Ramazan Ayını İdrak Edebildik Mi?
Reklam
Alaaddin Özkar

Alaaddin Özkar

Ramazan Ayını İdrak Edebildik Mi?

11 Haziran 2019 - 14:01

Ahir zaman alametlerinden biri de, yılların ay, ayların hafta, haftalarında gün gibi çabuk geçeceği ve zamanın bereketinin olmayacağı olarak bilinir.   Yine halk arasında söylenen sayılı günler çabuk geçer misali, Ramazan ayı da su gibi akıp geçti gitti. Daha dün sohbetlerde, camilerde;

Merhaba ey şehri gufran merhaba

Merhaba ey şehri rahmet merhaba

Merhaba ey şehri kuran ramazan

On bir aylık yoldan geldin

Mü´minlere rahmet oldun

Asilere azab oldun

Merhaba ey şehri gufran ramazan Deyip Ramazanı Şerifi karşılarken

Göz açıp kapatmaya kalmadan;

Müminlere rahmet olan Şehri Ramazan elveda

Haktan bize ihsan olan Şehri Ramazan elveda.

Tüm ay bize mihman kalır Yarın bize şefi olur

Şehri Ramazan elveda şehri mübarek elveda.. diyerek ramazanı uğurladık. Uğurladık uğurlamasına ama acaba ramazandan yeteri kadar istifade edebildik mi günahlardan arınabildik mi? Çünkü;

Sevgili Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir gün, "Burnu sürtülsün! Burnu sürtülsün! Burnu sürtülsün!" buyurdular. Bu dehşetli ikaz üzerine huzurunda bulunanlar, "Kimin burnu sürtülsün ya Rasûlallah?" diye sordu.

Cevap şöyle geldi: "Ramazan'a girip de ondan günahları bağışlanmış olarak çıkamayanın; yanında anne-babasından biri veya ikisi ihtiyarladığı halde, onların gönlünü kazanarak Cennet'i hak edemeyenin; yanında ismim anıldığı halde bana salât ü selâm getirmeyenin." dedi

İnsanoğlu bilgi ve teknoloji çağında her konuda olduğu gibi maalesef dini anlama ve yaşama noktasın dada hızlı bir değişim yaşıyor

gündüzleri oruç ibadeti, iftardan sonra camilerin dolduğu teravih namazları, yaşlısı ve genciyle kılınan sabah namazları bu namazların başında ve sonunda okunan mukabeleler din görevlilerinin yaptığı  vaazı nasihatler ramazanın ana unsurlarındandı

yani kısaca anlayacağımız cami, ibadet, oruç ve zekat ile dopdolu bir Ramazan ayını ihya ederdi insanımız.

Bu gün gelinen noktada ise maalesef oruca saygı azaldı, ehil olan olmayan insanların tavsiyesi ile hastalığı bahane ederekten oruç tutmayan insanların sayısı bir hayli arttı.    Hâlbuki dinimiz oruç tut sıhhat bul der.

Kilis’te Ramazan bir başka alem akşam iftarı açan insanımız  kendisini  caddelere atıyor, çünkü caddelerimiz sanki festival veya panayır var gibi kalabalık, her taraftan   müşteri çekmek için yükselen çalgı, türkü sesleri  ezan seslerini bastırıyor. Halk teravih için camilere gideceği yerde maalesef ya geziyor ya da kahvehaneleri gidiyor.

Kilis'te yaşayan Suriyeli mülteciler teravih namazını sekiz rekat kıldıkları  için camilerde sekiz rekatı kılındıktan sonra bir anda   cemaat yarı yarıya düşüyor, merkezi camilerde bile   ne yazık ki   iki saf cemaat var, kahvehaneler ise tıklım tıklım doluyor. Tabi sahura kadar al papazı ver kızı derken, sabah namazının vakti giriyor, esnaf yarın işyerini saat kaçta açabilir siz düşünün.

Tabi Ramazan ayını   insanı yaşat ki devlet yaşasın ilkesi ile devletin sıcak yüzünü vatandaşlarla   buluşturmak için değerlendirenlerde var, bunlardan birisi de  Kilis Valisi sayın Recep Soytürk  basın mensuplarına sivil toplum örgütlerine, şehit ve gazi ailelerine verdiği  iftar yemekleri ile devlet millet kaynaşmasına katkı sağladı.

Hudutta görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerin iftarına katılarak er ve erbaşlarının vatan savunmasındaki  moral motivasyonuna destek verdi.

Sayın Valimiz Sayın Recep Soytürk, sivil toplum örgütlerini,  şehit ve gazi yakınlarını, Kilis bürokratını  bizzat evinin bahçesinde iftar vererek ağırlamasını bir Kilisli olarak önemsiyorum, bu Kilis halkına verilen değerin bir  ifadesi idi teşekkürler sayın valim.

Alaiddin Özkar 12/06/2019

Bu yazı 1284 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar