyi erabanıg bagajına koduk. Elinde bir de kurşuni bir piknik sepeti.

- Kızım, o sepette ne var? Gelding geleli elinden heç kevirtmedig? (bırakmadın )

- Sürpriz , anneciğim! Lütfen şimdi kapağını açma ! Eve gidince açar bakarsın . Zahar dedim yimek dakımını bu sepeting içine kodu getirdi kırılmasıng deyi.

- Temam, açmam dedim.  Mersin'e girdik.

- Babacım, şu ilerideki marketin önünde arabayı durdur da bir şişe su alalım , çok susadım, dedi. Marketin önüne doğru giderlerken  içimden:

Ecep bu  sepetin içinde ne var deği , sepeting  kapağını kaldırdım kine

Ne görem!  Sepeting  dibinde bir it yavrısı!

 - Be ‘ bu ne?  Bu it ne gezor bu sepette !  Allah gözüngü almıya   senig !  Ben de Hellim pendiri, Malbora sigara felan getirdi belledim!

Getire getire benge  Kıbrıs ‘ tan belli bu it yavrısını mı getirding!

Elimi uzatmaya da [email protected] Aha elimi kaparsa ! Heç de kımıldamor elimin ucundan dürttüm ölü kimi yator. Kele ammannn!  Ölmüş mü bu köpek ecebem. Baktım kine kızdan babası marketten çıkmış gelollar ... hemenek sepeting kapağını geri kapattım.

Kız suyu  içe içe geldi arka koltuğa yanıma oturdu.

- Ayy! Annecim seni ne kadar özlemişim.

- Ben de senge  çok  görestim  canım kızım. Geldi boynuma sarıldı, maç , muç  öpüp duror...

-Eyyi sınıfıngı da geçmişsing eferim senge...Kele kızım bu sepetteki köpek yavrısı ne?

- Aşkolsun Annecim! Duramadın açıp baktın mı yine. Hani evde açacaktın? Sürprizini mahvettin!

- Yeriiii... bu  mu sürprizing? İt yavrısı mı?

- Anne lütfen ona it deme !

- Ya it değil de ne? Aslan mı?

- Hayır o  “ PAŞA “

- Teheeeeg.. . Paşamış!

- O ingiliz asıllı bir köpek!

- Nerde buldunuz bunu? Sokaktan mı aldıng?

- Ne sokağı... Cins köpeklerin satıldığı bir yer var oradan satın aldım.

- Neeee???  Bir de bu köpeğe para mı verding ? Neçiye( kaça ) aldığınz   bunu? 

- 200 Sterline

- Allah akıl , fikir versing senge kızım!

-Bak boynunda kimlik  kolyesi  de var!

-  Doğum tarihi 12 Şubat  2005. Bak bu da sağlık karnesi. Yapıldığı aşıları da var. Çok asil bir köpek! Babası Londra' danmış!

- Heee! Kraliyet ailesinden !

- Sen dalganı geç bakalım!

- E ... bu nolucu şimdi? Ben bunu eve götürmem. Yazlıkta bahçede oynar ama eve sokmam!

- O zaman ben de eve girmem, geri Kıbrıs ‘ a  giderim !  Annecim sen ilgilenme ,  onun her bakımı bana ait! Annecim daha iki aylık! N ’olur, bu yaz kalsın bizimle, sonra  götürürüm n’olur. !

- Eeee.. bu niye kımıldamor, ölmüş mü netmiş?

- Hayır uçağa binmeden birkaç saat önce veteriber narkoz verdi. (Devam edecek)

Eğitimci  şair ve yazar/ AYSEL MASMANACI BEŞOĞLU

Bu yazı 416 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar