İLGİ 1. BÖLÜM
Aysel Masmanacı Beşoğlu

Aysel Masmanacı Beşoğlu

İLGİ 1. BÖLÜM

30 Ocak 2021 - 23:57

Günümüzde dikkat eksikliği, hiperaktif (aşırı hareketlilik) olan çocuklar, zekâ ve yeteneklerinin ortaya çıkmasına en büyük engel olabiliyor.

Tanılı veya tanısız durumlarda geri bildirimli bu durum anne babaların ve öğretmenlerinin çocuktaki bu davranışları gözlemleyebilmişse ruh hekimlerinin (psikiyatri uzmanlarının) desteği, öğretmenin ve ailenin tutumu ile düzeltilebiliyor.

Ben meslek hayatımda bu tür davranış bozukluğu olan birçok öğrencimle karşı karşıya geldim.  Bunlardan birisi de Erhan'dı.

Erhan, okulun yarı yıl tatilinden sonra, 2. dönemde Gaziantep'in iyi bir özel okulundan bize naklen gelmişti.

Okul Müdürü, bir konuyu görüşmek üzere okulun hizmetlisini sınıfıma göndermişti.  Gittiğimde, bana bir öğrenci verdiğini, biraz sorunlu öğrenci olduğunu, annesinin isteği ile bu çocuğu benim sınıfıma verdiğini, bu çocuğu ancak benim daha iyi eğiteceğimi, bunun için veliden okula bağış olarak hiç de küçümsenmeyecek bir miktarda yardım(!) aldığını ve kendisinin hatırı için bu çocuğu sınıfıma almamı rica ederken biraz da inceden inceye emirle konuşmuştu.

Müdür için işin içine hatır mevzusu(!) girince eğitimin rengi değişse de ne de olsa biz eğitimci idik.

Erhan, akranlarına göre daha iri yapılı bir çocuktu. Siyah kıvırcık saçlı, tombul yanaklı, hep merakla bakan iri siyah gözleri ile sevimli bir çocuktu da. Sınıfın tamamı okumayı çözmüş, 2.sınıf seviyesinde okuyup yazarken, problemleri çözerlerken Erhan ile biz ancak hece çalışmaları yapıyorduk. Beş dakika önce söylediğim bir sözcüğü yinelemesini istediğimde sanki ilk defa duymuş gibi garip garip yüzüme bakıyordu. Onunla oyun şeklinde kartondan harmanlanmış harflerin içinden belirttiğim harfi bulmasını istiyordum. Harfi bulunca gözleri sevinçten parlıyor, boynuma sarılıyordu. Çok da kuvvetliydi kerata!

 En çok da  kum masasında anne ve babasının, kardeşlerinin adını yazmaktan hoşlanıyordu. Onunla  bu çalışmaları yaparken en azından taşkın hareketleri giderek azalıyordu. Yeni geldiğinde kalemin ucunu iyice sivriltir arkadaşlarının ya kollarına ya da karınlarına saplar kaçardı. Yazı yazan arkadaşının önünden aniden defteri çeker, yumaklar, gözümün önünde çöpe atardı.  Sürekli sıraların üzerinde dolaşır; " Vınnn!... vın!.." diye, ya araba ya da uçak sesleri çıkartırdı. Bazen tahammülüm sınır noktasına gelir, kendime sabır, sabır... diye telkin verirdim. Akıllı durursa ona ödül vereceğimi söylediğimde uysallaşırdı. İki ay içinde sözcükleri yazmaya başladı. Basit cümleleri okuyordu. Ama hiç sıraya oturmuyordu. Bazen: -Erhan yerine otur! dediğimde

-Bana ne, sen niye oturmuyorsun derdi. Annesi her görüşmeye geldiğinde oğlunun taşkın davranışlarının giderek düzeldiğini, -bana ettiği dualara ilaveten- söylüyordu. Beni çok sevdiğini söylüyormuş evde.

Yıl sonunda artık Erhan, masal kitapları okuyor, eğik büğük de olsa sözcükleri doğru yazıyordu. Beden eğitimi derslerinde neredeyse top hızında hep koşuyor, topu herkesten önce yakalıyordu. Yakan top en sevdiği oyundu. Ben de onu orta sahada oynatıyordum. Aktifliğini öğretmen arkadaşlarım da farketmiş, artık okulun maskotu olmuştu...

Bir gün sınıfımın olduğu koridorda nöbetçiydim. Öğrencilerime verdiğim alışkanlıkla zil çalar çalmaz teneffüse çıkar, isim listesine göre her gün iki öğrencim dönüşümlü olarak kapıda durup nöbet tutarlar, camları açarak sınıfı havalandırırlardı. Koridorda sınıfları kontrol ederek dolaşırken nöbetçi öğrencim koşarak yanıma geldi. Nefes nefese:

-Öğretmenim koşun, Erhan camdan kendini atacak!

-Neeee!... dedim, koridorun sonundaki sınıfıma koşarak girdim ki ne göreyim! Erhan 2, kattaki sınıfımın penceresinden bir bacağını camın dışına sarkıtmış, diğeri cam kenarında:

-Vınnnnn!...ben uçağım, uçacağım! diye bağırmıyor muydu?!

(Devam edecek…)

Aysel Masmanacı Beşoğlu

Eğitimci-Şair-Yazar

Bu yazı 669 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar