• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
00:25
BTP Kütahya İl Teşkilatı’ndan Muhasebeciler Odası’na Ziyaret
00:23
Dünya Kupası'nın enleri belli oldu
00:19
DÜNYA ŞAMPİYONU İSPANYA
00:18
BTP lideri Hüseyin Baş: 'Kıbrıs, Türkiye'nin milli davasıdır'
00:16
Bağımsız Türkiye Partisi Edirne'de gönüllere dokundu: "Çözüm Hüseyin Baş'ın vizyonunda"
00:14
BTP Çerkezköy’de sahaya indi: Gençlerden ve vatandaşlardan yoğun ilgi
00:13
BTP Balıkesir'den Karesi'de esnaf ve stant çalışması
00:11
BTP Aydın İl Başkanlığı’ndan stant çalışması: Gençlerden yoğun ilgi
00:09
BTP Sivas teşkilatı Kangal’da esnaf ve kurum ziyaretlerinin ardından şenliğe katıldı
00:07
BTP Denizli'den yoğun gün: Kahvaltıdan hastane ve taziye ziyaretlerine kapsamlı program
00:06
BTP heyeti Çorum Karabayır Köyü’nün Aşura programına katıldı
00:04
BTP Kocaeli Gençliği Seka Park’ta buluştu: “İstikbal Biziz, Biz Geleceğiz!”
00:03
BTP kurmaylarından Türkeli çıkarması: Esnaf ve aileler ziyaret edildi
00:00
BTP Yakakent’te esnaf ve tatilcilerle buluştu
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
  3. İmralı'ya Ziyaret, Meşruiyet Üretmez
Yayınlanma: 22 Kasım 2025 - 00:00

İmralı'ya Ziyaret, Meşruiyet Üretmez

22 Kasım 2025 - 00:00
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi

Türkiye bugün çok kritik ve çok tehlikeli bir eşiğin üzerinden geçiyor. Meclis’te kurulan “Terörsüz Türkiye Komisyonu”nun İmralı’ya milletvekili gönderme kararı, artık gizlisi saklısı kalmamış bir siyasî dizayn sürecinin açık göstergesi. CHP, “temsilci göndermeyeceğiz” diyerek bir tavır alıyormuş gibi görünse de komisyondan çekilmeyerek aslında göstermelik bir muhalefetin resmini veriyor. Komisyonun amacı belli, yetkisi belli, nereye bağlandığı belli… Böyle bir tabloda “temsilci göndermemek” hiçbir şeyi değiştirmiyor; aksine, meşruiyet kazandıran çemberin bir parçası hâline geliyorlar.

Tam da burada Türkiye’nin son yıllardaki en kritik kavramı karşımıza çıkıyor: meşruiyet.

Bazı iktidar yanlısı kalemlerin meşruiyet kavramıyla dalga geçip “yenilir mi, içilir mi” demesi aslında bir acziyet itirafıdır. Kavramı küçülterek meseleyi saptırabileceklerini sanıyorlar, ancak millet neyin ne olduğunu çok iyi biliyor. Devletin bekasını ilgilendiren bir konuda bu hafiflik, ciddiyetsizlik ve umursamazlık vatandaşın gözünden kaçmıyor.

Bugün yaşadığımız tartışmalar ne dün çıktı ne bugün oluştu. Bu topraklara 20–25 yıldır ince ince örülen bir projenin adımlarıdır bunlar. Bir zamanlar “demokratik açılım”, “çözüm süreci”, “barış masası” gibi isimlerle süslenen bu hat, bugün “komisyon”, “ziyaret”, “irade”, “yeni süreç” gibi kelimelerle parlatılmaya çalışılıyor. Ama isimler değişse de hedef aynıdır: Devletin üniter yapısını gevşetmek, milleti etnik temeller üzerinden ayrıştırmak ve Türkiye’nin yönünü dış projelere uygun hâle getirmek.

Meclis’te kurulan komisyonun İmralı’ya gitme kararı da bu uzun çizginin yeni halkasıdır. Buna karşı çıkanlar varmış gibi görünse de masadan kalkan yok. Daha doğrusu, kimse masayı devirmeye niyetli değil. Muhalefet dâhil hiçbir yapı gerçek anlamda bir karşı duruş ortaya koymuyor. Bir yandan “biz göndermiyoruz” diyorlar, diğer yandan komisyonda oturmaya devam ederek sürece dolaylı meşruiyet sağlıyorlar.

Oysa mesele çok nettir:

Bu süreç milletin gündemi değildir.

Vatandaşın derdi Apo değildir, İmralı değildir, kapalı kapılar ardında yürütülen pazarlıklar hiç değildir. Halkın gündemi geçim derdidir, güvenliktir, birliktir, devlettir. Kendisine rağmen yürütülmeye çalışılan hiçbir siyasal mühendislik başarılı olamaz. Tarih bunun örnekleriyle doludur. Eğer milletin iradesi hiçe sayılabilseydi, Vahdettin başarırdı, Damat Ferit başarırdı. Ama başaramadılar. Çünkü bu millet, kendisini yok sayan hiçbir tasarrufu kabul etmez.

İşin bir başka boyutu daha var: Bazı milletvekillerinin İrlanda’ya gidip IRA–İngiltere sürecini incelemesi… Orada gördükleri gerçek aslında bu sürecin nereye bağlanmak istendiğini ele veriyor. Devlet ile terör örgütünü aynı masaya oturtan hükümetin kısa sürede yüzde 20’ye yakın oy kaybettiğini öğrenmeleri, belli çevrelerde ciddi bir panik oluşturmuş durumda. Çünkü Türkiye’de de benzer bir oy kaybı yaşanmasından korkuluyor. Süreci savunanların “millete rağmen” iş yapmaya cesaret edememesinin nedeni budur. Oy kaygısı olmasa süreci çok daha hızlı ilerletmek isteyeceklerinden kimsenin şüphesi yok.

Bir diğer tuhaflık da siyasî liderlerin bireysel çıkışlarıdır. “Ben giderim, üç arkadaşımı alır giderim” türü açıklamaların devlet ciddiyetiyle hiçbir ilgisi yoktur. Hele Cumhurbaşkanı’nın bu çıkışları alkışlaması, süreci kurumsal akılla değil, kişisel duygularla ele aldıklarını gösteriyor. Devlet böyle yönetilmez. Devlet; kişinin, partinin, grubun, anlık duyguların üstün olduğu bir yapı değildir. Devlet, bin yıllık birikimin üzerine kurulan Cumhuriyet aklıdır.

Bugün yaşananlar, devlet aklının değil, parti akıllarının belirlediği bir tablo ortaya koyuyor. Tehlikeli olan budur. Ağır olan budur.

Ama Türkiye’nin bir başka gerçeği daha var:

Bu millet asla teslim olmaz.

Türk’üyle, Kürt’üyle, Arab’ıyla, Azerisiyle… Bu millet, dizayn edilen hiçbir planın önünde “bitti” demez. Tam tersine, baskı arttıkça direnci artar.

Ve özellikle bugün, yıllar önce yaptığı nokta atışı uyarılar, devlet aklına dair derin analizleri yeniden gündeme gelen bir isim var:

Prof. Dr. Haydar Baş hocamız.

Bugün sosyal medyada milyonlarca kez paylaşılan videolar, hocamızın yıllar önce söylediği her şeyin tek tek gerçekleştiğini gören bu milletin vicdan sesidir. Halk, “Hocamızın uyarılarını zamanında neden anlamadık?” diye soruyor çünkü bugün yaşananların tamamı, hocanın yıllar önce yaptığı o büyük fotoğrafın içindedir.

Sonuç çok nettir:

İmralı’ya ziyaret, meşruiyet üretmez.

Komisyon üzerinden kurulan masa, millete rağmen ayakta kalamaz.

Bu ülkenin istikametini belirleyecek olan, kapalı kapılar ardındaki pazarlıklar değil, milletin iradesidir.

Bu millet “razı” olmadıkça hiçbir süreç meşrulaşamaz.

Türkiye bu tehlikeli oyunu da bozar, daha önce bozduğu gibi.

Bu yazı 2698 defa okunmuştur.
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Anadolu Çözüm Arıyor - 21 Temmuz 2026
  • Ankara'da NATO, Gündemde Trump - 09 Temmuz 2026
  • Denizli: Beyazın, Kızılın ve İstiklalin Şehri - 30 Haziran 2026
  • Kerbelâ'nın Mesajı: Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt - 26 Haziran 2026
  • Devlet Refleksi ve Ayakta Kalmanın Sırrı - 20 Haziran 2026
  • İran'ın Gösterdiği Gerçek: Güç Önce Millettir - 16 Haziran 2026
  • Milletin Gündemi CHP Değil, Geçimdir - 09 Haziran 2026
  • Arşivlerden Günümüze Uzanan Bir Tarih Hazinesi - 07 Haziran 2026
  • Gadir-i Hum ve İslam Dünyasının Kayıp Hafızası - 06 Haziran 2026
  • FETÖ Dosyası Kapanmadı: Türkiye Hangi Dersleri Alamadı? - 02 Haziran 2026
  • Atatürk Bir Partiye Sığmaz - 28 Mayıs 2026
  • İçeride Kavga, Dışarıda Kuşatma - 26 Mayıs 2026
  • Müesses Nizam Değişti, Peki Cumhuriyet Ne Olacak? - 24 Mayıs 2026
  • Ekonomik Çöküşün Ürettiği Ahlaki Obruk - 23 Mayıs 2026
  • Mutlak Butlan Sonrası Türkiye Nereye Gidiyor? - 22 Mayıs 2026
  • Türkiye Yeni Bir Siyaset Arıyor - 14 Mayıs 2026
  • Atatürk'ün Ekseni: Tam Bağımsız Türkiye - 13 Mayıs 2026
  • Milli Eğitimde Yapboz Düzeni Çöktü - 09 Mayıs 2026
  • Ortadoğu Yanarken İslam Ülkeleri Kimin Safında? - 09 Mayıs 2026
  • Muhalefetin Gerçek Sınavı Şimdi Başlıyor - 07 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 61
Köşe Yazarları
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Güner Özbalcı
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Mehmet Beşe
Mehmet Beşe
DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE GIDA SEKTÖRÜ
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
KOŞMAK NEYE YARAR?
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Misafir Kalem
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Mustafa Çobanoğlu
Mustafa Çobanoğlu
Mukaddes Vatanın "Mavi Otları"
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş
Kaybolan prestijimiz ve Kıbrıs
Vatanı bölmek isteyenlere fırsat vermeyin
Uğur Kepekçi
Vatanı bölmek isteyenlere fırsat vermeyin
Alaaddin Özkar
Alaaddin Özkar
90 Dakika Futbol, Yıllarca Hatırlanacak Bir Duruş
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Kupayı Sistem Kazandı
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Anadolu Çözüm Arıyor
Çok Okunan Haberler
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
KEPEKÇİ:
KEPEKÇİ: "15 TRİLYONLUK BORCA RAĞMEN VATANDAŞ RAHATLAYAMIYORSA SİSTEM...
Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.