• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
00:25
BTP Kütahya İl Teşkilatı’ndan Muhasebeciler Odası’na Ziyaret
00:23
Dünya Kupası'nın enleri belli oldu
00:19
DÜNYA ŞAMPİYONU İSPANYA
00:18
BTP lideri Hüseyin Baş: 'Kıbrıs, Türkiye'nin milli davasıdır'
00:16
Bağımsız Türkiye Partisi Edirne'de gönüllere dokundu: "Çözüm Hüseyin Baş'ın vizyonunda"
00:14
BTP Çerkezköy’de sahaya indi: Gençlerden ve vatandaşlardan yoğun ilgi
00:13
BTP Balıkesir'den Karesi'de esnaf ve stant çalışması
00:11
BTP Aydın İl Başkanlığı’ndan stant çalışması: Gençlerden yoğun ilgi
00:09
BTP Sivas teşkilatı Kangal’da esnaf ve kurum ziyaretlerinin ardından şenliğe katıldı
00:07
BTP Denizli'den yoğun gün: Kahvaltıdan hastane ve taziye ziyaretlerine kapsamlı program
00:06
BTP heyeti Çorum Karabayır Köyü’nün Aşura programına katıldı
00:04
BTP Kocaeli Gençliği Seka Park’ta buluştu: “İstikbal Biziz, Biz Geleceğiz!”
00:03
BTP kurmaylarından Türkeli çıkarması: Esnaf ve aileler ziyaret edildi
00:00
BTP Yakakent’te esnaf ve tatilcilerle buluştu
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
  3. 14 Nisan — 6. Yıl
Yayınlanma: 14 Nisan 2026 - 13:38

14 Nisan — 6. Yıl

14 Nisan 2026 - 13:38
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi

Zaman…

Unutanlar için uzaklaştırır.

Hakikat için ise yaklaştırır.

Aradan geçen yıllar, bazı isimleri siler.

Bazı fikirleri unutturur.

Ama bazı hakikatler vardır ki, zaman onları örtmez; açar.

İşte o yüzden bugün şunu daha net görüyoruz:

Yıllar geçtikçe,

onun görkemi daha bariz, daha belirgin hale geliyor.

Bir zamanlar sadece dikkatle dinleyenlerin fark ettiği sözler,

bugün hayatın tam ortasında kendini ispat ediyor.

Dün bir uyarıydı…

Bugün bir gerçek.

Dün bir fikir gibi duruyordu…

Bugün bir zaruret haline geldi.

Her geçen yıl,

her yaşanan kriz,

her sarsılan denge,

onun söylediklerini biraz daha görünür kılıyor.

Zaman ilerledikçe unutulmadı…

aksine, daha çok hatırlandı.

Çünkü hakikat,

gecikse de kaybolmaz.

14 Nisan…

Bir tarih değil sadece.

Bir hakikatin daha görünür olduğu gün.

Prof. Dr. Haydar Baş hocamız Hakk’a yürüdü.

Ama onun anlattığı hakikatler yürümeye devam ediyor.

Çünkü o, sadece yaşamadı.

Anlattı.

Uyardı.

Ve en önemlisi, hakikati tarif etti.

Hocamızın en çok üzerinde durduğu meselelerden biri şuydu:

İnsan, ölümü anlamadan hayatı anlayamaz.

Ölüm…

Bugün çoğu insan için bir korku, bir bilinmezlik, bir kopuş.

Ama hocamız meseleyi böyle koymazdı.

Derdi ki:

Ölüm bir son değildir.

Bir geçiştir.

Bir yok oluş değil,

bir kavuşmadır.

“İnna lillahi ve inna ileyhi raciun…”

Allah’tan geldik.

Yine O’na döneceğiz.

Hocamız bu hakikati sadece bir ayet olarak değil, bir hayat perspektifi olarak anlatırdı.

İnsan dediğimiz varlık nedir?

Bir beden mi?

Bir et yığını mı?

Hayır.

Bir cevher vardır.

Bir ruh…

O ruh, bu çamur kalıbın içinde emanettir.

Ve bir gün o emaneti teslim etmek üzere yola çıkacaktır.

Bir anda “öldü” diyoruz.

Peki giden ne?

İşte o cevher…

İşte o hakiki varlık…

Ve o, geldiği yere dönmek ister.

Hocamızın ifadesi nettir:

Dünya bir imtihandır.

Hayat bu imtihanın süresidir.

İnsan akıl baliğ olduğu andan itibaren bu imtihan başlar.

Ve biter…

Ne zaman?

Hz. Azrail geldiğinde.

“Emr-i hak vaki oldu, yola çıkıyoruz” dediği anda.

İşte o an, artık geri dönüş yoktur.

Perdeler kalkar.

Hakikat görünür.

Ama artık imtihan bitmiştir.

Bu yüzden hocamız sürekli şu uyarıyı yapardı:

Ölüm gelmeden hazırlan.

Çünkü ölüm anındaki tevbe kabul edilmez.

Çünkü artık görerek inanma başlamıştır.

Asıl kıymetli olan, görmeden inanmak…

imtihan devam ederken yönelmektir.

Hocamızın çok çarpıcı bir tespiti vardır:

İnsan dünyada kendi iradesiyle nefsini terk etmezse,

ölüm anında o kalıp onu terk eder.

İşte bu yüzden tasavvufun o büyük hakikati:

“Ölmeden evvel ölünüz.”

Yani…

Daha bu dünyadayken:

Benliğini bırak.

Nefsini terbiye et.

Hakikate yönel.

“Ben yokum Ya Rabbi, Sen varsın” diyebildiğin noktaya gel.

Bu noktaya gelen insan için ölüm nedir?

Korku değildir.

Bir son değildir.

Hocamızın ifadesiyle:

Ölüm güzel şey…

Çünkü o insan için ölüm,

hasretin bitişidir.

Vuslattır.

Peki insan neden ölümden korkar?

Hocamız bunu da açıkça ortaya koyar:

Sebep, dünya sevgisidir.

Sebep, hesap bilincinin zayıflamasıdır.

İnsan dünyaya tutundukça,

ölümden korkar.

Ama hesap bilinci güçlendikçe,

ölüm anlam kazanır.

Bugün geldiğimiz noktada şunu daha açık görüyoruz:

Sadece bireysel hayatımızda değil…

sosyal, siyasi, ekonomik ve güvenlik alanlarında da

hocamızın tespitlerini yaşıyoruz.

Küresel sistemin çöküş işaretleri…

ekonomik bağımlılık zincirleri…

enerji ve para üzerinden kurulan tahakküm…

devletlerin güvenlik zafiyetleri…

Bunların hiçbiri sürpriz değil.

Hocamız bunları yıllar önce söyledi.

Bu düzenin sürdürülemez olduğunu ifade etti.

Adaletsiz bir sistemin çökeceğini açıkça ortaya koydu.

Bugün yaşanan her gelişme,

o tespitlerin birer teyidi haline gelmiş durumda.

Ve artık şu gerçek daha net:

Onun gösterdiği yol,

sadece bir fikir değil;

bir çıkış yoludur.

Bir tercih değil;

bir zarurettir.

Çünkü onun ortaya koyduğu anlayış,

insanı merkeze alır.

adaleti esas alır.

devleti, milleti ve ekonomiyi bir bütün olarak değerlendirir.

Bu yüzden bugün yaşanan krizler karşısında

çözüm arayan herkes,

dönüp aynı noktaya gelmektedir:

Hocamızın işaret ettiği istikamete.

Hocamız sadece anlatmadı.

Yaşadı.

Ölümü korkulacak bir son olarak değil,

hazırlanılması gereken bir kavuşma olarak öğretti.

Ve en yüce mertebeyi de tarif etti:

Şehadet…

İmam Hüseyin’in Kerbela’da

ölümü bile bile yürüdüğü yol…

Bu, sıradan bir ölüm değildir.

Hakikat uğruna verilen bir ömürdür.

Bugün 14 Nisan’da yapılması gereken nedir?

Hatırlamak mı?

