• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
00:25
BTP Kütahya İl Teşkilatı’ndan Muhasebeciler Odası’na Ziyaret
00:23
Dünya Kupası'nın enleri belli oldu
00:19
DÜNYA ŞAMPİYONU İSPANYA
00:18
BTP lideri Hüseyin Baş: 'Kıbrıs, Türkiye'nin milli davasıdır'
00:16
Bağımsız Türkiye Partisi Edirne'de gönüllere dokundu: "Çözüm Hüseyin Baş'ın vizyonunda"
00:14
BTP Çerkezköy’de sahaya indi: Gençlerden ve vatandaşlardan yoğun ilgi
00:13
BTP Balıkesir'den Karesi'de esnaf ve stant çalışması
00:11
BTP Aydın İl Başkanlığı’ndan stant çalışması: Gençlerden yoğun ilgi
00:09
BTP Sivas teşkilatı Kangal’da esnaf ve kurum ziyaretlerinin ardından şenliğe katıldı
00:07
BTP Denizli'den yoğun gün: Kahvaltıdan hastane ve taziye ziyaretlerine kapsamlı program
00:06
BTP heyeti Çorum Karabayır Köyü’nün Aşura programına katıldı
00:04
BTP Kocaeli Gençliği Seka Park’ta buluştu: “İstikbal Biziz, Biz Geleceğiz!”
00:03
BTP kurmaylarından Türkeli çıkarması: Esnaf ve aileler ziyaret edildi
00:00
BTP Yakakent’te esnaf ve tatilcilerle buluştu
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
  3. Çocuklar Yaşarsa Millet Yaşar
Yayınlanma: 28 Nisan 2025 - 12:42
Güncelleme: 06 Mayıs 2025 - 10:19

Çocuklar Yaşarsa Millet Yaşar

28 Nisan 2025 - 12:42
Güncelleme: 06 Mayıs 2025 - 10:19
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Çocuklar Yaşarsa Millet Yaşar

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı büyük bir coşkuyla kutladık. Bu bayram, sadece bir meclis açılışının yıl dönümü değildir. Aynı zamanda, saltanatın sona erip millet iradesinin kurumsallaştığı, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun ilan edildiği gündür. Ve ne güzeldir ki bu büyük anlam, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızla taçlandırılmıştır.

Evet, 23 Nisan, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklara armağan edilmiştir. Çünkü Atatürk, sadece bir cumhuriyet kurmamış, aynı zamanda o cumhuriyetin bekasını çocukların omuzlarına yüklemiştir. Onlara olan inancını ise şu sözlerle ölümsüzleştirmiştir:

 "Küçük hanımlar, küçük beyler... Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız."

Atatürk’ün bu yaklaşımı, çocuklara verilen değerin yalnızca sembolik bir jest değil, bir vizyon meselesi olduğunun göstergesidir.

Çocuklara ciddi anlamda değer veren başka bir isimden de söz etmek isterim: Prof. Dr. Haydar Baş hocamız. Onun dünyasında çocuk sevgisi bir duygudan öte, bir idealdir. Hocamızın vazgeçilmezleri arasında yer alan bu sevgi, sadece sözde değil, yaşamının her alanında kendini göstermiştir.

Buna en çarpıcı örnek, 1990’lı yıllarda yaşanmıştır. Hocamızın şirin mi şirin, tatlı mı tatlı bir kızı vardı: Fatıma Baş. Bu sevimli yavrucak, hocamızı çok sever, onun yolunu gözlerdi. Ne yazık ki bir gün, aniden gelişen bir şuur kaybıyla apar topar Trabzon Farabi Hastanesi’ne kaldırıldı. O andan itibaren, Fatımacığın yoğun bakım serüveni başlamış oldu. Bu sadece bir tıbbi süreç değil, aynı zamanda bir sevginin, inancın ve mücadelenin hikâyesidir.

Hocamız, kızının başucunda yalnızca bir baba olarak değil, bir insan olarak da dimdik durmuş, umudunu asla yitirmemiştir. Onun bu kararlılığı, sadece kendi evladı için değil, tüm çocuklar için taşıdığı değerin bir yansımasıdır. Çünkü o inanıyordu: Bir çocuğun hayatı, bir milletin geleceğidir.

