• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
00:25
BTP Kütahya İl Teşkilatı’ndan Muhasebeciler Odası’na Ziyaret
00:23
Dünya Kupası'nın enleri belli oldu
00:19
DÜNYA ŞAMPİYONU İSPANYA
00:18
BTP lideri Hüseyin Baş: 'Kıbrıs, Türkiye'nin milli davasıdır'
00:16
Bağımsız Türkiye Partisi Edirne'de gönüllere dokundu: "Çözüm Hüseyin Baş'ın vizyonunda"
00:14
BTP Çerkezköy’de sahaya indi: Gençlerden ve vatandaşlardan yoğun ilgi
00:13
BTP Balıkesir'den Karesi'de esnaf ve stant çalışması
00:11
BTP Aydın İl Başkanlığı’ndan stant çalışması: Gençlerden yoğun ilgi
00:09
BTP Sivas teşkilatı Kangal’da esnaf ve kurum ziyaretlerinin ardından şenliğe katıldı
00:07
BTP Denizli'den yoğun gün: Kahvaltıdan hastane ve taziye ziyaretlerine kapsamlı program
00:06
BTP heyeti Çorum Karabayır Köyü’nün Aşura programına katıldı
00:04
BTP Kocaeli Gençliği Seka Park’ta buluştu: “İstikbal Biziz, Biz Geleceğiz!”
00:03
BTP kurmaylarından Türkeli çıkarması: Esnaf ve aileler ziyaret edildi
00:00
BTP Yakakent’te esnaf ve tatilcilerle buluştu
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
  3. Cumhuriyet'in Unutulan Cephesi Ekonomidir
Yayınlanma: 31 Ekim 2025 - 17:44

Cumhuriyet'in Unutulan Cephesi Ekonomidir

31 Ekim 2025 - 17:44
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi

Cumhuriyet’in 102. yılını kutladığımız bu günlerde, en hayati mesele yeniden hatırlanmalıdır: ekonomik bağımsızlık. Siyasi bağımsızlık Lozan’da kazanıldıysa, ekonomik bağımsızlık 1923’te İzmir İktisat Kongresi ile taçlandı. Çünkü Lozan masasında sadece sınırlarımız değil, ekonominin kaderi de tartışılıyordu. O kongrede kabul edilen “Misak-ı İktisadî”, yalnız bir kalkınma planı değil, bir ekonomik yemindi:

“Türk milleti ecnebi sermayesine ve himayesine muhtaç değildir.”

Yüzyıl sonra hâlâ aynı cümleyi tekrarlıyor olmamız, bu andın ne kadar yarım kaldığını gösteriyor.

Cumhuriyet’in öncesinde Osmanlı Devleti, ekonomik egemenliğini neredeyse bütünüyle yitirmişti.

16. yüzyılda “ticaret kolaylığı” diye başlayan kapitülasyonlar, 19. yüzyılda bir sömürü düzenine dönüştü. Yabancı tüccarlar Osmanlı topraklarında gümrük vergisinden muaf tutulurken, yerli üretici ağır vergiler altında eziliyordu. Bir Türk tüccar kendi limanında yabancıdan pahalıya mal satıyor, yabancı konsolosluklar Osmanlı mahkemelerinden bile muaf tutuluyordu.

Devletin gelirleri ve sanayisi yabancıların ayrıcalıklarıyla delik deşik hâle geldi. Bu sürecin sonunda 1881’de Düyûn-ı Umûmiye İdaresi kuruldu. Avrupalı alacaklı devletlerin temsilcilerinden oluşan bu kurum, Osmanlı’nın gelir kaynaklarını doğrudan kendi hesabına toplamaya başladı. Tuzdan ipeğe, tütünden damgaya kadar birçok vergi kalemi artık yabancı denetim altındaydı. Hazine, devletin değil, yabancı alacaklıların kasasına dönüşmüştü.

Düyûn-ı Umûmiye kısa sürede kendi alt kurumlarını oluşturdu. Bunların en önemlisi, tütün gelirlerini kontrol etmek için kurulan Reji Şirketiydi. Reji, Fransız sermayesiyle tütün üretimini, alımını ve satışını tekeline aldı; köylü kendi tütününü bile bu şirkete satmak zorunda kaldı. Kaçak üretim yapanlar “Reji kolcuları” tarafından cezalandırıldı. Bir milletin çiftçisi, kendi toprağında yabancı şirketin memuruna hesap verir hâle gelmişti. Yani devletin tebaası, kendi tarlasında bile yabancı şirketin iznine muhtaç hâle geldi. Ekonomik bağımlılık, siyasi iradenin de çöküşünü beraberinde getirdi.

Mustafa Kemal Atatürk, işte bu enkazın içinden Cumhuriyet’i kurdu. Ona göre “ekonomik istiklal” olmadan siyasi bağımsızlık yalnız bir kâğıt üzerindeydi. Lozan’da kapitülasyonların kaldırılması için en sert direnişi gösterdi; çünkü biliyordu ki bağımlı ekonomi, bağımlı siyaset demektir. Zafer kazanan bir milletin yeniden sömürülmemesi için, savaş meydanlarının ardından ekonomi cephesi açıldı.

1923’te toplanan İzmir İktisat Kongresi’nde tüccar, çiftçi, işçi ve sanayici ilk kez aynı masada buluştu.

Burada alınan kararlar, Cumhuriyet’in ekonomik anayasası oldu. Atatürk’ün “devletçilik” ilkesi, devletin her işe karışması değil; milletin üretim kabiliyetine yatırım yapılması anlamına geliyordu.

Bu anlayışla Sümerbank, Etibank, MTA, şeker fabrikaları ve demir yolları kuruldu; halk devlete değil, devlet halka omuz verdi.

Cumhuriyet yalnız yeni bir düzen kurmadı, Osmanlı’nın borçlarını da üstlendi. 1929’da yapılan anlaşmayla borçlar Türkiye Cumhuriyeti’ne devredildi. Atatürk, ekonomik onurun gereği olarak bu borçların ödenmesini emretti. Ödemeler 1954’te tamamlandı ve Türkiye, hiçbir devlete borcu olmayan ender ülkelerden biri hâline geldi. Bu adım hem ekonomik ahlak hem de stratejik bağımsızlık açısından tarihe geçti; çünkü borç, bağımsızlığın görünmeyen zinciridir.

Bugün sömürü biçim değiştirdi. 19. yüzyılın tütünü ve borçları, 21. yüzyılın nadir elementleri ve enerji bağımlılığına dönüştü. Dünya artık petrol sahalarında değil, lityum, bor, toryum ve nikel madenlerinde savaş veriyor. Türkiye bu kaynakların önemli bir kısmına sahip olmasına rağmen, yabancı ortaklıklar ve özelleştirmeler yüzünden bu zenginliği kendi lehine çeviremiyor.

Cumhuriyet, geleceğini kendi insanında ve emeğinde arayan bir sistemdi. Sümerbank’ın tezgâhlarında, Etibank’ın madenlerinde, MTA’nın laboratuvarlarında bu ülke kendi kaderini üretmişti.

1980’lerden itibaren uygulanan özelleştirme politikalarıyla bu kurumlar birer birer kapatıldı; yerlerine ithal markalar ve dış borç ekonomisi konuldu. Sonuç ortada: üretmeyen, sadece tüketen bir yapı.

Bugün enerji anlaşmalarından savunma sanayii projelerine kadar her stratejik kararda aynı soru karşımızda duruyor: Üreten Türkiye mi, ithal eden Türkiye mi?

Cumhuriyet’in 102. yılı bize şu gerçeği hatırlatıyor:

Egemenlik sadece oyla değil, üretimle kazanılır.

Bağımsızlık sadece bayrakla değil, fabrikayla korunur.