Evet.

Ama yetmez.

Sevmek mi?

Evet.

Ama eksik.

Asıl mesele şudur:

Anlamak…

ve yaşamak.

Hocamızı anmak,

onun fikirlerini anlamaktır.

Onu anlamak,

onun gösterdiği yoldan yürümektir.

Onun yaşadığını hissetmek ise

o idealleri hayata taşımaktır.

Çünkü mesele şudur:

Ölüm bir son değilse…

hayat bir hazırlıksa…

o halde sorulacak tek soru vardır:

Hazır mıyız?

14 Nisan…

Bir veda günü değil.

Bir hatırlatma:

Ölüm var.

Hesap var.

Dönüş var.

Ve bir yol var…

Hocamız o yolu gösterdi.

Bugün ise o yolun,

sadece bir hatıra değil,

bu milletin kurtuluşunun ana ekseni olduğu

her geçen gün daha açık görülüyor.

Şimdi mesele,

o yolda yürüyebilmek

Bu yazı 6429 defa okunmuştur.
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Anadolu Çözüm Arıyor - 21 Temmuz 2026
  • Ankara'da NATO, Gündemde Trump - 09 Temmuz 2026
  • Denizli: Beyazın, Kızılın ve İstiklalin Şehri - 30 Haziran 2026
  • Kerbelâ'nın Mesajı: Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt - 26 Haziran 2026
  • Devlet Refleksi ve Ayakta Kalmanın Sırrı - 20 Haziran 2026
  • İran'ın Gösterdiği Gerçek: Güç Önce Millettir - 16 Haziran 2026
  • Milletin Gündemi CHP Değil, Geçimdir - 09 Haziran 2026
  • Arşivlerden Günümüze Uzanan Bir Tarih Hazinesi - 07 Haziran 2026
  • Gadir-i Hum ve İslam Dünyasının Kayıp Hafızası - 06 Haziran 2026
  • FETÖ Dosyası Kapanmadı: Türkiye Hangi Dersleri Alamadı? - 02 Haziran 2026
  • Atatürk Bir Partiye Sığmaz - 28 Mayıs 2026
  • İçeride Kavga, Dışarıda Kuşatma - 26 Mayıs 2026
  • Müesses Nizam Değişti, Peki Cumhuriyet Ne Olacak? - 24 Mayıs 2026
  • Ekonomik Çöküşün Ürettiği Ahlaki Obruk - 23 Mayıs 2026
  • Mutlak Butlan Sonrası Türkiye Nereye Gidiyor? - 22 Mayıs 2026
  • Türkiye Yeni Bir Siyaset Arıyor - 14 Mayıs 2026
  • Atatürk'ün Ekseni: Tam Bağımsız Türkiye - 13 Mayıs 2026
  • Milli Eğitimde Yapboz Düzeni Çöktü - 09 Mayıs 2026
  • Ortadoğu Yanarken İslam Ülkeleri Kimin Safında? - 09 Mayıs 2026
  • Muhalefetin Gerçek Sınavı Şimdi Başlıyor - 07 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 61
Köşe Yazarları
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Güner Özbalcı
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Mehmet Beşe
Mehmet Beşe
DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE GIDA SEKTÖRÜ
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
KOŞMAK NEYE YARAR?
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Misafir Kalem
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Mustafa Çobanoğlu
Mustafa Çobanoğlu
Mukaddes Vatanın "Mavi Otları"
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş
Kaybolan prestijimiz ve Kıbrıs
Vatanı bölmek isteyenlere fırsat vermeyin
Uğur Kepekçi
Vatanı bölmek isteyenlere fırsat vermeyin
Alaaddin Özkar
Alaaddin Özkar
90 Dakika Futbol, Yıllarca Hatırlanacak Bir Duruş
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Kupayı Sistem Kazandı
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Anadolu Çözüm Arıyor
Çok Okunan Haberler
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
KEPEKÇİ:
KEPEKÇİ: "15 TRİLYONLUK BORCA RAĞMEN VATANDAŞ RAHATLAYAMIYORSA SİSTEM...
Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.