İşte bu yüzden 23 Nisan’ı kutlarken, sadece geçmişe değil; geleceğe de bakmalıyız. Atatürk’ün çocuklara emanet ettiği egemenliği ve Haydar Baş gibi kıymet bilenlerin çocuklara gösterdiği sevgi ve hassasiyeti hatırlayarak…

Geleceği ancak çocuklara değer vererek inşa edebiliriz. Çünkü onlar sadece “yarının büyükleri” değil, bugünün de en kıymetli varlıklarıdır.

Hocamızın kıymetli evladı Fatıma’nın yoğun bakıma yatırıldığını öğrendiğimizde biz de apar topar Trabzon’a gittik. Yurdun dört bir yanından gelen hekim dostlarımızla birlikte Fatıma’ya 24 saat esasına göre nöbetleşe refakat ediyorduk. Bu süreç, bir çocuğun hayatı için verilen büyük bir mücadelenin sessiz ama görkemli öyküsüydü.

Fatıma, yoğun bakım koşullarında; yoğun bakım uzmanları, nöroloji, nöroşirürji, çocuk hastalıkları hekimleri ve ilgili tüm branşların katkısıyla yaşama tutunması için destekleniyordu. Ama bu sadece bir tıbbi mücadele değildi. Aynı zamanda sevginin, inancın ve insanı yaşatma iradesinin mücadelesiydi.

Her gece, hastane sakinleştiğinde hocamız Fatıma’yı ziyaret ederdi. Onun başucuna sessizce gelir, sanki uyuyan bir çocuğa ninni fısıldar gibi onunla konuşur, saçlarını okşardı. Bu anlarda Fatıma’nın gözlerinde bir iki damla yaş belirirdi… Sanki babasının sesini duyar gibi… Belki de onu bekleyen bir evladın, sevgiyi hisseden bir kalbin verdiği cevaptı bu.

Tıbben umut yok deniyordu. Bilinci tamamen kapalıydı. Fakat hocamız hiçbir zaman vazgeçmedi. Ne gerekiyorsa yapılması için harekete geçti. Yurt çapında uzmanlara ulaşıldı. Konsültasyonlar yapıldı. Ortodoks tıbbın tüm imkânları kullanıldı. Yetmedi, Çin tıbbına başvuruldu, Çin’den uzmanlar getirildi. Alternatif tıbbın imkânları da devreye alındı. Ama netice değişmedi. Fatıma hâlâ bilinçsizdi.

Zaman geçtikçe gözümüzün önünde büyüyordu Fatımacık. Hekimler artık “yoğun bakımda kalmasına gerek yok” diyordu. Ama hocamız, onu solunum cihazından ayırmaya asla müsaade etmedi.

Ve büyük bir kararlılıkla, evinin bir katını adeta bir yoğun bakım ünitesine çevirdi. Doktoru, hemşiresi, cihaz parkı her şeyiyle tam teşekküllü bir yoğun bakım. Derken bir başka mesele ortaya çıktı: Ya şehir elektriği kesilirse?

Hocamız hiç beklemeden evine dev bir jeneratör kurdurdu. Ardından, “ya jeneratör çalışmazsa?” sorusu geldi. Bu defa araç aküsüyle çalışabilen özel bir solunum cihazı temin edildi. Çünkü mesele bir çocuğun hayatıydı. Mesele, insanı yaşatma ahlakıydı.

Bu süreç bize çok şey öğretti.

Birincisi: Bir insana verilen kıymet nasıl olmalı, bunu canlı olarak gösterdi.

İkincisi: Kadere teslim olmak, sebepleri terk etmek değil; aksine sebeplere dört elle sarılmak olduğunu öğretti.

İşte bu yaşananlar sadece bir baba-evlat ilişkisi değildi. Bu, insan sevgisinin, millet sevgisinin bir yansımasıydı. Çünkü Haydar Baş Hoca sadece kendi evladına değil, bu milletin bütün çocuklarına aynı kıymeti vermiştir.

Çünkü o inanıyordu: Çocuklar yaşarsa, millet yaşar.

Hocamızda, kadim Anadolu irfanının izlerini açıkça görürdük. Onun şahsında, Şeyh Edebali’nin “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” hikmetini; Yunus Emre’nin “Yaratılanı severim, Yaradan’dan ötürü” anlayışını; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Bağımsızlık benim karakterimdir” sözünü adeta bir hâle bürünmüş şekilde yaşardık. Bu değerler, onun karakterinde birer köşe taşıydı.

