• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
00:25
BTP Kütahya İl Teşkilatı’ndan Muhasebeciler Odası’na Ziyaret
00:23
Dünya Kupası'nın enleri belli oldu
00:19
DÜNYA ŞAMPİYONU İSPANYA
00:18
BTP lideri Hüseyin Baş: 'Kıbrıs, Türkiye'nin milli davasıdır'
00:16
Bağımsız Türkiye Partisi Edirne'de gönüllere dokundu: "Çözüm Hüseyin Baş'ın vizyonunda"
00:14
BTP Çerkezköy’de sahaya indi: Gençlerden ve vatandaşlardan yoğun ilgi
00:13
BTP Balıkesir'den Karesi'de esnaf ve stant çalışması
00:11
BTP Aydın İl Başkanlığı’ndan stant çalışması: Gençlerden yoğun ilgi
00:09
BTP Sivas teşkilatı Kangal’da esnaf ve kurum ziyaretlerinin ardından şenliğe katıldı
00:07
BTP Denizli'den yoğun gün: Kahvaltıdan hastane ve taziye ziyaretlerine kapsamlı program
00:06
BTP heyeti Çorum Karabayır Köyü’nün Aşura programına katıldı
00:04
BTP Kocaeli Gençliği Seka Park’ta buluştu: “İstikbal Biziz, Biz Geleceğiz!”
00:03
BTP kurmaylarından Türkeli çıkarması: Esnaf ve aileler ziyaret edildi
00:00
BTP Yakakent’te esnaf ve tatilcilerle buluştu
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
  3. Hüseyin Baş Dosyası: Demokrasiye Ayar Duruşması
Yayınlanma: 07 Eylül 2025 - 15:56

Hüseyin Baş Dosyası: Demokrasiye Ayar Duruşması

07 Eylül 2025 - 15:56
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Hüseyin Baş Dosyası: Demokrasiye Ayar Duruşması

Türkiye’de adalet salonlarının duvarlarında sıkça karşımıza çıkan bir cümle vardır: “Adalet mülkün temelidir.” Bu ifade, sadece güzel bir motto değil; devletin varlığının, vatandaşın güvenliğinin ve demokrasinin en önemli teminatıdır. Ancak son yıllarda açılan davalara, verilen kararlara ve siyasi eleştirilerin suç kapsamına sokulmasına bakıldığında, bu sözün mahkeme salonlarında asılı kalıp fiiliyatta uygulanmadığını görmek zor değil.

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş, ocak ayından itibaren adli kontrol altında tutuldu. İddianame hazırlandı, ilk mahkeme yapıldı. Hüseyin Baş, mahkemede yaptığı savunmada muhatabının şahıs olmadığını; eleştirisinin sistemin uygulamalarına yönelik olduğunu açıkça ortaya koydu. Avukatlar, adli kontrole sebep olacak hiçbir suçun bulunmadığını izah ettiler, Yargıtay içtihatlarından ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (özellikle Lingens Kararı’nın) ifade özgürlüğünü geniş yorumlayan kararlarından örnekler verdiler. Lingens Kararı, politikacıların diğer vatandaşlara göre daha fazla eleştiriye katlanmak zorunda olduğunu açıkça belirtir. Çünkü siyasetçi, devletin ve milletin bekasına dair kararlar alır; bu da onun sözlerinin ve icraatlarının en sert biçimde denetlenmesini zorunlu kılar. Burada olan, tam da budur: Muhalefet partisi lideri, anayasanın kendisine verdiği en doğal görev olan iktidarı eleştirme görevini yapmıştır.

Mahkemede avukatların dile getirilen bir ifade dikkat çekiciydi: “Belirsizliğin olduğu yerde hukuk yoktur.” Aslında bu, Roma Hukuku’ndan AİHM içtihatlarına kadar uzanan evrensel bir prensibin özetidir: Belirsiz hukuk, hukuk değildir. Hukukun temelinde, vatandaşın öngörülebilirlik ve güvenlik içinde yaşaması yatar. Bir gün ifade özgürlüğü olarak kabul edilen bir sözün ertesi gün suç sayılması, hukukun varlık sebebini ortadan kaldırır.

Yaklaşık üç saat süren duruşmada Hüseyin Baş tarihi bir savunma yaptı. Avukatları yalnızca anayasa hükümleriyle değil, aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları ve evrensel hukuk ilkeleriyle savunmalarını temellendirdiler. Ortaya çıkan tablo açıktı: Suçlamaları destekleyecek hiçbir hukuki delil mevcut değildi. Savcının mahkemede sunduğu esas hakkındaki mütalaa ise kopyala–yapıştır bir metin idi. Kanuni gerekçeler ortaya konmadan, muhalefetin anayasal görevi olan eleştiriler “suç” kapsamına sokularak cezalandırılmak istendi. Bu durum karşısında savunma avukatlarının “Burada bir tiyatro mu oynanıyor? Bu kadar kanun konuştuk, bunların hiç mi anlamı yok?” tepkisi, tarihe not düşülen anlardan biri oldu.