Geleceğini dışarıda arayan bir millet, geçmişini içeride kaybeder.

Bugün yapılması gereken, İzmir İktisat Kongresi’nde verilen sözü yeniden hatırlamaktır:

“Malımızı, emeğimizi, bilgimizi Türk vatanına hasredeceğiz.”

Kapitülasyonlardan Düyûn-ı Umûmiye’ye uzanan zincir, Cumhuriyet’le kırılmıştı.

Bugün aynı zincirin modern halkaları enerji bağımlılığı, dış borç ve ithalat düzeni biçiminde karşımıza çıkıyor. Gerçek kutlama, 29 Ekim’de sadece bayrak açmak değil; emeğini, bilgisini, kaynaklarını ve projelerini yeniden milletin hizmetine sunmaktır.

Bu yazı 2504 defa okunmuştur.
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Anadolu Çözüm Arıyor - 21 Temmuz 2026
  • Ankara'da NATO, Gündemde Trump - 09 Temmuz 2026
  • Denizli: Beyazın, Kızılın ve İstiklalin Şehri - 30 Haziran 2026
  • Kerbelâ'nın Mesajı: Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt - 26 Haziran 2026
  • Devlet Refleksi ve Ayakta Kalmanın Sırrı - 20 Haziran 2026
  • İran'ın Gösterdiği Gerçek: Güç Önce Millettir - 16 Haziran 2026
  • Milletin Gündemi CHP Değil, Geçimdir - 09 Haziran 2026
  • Arşivlerden Günümüze Uzanan Bir Tarih Hazinesi - 07 Haziran 2026
  • Gadir-i Hum ve İslam Dünyasının Kayıp Hafızası - 06 Haziran 2026
  • FETÖ Dosyası Kapanmadı: Türkiye Hangi Dersleri Alamadı? - 02 Haziran 2026
  • Atatürk Bir Partiye Sığmaz - 28 Mayıs 2026
  • İçeride Kavga, Dışarıda Kuşatma - 26 Mayıs 2026
  • Müesses Nizam Değişti, Peki Cumhuriyet Ne Olacak? - 24 Mayıs 2026
  • Ekonomik Çöküşün Ürettiği Ahlaki Obruk - 23 Mayıs 2026
  • Mutlak Butlan Sonrası Türkiye Nereye Gidiyor? - 22 Mayıs 2026
  • Türkiye Yeni Bir Siyaset Arıyor - 14 Mayıs 2026
  • Atatürk'ün Ekseni: Tam Bağımsız Türkiye - 13 Mayıs 2026
  • Milli Eğitimde Yapboz Düzeni Çöktü - 09 Mayıs 2026
  • Ortadoğu Yanarken İslam Ülkeleri Kimin Safında? - 09 Mayıs 2026
  • Muhalefetin Gerçek Sınavı Şimdi Başlıyor - 07 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 61
Köşe Yazarları
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Güner Özbalcı
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Mehmet Beşe
Mehmet Beşe
DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE GIDA SEKTÖRÜ
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
KOŞMAK NEYE YARAR?
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Misafir Kalem
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Mustafa Çobanoğlu
Mustafa Çobanoğlu
Mukaddes Vatanın "Mavi Otları"
Alaaddin Özkar
Alaaddin Özkar
90 Dakika Futbol, Yıllarca Hatırlanacak Bir Duruş
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Kupayı Sistem Kazandı
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Anadolu Çözüm Arıyor
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş
Fırsat sadece Kıbrıs'ta kaçmıyor
Kıbrıs sadece bir ada değil Milli Dava'dır
Uğur Kepekçi
Kıbrıs sadece bir ada değil Milli Dava'dır
Çok Okunan Haberler
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
KEPEKÇİ:
KEPEKÇİ: "15 TRİLYONLUK BORCA RAĞMEN VATANDAŞ RAHATLAYAMIYORSA SİSTEM...
Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.