Haydar Hoca, yalnızca bir fikir adamı değildi. O, aynı zamanda bu toprakların özünden neşet eden bir medeniyetin taşıyıcısıydı. İnsanlara bakışındaki nezaket, her bir bireye verdiği kıymet, onun iç dünyasının bir yansımasıydı. Ve bu bakışı bizlere bir miras olarak bıraktı.

Bu yüzden bugün bize düşen, hocamızın yürüdüğü yolda onun değer ölçüleriyle hareket etmektir. Her insana kıymet vermek, yaratılanı Yaradan’dan ötürü sevmek, insanı yaşatmak için tüm imkânları seferber etmek… Ve nihayetinde bağımsızlık ilkesini, sadece bir siyasi duruş değil, bir ahlak meselesi olarak görmek...

Hocamız fikir ortaya koydu. Eserler verdi. Sadece kitaplar yazmadı, bir düşünce inşa etti. Ve bu düşünceyle bir medeniyet bilinci oluşturdu. Onun bıraktığı miras, yalnızca sözlerden ibaret değildir. O, yaşadığı gibi inandı, inandığı gibi yaşadı.

Bizlere düşense, bu mirası layıkıyla taşıyabilmek...

Bu yazı 812 defa okunmuştur.
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Anadolu Çözüm Arıyor - 21 Temmuz 2026
  • Ankara'da NATO, Gündemde Trump - 09 Temmuz 2026
  • Denizli: Beyazın, Kızılın ve İstiklalin Şehri - 30 Haziran 2026
  • Kerbelâ'nın Mesajı: Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt - 26 Haziran 2026
  • Devlet Refleksi ve Ayakta Kalmanın Sırrı - 20 Haziran 2026
  • İran'ın Gösterdiği Gerçek: Güç Önce Millettir - 16 Haziran 2026
  • Milletin Gündemi CHP Değil, Geçimdir - 09 Haziran 2026
  • Arşivlerden Günümüze Uzanan Bir Tarih Hazinesi - 07 Haziran 2026
  • Gadir-i Hum ve İslam Dünyasının Kayıp Hafızası - 06 Haziran 2026
  • FETÖ Dosyası Kapanmadı: Türkiye Hangi Dersleri Alamadı? - 02 Haziran 2026
  • Atatürk Bir Partiye Sığmaz - 28 Mayıs 2026
  • İçeride Kavga, Dışarıda Kuşatma - 26 Mayıs 2026
  • Müesses Nizam Değişti, Peki Cumhuriyet Ne Olacak? - 24 Mayıs 2026
  • Ekonomik Çöküşün Ürettiği Ahlaki Obruk - 23 Mayıs 2026
  • Mutlak Butlan Sonrası Türkiye Nereye Gidiyor? - 22 Mayıs 2026
  • Türkiye Yeni Bir Siyaset Arıyor - 14 Mayıs 2026
  • Atatürk'ün Ekseni: Tam Bağımsız Türkiye - 13 Mayıs 2026
  • Milli Eğitimde Yapboz Düzeni Çöktü - 09 Mayıs 2026
  • Ortadoğu Yanarken İslam Ülkeleri Kimin Safında? - 09 Mayıs 2026
  • Muhalefetin Gerçek Sınavı Şimdi Başlıyor - 07 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 61
Köşe Yazarları
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Güner Özbalcı
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Mehmet Beşe
Mehmet Beşe
DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE GIDA SEKTÖRÜ
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
KOŞMAK NEYE YARAR?
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Misafir Kalem
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Mustafa Çobanoğlu
Mustafa Çobanoğlu
Mukaddes Vatanın "Mavi Otları"
Alaaddin Özkar
Alaaddin Özkar
90 Dakika Futbol, Yıllarca Hatırlanacak Bir Duruş
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Kupayı Sistem Kazandı
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Anadolu Çözüm Arıyor
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş
Fırsat sadece Kıbrıs'ta kaçmıyor
Kıbrıs sadece bir ada değil Milli Dava'dır
Uğur Kepekçi
Kıbrıs sadece bir ada değil Milli Dava'dır
Çok Okunan Haberler
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
KEPEKÇİ:
KEPEKÇİ: "15 TRİLYONLUK BORCA RAĞMEN VATANDAŞ RAHATLAYAMIYORSA SİSTEM...
Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.