Bugün yaşananların kökleri 2010 Anayasa Referandumu’na kadar gider. “Demokratikleşme” iddiasıyla yapılan değişiklikler, aslında yargının bağımsızlığına değil, siyasetin kontrolüne açılmasına yol açtı. Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun yapısı değiştirildi, yüksek yargının dengesi bozuldu. Hukukun önüne “vesayeti kaldırıyoruz” denilerek yeni bariyerler çekildi. Bir adım sonra, 16 Nisan 2017’de yeni bir anayasa referandumu ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçildi. Prof. Dr. Haydar Baş, bu sistemi “demokratik krallık” olarak nitelemişti. Çünkü yürütme yetkileri tek kişide toplandı, kuvvetler ayrılığı ilkesinin özü zedelendi. Bugün yaşanan hukuki garabet, işte bu sistemin tabii sonucudur. Parlamenter sistemin kurallarına göre düzenlenmiş “Cumhurbaşkanına hakaret” yasası, yeni sistemde iktidarın muhalefeti susturma aracı haline geldi.

Türkiye, parlamenter sistemden başkanlık benzeri bir sisteme geçti. Fakat hukuk, bu değişime uyumlu hale getirilmedi. Parlamenter sistemde “devletin başı” olan cumhurbaşkanına hakaret suçu, yeni sistemde “icranın başı” haline gelen cumhurbaşkanı için de geçerli kılındı. Bu çelişki, eleştiriyi susturmanın yasal bahanesi oldu. Oysa muhalefetin ve muhalif bir partinin genel başkanının görevi iktidarı eleştirmektir.

Gelinen noktada Hüseyin Baş davası, sadece bir siyasetçi hakkında açılmış sıradan bir dava değildir. Bu dava, Türkiye’de demokrasiye, muhalefete ve ifade özgürlüğüne ayar verme davasıdır. Mahkeme salonlarının duvarlarında yazılı olan “adalet mülkün temelidir” sözü, ancak bu tür davalara karşı milletçe sahip çıkıldığında anlamlı hale gelir.

Hüseyin Baş’ın davası, aslında hepimizin davasıdır. Çünkü mesele, bir kişinin şahsı değil; ifade özgürlüğü, hukukun üstünlüğü ve demokrasinin geleceğidir. Bu dava, bir Hüseyin Baş davası olmanın yanında ve ötesinde; demokrasi iddiasında bulunan bir ülkede, adaletin gerçekten “mülkün temeli” olup olmayacağını belirleyecek bir sınavdır. Millet olarak bu davaya sahip çıkmak, kendi özgürlüğümüze sahip çıkmaktır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı 9302 defa okunmuştur.
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Anadolu Çözüm Arıyor - 21 Temmuz 2026
  • Ankara'da NATO, Gündemde Trump - 09 Temmuz 2026
  • Denizli: Beyazın, Kızılın ve İstiklalin Şehri - 30 Haziran 2026
  • Kerbelâ'nın Mesajı: Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt - 26 Haziran 2026
  • Devlet Refleksi ve Ayakta Kalmanın Sırrı - 20 Haziran 2026
  • İran'ın Gösterdiği Gerçek: Güç Önce Millettir - 16 Haziran 2026
  • Milletin Gündemi CHP Değil, Geçimdir - 09 Haziran 2026
  • Arşivlerden Günümüze Uzanan Bir Tarih Hazinesi - 07 Haziran 2026
  • Gadir-i Hum ve İslam Dünyasının Kayıp Hafızası - 06 Haziran 2026
  • FETÖ Dosyası Kapanmadı: Türkiye Hangi Dersleri Alamadı? - 02 Haziran 2026
  • Atatürk Bir Partiye Sığmaz - 28 Mayıs 2026
  • İçeride Kavga, Dışarıda Kuşatma - 26 Mayıs 2026
  • Müesses Nizam Değişti, Peki Cumhuriyet Ne Olacak? - 24 Mayıs 2026
  • Ekonomik Çöküşün Ürettiği Ahlaki Obruk - 23 Mayıs 2026
  • Mutlak Butlan Sonrası Türkiye Nereye Gidiyor? - 22 Mayıs 2026
  • Türkiye Yeni Bir Siyaset Arıyor - 14 Mayıs 2026
  • Atatürk'ün Ekseni: Tam Bağımsız Türkiye - 13 Mayıs 2026
  • Milli Eğitimde Yapboz Düzeni Çöktü - 09 Mayıs 2026
  • Ortadoğu Yanarken İslam Ülkeleri Kimin Safında? - 09 Mayıs 2026
  • Muhalefetin Gerçek Sınavı Şimdi Başlıyor - 07 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 61
Köşe Yazarları
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Güner Özbalcı
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Mehmet Beşe
Mehmet Beşe
DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE GIDA SEKTÖRÜ
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
KOŞMAK NEYE YARAR?
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Misafir Kalem
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Mustafa Çobanoğlu
Mustafa Çobanoğlu
Mukaddes Vatanın "Mavi Otları"
Alaaddin Özkar
Alaaddin Özkar
90 Dakika Futbol, Yıllarca Hatırlanacak Bir Duruş
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Kupayı Sistem Kazandı
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Anadolu Çözüm Arıyor
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş
Fırsat sadece Kıbrıs'ta kaçmıyor
Kıbrıs sadece bir ada değil Milli Dava'dır
Uğur Kepekçi
Kıbrıs sadece bir ada değil Milli Dava'dır
Çok Okunan Haberler
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
KEPEKÇİ:
KEPEKÇİ: "15 TRİLYONLUK BORCA RAĞMEN VATANDAŞ RAHATLAYAMIYORSA SİSTEM...
Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.